Giriş
(3)

Zihinsel Çalışma Fiziksel Yorgunluk Getirir Mi?

burka
SelamlarBelki genellikle yatmadan önceleri çalıştığımdandır, sebebi bu mu pek emin değilim ama son zamanlarda şunu farkettim ki görece kısa süreli (2-3-4 saat, tüm gün değil yani) yoğun çalışmalar (araştırma, rapor yazma, finansal incelemeler, hesaplamalar gibi) bende sanki spor sonrasına benzer bir
Selamlar

Belki genellikle yatmadan önceleri çalıştığımdandır, sebebi bu mu pek emin değilim ama son zamanlarda şunu farkettim ki görece kısa süreli (2-3-4 saat, tüm gün değil yani) yoğun çalışmalar (araştırma, rapor yazma, finansal incelemeler, hesaplamalar gibi) bende sanki spor sonrasına benzer bir fiziksel yorgunluk yaratıyor. Uykuya çok daha rahat geçiyorum ve kolayca dalıyorum. Yaptığım çalışmalar da üzerine odaklanmaktan keyif aldığım, çalışırken kendimi kaptırdığım şeyler oluyor. Bu tatmin edici çalışmanın üstüne bir de işin bende yarattığı bu fiziksel etkiler gelince kendimi daha da iyi hissediyorum.

Bu koşullar altında bakarsanız zihinsel çalışmaların böyle bir etkisi olabilir mi sizce?
+1
burka
(17.04.26)
Evet
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
gayet sağlıklısınız tebrikler.

beyin vücuttaki en aç organdır. günlük enerjimizin yaklaşık %20 sini kullanır. hele siz yoğun analizlere girdiğinizde bu oran daha da artar.
+1
galahad reloaded
(17.04.26)
bence yorgunluktan çok, yaşadığınız tatmin dolayısıyla salgılanan hormonların buna sebep olması daha olası.
0
lil siztah
(17.04.26)
(8)

Ekşi Sözlüğün geldiği nokta

CemMetin
https://eksisozluk.com/uganda-generalinin-turkiyeyi-tehdit-etmesi--8091833Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanı
eksisozluk.com

Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.

Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanına dönmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
0
CemMetin
(11.04.26)
burası bir değer değil ki. burası bir internet sitesi. bir bayrak değil, belirli bir zümreye ait değil. hoşunuza giderse kalırsınız, hoşunuza gitmezse çıkarsanız.

çok değer biçmediğiniz zaman eğlenceli oluyor, tavsiye ederim.
-2
galahad reloaded
(11.04.26)
ekşinin artık eski yazarları yok. meydan trollere kaldı. dönem değişiyor ekşide değişiyor.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Başlığı açanı engellemişim. Sanırım 1.000 kişiyi engelledim ve hala her gün en az birkaç kişiyi engelliyorum ancak sorun çözülmüyor.

Sorun sitenin tam zamanlı profesyonel bir işe dönüşmesinden kaynaklanıyor, site sahibi el atmadıkça yapacak bir şey yok.
+3
10551037
(11.04.26)
Sözlük kapanıp açıldığı dönemden beri foseptik çukurundan hallice değil mi? bu hale geldikten sonra xteki troller eksikapansin hastagini saldılar.
0
ekimoloji
(11.04.26)
ekşisözlük'te bir ticarethane sonuçta. para konuşur.
akp trollerine de mecburen destek oluyorlar.
0
parka
(11.04.26)
Bu konu benim de canımı sıkıyor. Sözlüğün para kazanmasıyla ilgili bir derdim yok, Kanzuk ya da başka birinin bu işi babasının hayrına yapmayacağını biliyorum. Hatta sözlüğün potansiyeli itibariyle siyasi açıdan rahat bırakılmayacağını da biliyorum. Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık. Normal bir kullanıcının ürettiği içeriklere bile bağımsız yaklaşmak çok zorken bu tür akçeli işlerde çizgi çekmek imkansız hale geliyor. Bu kafayla mesela A Haber parasını basıp sabahtan akşama kadar CHP temalı başlık açabilir diye anlıyorum.
Sözlüğün bu tür bir sürece girmesi yazık gerçekten.
0
salihdt
(12.04.26)
''Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık.''

buna tam olarak 'ticaret' diyoruz. bakkal dükkanı işletsen akp' li veya dem partili birine ürün mü satmayacaksın? veya okulun olsa okula mı almayacaksın? veya hastanen olsa o hastaya bakmayacak mısın?

sözlüğün bulunduğu bu ortam müthiş bir fikir özgürlüğü durumu. ha gelir chp veya işçi partili biri reklam vermek ister ve sözlük bunu kabul etmez. o zaman hep beraber linçleriz.
-2
galahad reloaded
(13.04.26)
Ona tam olarak "ticaret" diyemiyoruz zira sözlüğün özü kullanıcıların içerik üretmesi. Sözlüğe para verip değer yargılı içerik ürettirmek benim Ülker'e para verip kafama göre çikolata üretmem, Ülker'in de bunu kendi markası altında satmasıyla aynı şey. Ülkerin herkese bu hakkı vermesi demokratik bir durum gibi gözükse de faaliyetin türü itibariyle saçma ve etik değil. Ya da daha yakın bir örnek vereyim: Para verip gazeteye haber yaptırıyorum mesela. Ticaret mi? Ticaret... Eğer gazete "Her para veren haber yaptırabilir" derse kendince demokratik de olur da... Artık gazete diye bir şey kalmamaya başlıyor bir noktada.
+1
salihdt
(13.04.26)
(9)

business casual giyenlere bir ayakkabi sorusu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi?
bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?

1. www.intersport.at
2. www.on.com
3. www.intersport.at
4. www.on.com


yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.

www.adidas.com.tr
+1
galahad reloaded
(11.04.26)
bunlar kosu ayakkabisi degil mi? galahad'in dedigi gibi duz taban sneakerlar giyiyorum kanvas pantolon altina.

koyu renk pantolon altina genelde acik renk beyaz, gri giyerim.
0
antikadimag
(11.04.26)
Şu tarz daha uygun bence

derimod.com.tr
0
ekimoloji
(11.04.26)
bunlar kapkaçcı ayakkabısı.
0
runaway
(11.04.26)
Ben geçen şunu aldım benim çok hoşuma gitti business casual havayı çok iyi veriyor bence

www.adidas.com.tr
0
substituent
(11.04.26)
herkese tesekkürler.
substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar.
daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.

@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.

yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.

bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
0
peki madem
(11.04.26)
(4)

Araç takip sistemi (Şirket 6-7 araç)

tsubasa
Gemini ve Google aramalarındaki firmalara mail attım ama güncel hizmet kalitelerini bilmiyorum. Çok kapsamlı olmasına gerek yok yakıt kontrolü vs. Aracın yaptığı km, anlık gps, ceza durumları vs yeterli. Var mıdır öneriniz?
Gemini ve Google aramalarındaki firmalara mail attım ama güncel hizmet kalitelerini bilmiyorum. Çok kapsamlı olmasına gerek yok yakıt kontrolü vs. Aracın yaptığı km, anlık gps, ceza durumları vs yeterli. Var mıdır öneriniz?
0
tsubasa
(10.04.26)
Şirket Arvento kullanıyor arayüzü çok gelişmiş ama gereksiz çok her şeyin sensörü ve raporlamasi var
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
Bizim şirket araçlarında da arvento var. Şoför belli olsun diye herkeste "akbil" var, onu kullanmadan araç çalışmıyor. araç içi kameraları var, uzaktan takip yapılabiliyor, sigara içeriğinde emniyet kemeri takmadığında uyarı gidiyor. tümsekten sert geçince bile uyarı alabiyorsunuz. Aşırı hızda görevliye uyarı gidiyor. Km aktif kontrol ediliyor ama yakıttan emin değilim
0
kimlanbu
(11.04.26)
Triomobil
-2
gobekliraki
(11.04.26)
turkcell kullanıyorsanız araç takip sistemi ile görüşebilirsiniz. Böyle bir hizmetleri var.
0
galahad reloaded
(11.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(3)

ücret iadesi yapmayan özel okul

deartheodosia
yabancı bir aileye çocuklarının bir alt sınıftan başlayacağını söylememişler, aile ödeme yaptıktan sonra vazgeçmiş bu nedenle. kısmi iade yapılacak demişler ama hiç iade yapılmamış. aile direkt avukatla mı devam etmeli yoksa cimer, milli eğitim bak vs mi ilerlemeli?
yabancı bir aileye çocuklarının bir alt sınıftan başlayacağını söylememişler, aile ödeme yaptıktan sonra vazgeçmiş bu nedenle. kısmi iade yapılacak demişler ama hiç iade yapılmamış. aile direkt avukatla mı devam etmeli yoksa cimer, milli eğitim bak vs mi ilerlemeli?
0
deartheodosia
(07.04.26)
konuyu tam anlamadım ama haklı bir sebeple vazgeçiliyorsa paranın tamamının iade edilmesi gerekir. özel okullar mevzuatının bazı hükümlerini gerekçe göztererek kesinti yapmak isterler her zaman ama bu okulun hatası le meydana gelmişse, eksik bilgilendirme yapılmışsa tamamını alırsınız.
*milli eğitime kontenjan bildirdik
*kayıt yaptığımız için vergilendiriliyoruz
*kitap giderleri
*kontenjana göre kadro oluşturduk
*sizi kaydettiğimiz için kayıtlarımız doldu ve 1 öğrenciyi geri çevirdik gibi ticari yalanlara başvurabilirler. bunlar aslı astarı olmayan şeylerdir. kontenjanlar bu tip durumlar için esnek sayılarla belirlenir, ödenmiş vergi varsa geri iade alınır falan.
0
ground
(07.04.26)
her yere şikayet edilmedi.
0
duyuruuser
(07.04.26)
önümüzdeki eğitim yılı içinse %10' u ile ilgili hak talep edemezler, %90' ı alırlar. notere gidip okula ihtarname çeksinler.

Ücretlerin iadesi
MADDE 56 – (1) (Mülga:RG-13/1/2017-29947) (2) (Mülga:RG-13/1/2017-29947) (3) (Mülga ibare:RG-13/1/2017-29947) (…) (Değişik ibare:RG-13/1/2017-29947) Kurumlara (Mülga ibare:RG-12/4/2016-29682) (...) kaydolan öğrenci ve kursiyerlerden;

a) (Değişik:RG-21/7/2012-28360) Öğrenim ücretini yıllık olarak belirleyen okul öncesi eğitim kurumu, ilkokul, ortaokul, özel eğitim okulu, ortaöğretim okullarında (Mülga ibare:RG-20/6/2017- 30102) (…) öğretim yılı başlamadan (Ek ibare:RG-19/2/2020-31044) sınavla öğrenci alan resmî okulların 9 uncu sınıflarına kayıt yaptırdığını belgelendirenler hariç, okuldan ayrılanlara yıllık ücretin yüzde onu dışındaki kısmı iade edilir.

Öğretim yılı başladıktan sonra ayrılanlara yıllık ücretin yüzde onu ile öğrenim gördüğü günlere göre hesaplanan miktarın dışındaki kısmı iade edilir.

b) Öğrenim ücretini ders saati ücreti olarak belirleyen kurumlarda dönem başlamadan ayrılanlara öğrenim ücretinin yüzde onu dışındaki kısmı iade edilir. Dönem başladıktan sonra ayrılanlara öğrenim ücretinin yüzde onu ile öğrenim gördüğü ders saati sayısına göre hesaplanan miktarın dışındaki kısmı iade edilir.

c) Öğretime başladıktan sonra ayrılan öğrenci veya kursiyerlerden alınacak ücret kurumun öğrenim ücretinden fazla olamaz. (4) (Ek:RG-19/2/2020-31044) Kurumlardan ayrılan öğrenci/kursiyerlerin ücret iadeleri ayrılış tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde yapılır.
0
galahad reloaded
(07.04.26)
(6)

Kulak üstü kulaklık tavsiyesi

kibritsuyu
Serviste, otobüste gidip gelirken müzik dinlemek için kullanılacak.Bütçe 2000 2500 civarı. Ne önerirsiniz?
Serviste, otobüste gidip gelirken müzik dinlemek için kullanılacak.

Bütçe 2000 2500 civarı. Ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(07.04.26)
www.hepsiburada.com

bu kulakligi 8-9 ay once 1000 liraya almistim, simdiki fiyatina daha iyisi var midir bilmiyorum ama ne sarji ne sesi rahatsiz etmedi, derilerinde de bir dokulme olmadi. noice cancelling de fena calismiyor, bence guzel alet.
0
gule gule
(07.04.26)
çok sarsmayacak ise 3000 civarı bu 2 model güzeldir.

Anker Soundcore Life Q30
JBL Tune 770NC
0
galahad reloaded
(07.04.26)
q30 fena değil ama yastıkları paramparça oluyor ve bu sefer tişörtünden deri parça topluyorsun. ben çakma bir markanın yastıklarını takarak çözdüm mevzuyu. onun dışında problemi yok sesi güzel iyi, kafaya oturması da.
0
nolmus yani
(07.04.26)
bu arada söylemeyi unuttum, 14 yaşında genç kullanacak. hani fark eder mi bilmiyorum da yine de belirtmem gerektiğini düşündüm.
0
🌸kibritsuyu
(07.04.26)
JBL Tune 520BT. ben de kablolu versiyonunu kullanmıştım bir dönem. ergenlerde bu modeli görüyorum genelde.
0
black holes in the sky
(07.04.26)
Fresh'n Rebel Clam Core olabilir. Ben de piercing yaptırdım diye iyileşene kadar kulak üstü alayım dedim, bu fiyatlardaki JBL'lere kıyasla malzeme kalitesi çok daha iyi. JBL'ler plastik, daha reyonda duran ürünler kırılmıştı. Çalışan kişinin önerisiyle bunu aldım.
0
bxgx
(08.04.26)
(4)

Bulgaristan vizesi

Kittie
icin niyet mektubuna koklerimi ziyaret etmek istiyorum falan yazsam etkili olur mu :))Ciddi ciddi dusunuyorum bunu aslinda.Kaydimiz da var nufusta yalan degil hani.
icin niyet mektubuna koklerimi ziyaret etmek istiyorum falan yazsam etkili olur mu :))
Ciddi ciddi dusunuyorum bunu aslinda.
Kaydimiz da var nufusta yalan degil hani.
0
Kittie
(03.04.26)
turist vizesi için başvuruyorsan bence büyük yanlış olur. çünkü genelde turist vizesinde baktıkları şu: burada harcayacak parası var mı? ülkesine döner mi?

sen köklerim orada filan dersen bu yerleşmenin yolunu yapıyo, tanıdıklarının yanında kaçak göçek yaşar vs. diye düşünebilirler. gerçi ben en son 2020'de başvurdum o da schengen değildi zaten şimdi pratik belki değişmiştir bilmiyorum ama genelde ana mantık buydu. ben 2012'de bütün belgelerim tam, sponsorum kallavi olmasına rağmen polonya'dan ret almıştım. muhtemelen 18 yaşında, halihazırda çalışan veya öğrenci olmadığım için geri döneceğime ikna olmadılar. eğer durum değişmediyse en son sen de freelance çalışıyordun, "aha aktif düzenli çalışıyorum fiziksel olarak da türkiye'de bulunmam gerekiyor" diye ispatın yoksa ekstra sıkıntı zaten.
+3
der meister
(03.04.26)
sakın. vize işlemlerinde 10 ölümcül günahtan biri akrabamda kalacağım, teyze oğlu burada filan gibi orada uzun süre kalmanıza ihtimal varmış gibi göstermenize yol açan beyanlar.

turistim demeniz yeterli, bu otel konfirmasyonum, bu gidiş dönüş biletim. ya da araçla gidecekseniz evrakları.
+2
galahad reloaded
(03.04.26)
Schengen gibi gözüksede, vize mantigi aynen devam Bulgaristan için oldukça kısa süreli veriyorlar, çok detay istiyorlar. O yüzden tatil planlamasi tam olmalı kökler işini yazsanız da mutlaka tam programinizi açiklayici belirtin.
0
sinematikcrop
(03.04.26)
Dermeister: freelanceten kaybediyorum zaten. Yani bir markete girsem 30kya sirf sigortam var diye verecekler vize oyle mi dedim bir danismana aynen oyle dediler.
+1
🌸Kittie
(03.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(19)

Sağlık sorusu, annem için ne yapmalıyım

sessizce aglayan sanat
Merhaba3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var. Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve
Merhaba

3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var.

Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve akciğerleri çok sıkıntılı olduğu için yürümekte çok zorlanıyor, yani hastaneye götürsem sağa sola koşturamam ve tekerlekli sandalyeye de sığmaz. İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor. Geçen hafta evde sağlık birimini aradım, anlattım bunları, biz üst kurula iletiyoruz onlar karar veriyor dediler, sonra da bizi arayıp gelemeyiz dediler.

Ben şimdi anneme ne yapayım bilemiyorum. Çok sancısı var yaklaşık 3 saattir çekiyor, sıcak su torbası yaptık karnabahar kaynattık karnını olduk. Geçmedi. Ne yapabilirim?
0
sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
geçmiş olsun, ambulans çağırmaktan başka çareniz yok. en yakın acile ambulans ile gitmeniz gerek. hastanelerde sadece tekerlekli sandalye hizmeti yok sedye de veriliyor ama tek başınıza halledemezsiniz yanınıza biri lazım.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
Teşekkür ederim ama ambulanslar "müdahale edemeyeceğimiz hastaya gitmiyoruz" diyorlar, hasta taşımacılık yapmıyorlarmış.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyoruz demek yerine annem fenalaştı falan diye 112'den ambulans isterseniz gelirler bence.
+2
emfuzi
(31.03.26)
evde sağlık biriminin işleyişi çok farklı. sizin annenizi hastaneye götürmeniz gerekiyor. tutun bir taksi götürün çok zor değil.
0
galahad reloaded
(31.03.26)
Belediyelerin hasta nakil hizmetleri var, bir gun onceden randevu almak gerekebilir. Arayip talep edebilirsiniz. Babami oyle goturuyorlar.

Sizin durumunuz acillik de olabilir bu arada. Ambulans +1
0
eileengray
(31.03.26)
Galahad reloaded

Araba var, götürmesine götürürüm, problem o değil ki. Annem hareketi çok kısıtlı, hareket ederken çok acı çeken biri zaten, bir de bu sancı çıkınca iyice yamuldu. Hastanede sağa sola gidiverecek geliverecek halde değil.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
beklemeyin, ambulansı arayın. öyleydi böyleydi diye anlatmanıza gerek yok kadının ciddi sancıları var belli ki. daha iyi bir yol yok.
0
suyin
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyorum diye çağırmayacaksınız, annem fenalaştı, çok sancısı var diye çağıracaksınız. müdahale edilebilip edilemeyeceğini siz bilemezsiniz, o paramediklerin işi. zaten geldiklerinde müdahale gerektiğini söyleyip götüreceklerdir.

idrarı da hastanede sonda takıp alırlar.
0
kibritsuyu
(31.03.26)
bir an önce bir şekilde acile götürmeniz gerekiyor. gerekirse konu komşudan yardım alın. durumu ciddi annenizin.

siz 'İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor' ya da 'tekerlekli sandalyeye sığmaz' gibi çıkarımlar yapmayın. gerekirse sonda takar alırlar, gerekirse sedyeye alırlar.
+1
galahad reloaded
(31.03.26)
Ambulansı çağırıp sanki kontrole gidecekmisiz de kilodan dolayı goturemiyoruz gibi değil ki gerçekten de acil durum olduğunu belirterek 112 yi arayın. Siddetli sancı ve kokudan durmundan endişe ettiğinizi belirtin. İdrar da gelmiyormuş daha müdahale etmeleri için ne gerekiyor. Aksatmayin bence.
+1
egerbiryolcu
(31.03.26)
ne yapın edin acile götürün, ciddi bir sorun olabilir.
112 yi de annem fenalaştı diye çağırın. gelir bakarlar hatta "siz gelmeden önce kendinde değildi" falan dersiniz. idrar çıkışı olmadığını söylersiniz. yinede ambulansa taşımanız zor olacaktır. yanınızda yardım edecek birileri olsun. ama hastane dönüşü kendiniz getirmek zorunda kalacaksınız.

sağlık bakanlığının evde sağlığı yerine belediyelerin evde sağlık hizmetlerine başvurun. özellikle istanbuldaysanız ibb sağlık çok iyi işliyor. kilolu olduğunu ve hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğunu anlatıp kayıt oluşturun. onlar eve bir hekim yönlendirip durumunu değerlendirip sisteme kaydediyorlar. böylece hem eve gelip kontrol ve ilaçlarını yazıyorlar hemde hastane randevusu olduğunda ambulans sağlıyorlar. ilerisi için değerlendirin.
birçok büyükşehir ve ilçe belediyesinde benzer hizmetler var.
tabi bu hizmetler acil durumlar için değil rutin kontroller için.
+1
my fault
(31.03.26)
zorla yurut hastaneye varinca yuruyemiyor diye destek iste ya sandalye ya sedyeye alirlar sorun ciddi olabilir belki yaptiginiz mudahaleler zarar vermis olabilir agri sebebi belirsiz cunku apandisit kum dokme vs olabilir
0
ala09
(31.03.26)
Şikayetleri aynıysa acile götürün. Acillerde genç hekimler deneyimsiz olabiliyor, ilgili bir bölümden randevu alın, doğru dürüst muayene olsun. Tekerlekli sandalyeye sığmaz demişsiniz, obez hastalar için büyük boy bulunduruyor olabilirler, sorun.

Zayıf ya da kilolu, kendi beden ağırlığını kontrol edemeyecek kadar hasta insanları taşımak zordur. Gelecekte de lazım olabilir diyerek maddi durumunuza uygun bir tekerlekli sandalye almayı düşünün bence.

ty.gl
+1
?
(31.03.26)
Ala09 apandisit değil ama safra kesesi taşı bile çıkabilir. Hiç ilaç vermedik böbreği yormamak için. Sadece daha önce de yaptığımız kırkkilit otu kaynatıp içirdik, tuhaf bir şekilde idrar söküyor, sakinleştiğini gördüm. O da ben de uykusuzuz, az önce gördüm biraz sakinleşmiş. Uyusun ben de uyuyayım ama götürücez muhakkak.
-2
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
idrar yolu tıkanıklığı veya böbrek taşı büyük ihtimal. acil müdahale gerekebilir muhtemelen.ne yapıp edip götürecen anneyi.
+1
jamswety
(31.03.26)
haydaaa gitmediniz mi hala? haber almaya girdim hala buradasınız neyi bekliyorsunuz????
0
suyin
(31.03.26)
kilikkilik otuyla geçmez böyle şeyler. annenize yazık. belediyeyle nakil hakkında konuşabildiniz mi?
+2
eileengray
(31.03.26)
Gittiniz mi?
0
yenibirgüzelnick
(31.03.26)
Gittik. Kesinlikle gelmedi ambulans. Kardeşim arkadaşının arabasını aldı öyle gittik. Kardeşimin sözünü daha iyi dinliyor annem, epey uğraştık ama şimdi serum yiyor. Çok uzun bekleyeceksiniz dediler acilde. O kadar beklemedik, bir uğur var gibi. Teşekkür ederim herkese.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(01.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(2)

Almanya'dan hediye gelen DHL kargo paketini teslim alamiyorum

musicka
kiz arkadasim benden habersiz surpriz olarak bir kargo gonderdi ve icerigi oyle ozel siparis ettigim birsey degil. aramizdaki bir espiriyle alakali kedi baskili t-shirt, bir zar, sticker ve uyku maskesi. tamamen faturasi bile olmayan kendisine ait seyler t-shirt disinda.8 ay oncede de benzer bir kar
kiz arkadasim benden habersiz surpriz olarak bir kargo gonderdi ve icerigi oyle ozel siparis ettigim birsey degil. aramizdaki bir espiriyle alakali kedi baskili t-shirt, bir zar, sticker ve uyku maskesi.

tamamen faturasi bile olmayan kendisine ait seyler t-shirt disinda.

8 ay oncede de benzer bir kargo gondermisti ama yeni gumruk yasasi yoktu o zaman ve sorunsuz teslim almistim kargoyu. (85tl bir ucret disinda)

yeni yasa ile baglantili olarak gumrukten bir telgraf geldi alasmali x gumruk musavirligi firmasina paket icerigini faturalariyla bir form doldurup bildirecekmisim. bu online formu doldurmak istedim ve hediye secenegini sectim. uyari cikti ve diyor ki hediye veya 2.el urunler ithal edilemez.

dropdown listeden "baska" secenegini sectim bu sefer faturasini istiyor ve en az 5,634TL odeme yapacakmisim paketi alabilmek icin. sonradan ek masraflar da cikabilir diyor,

firmanin doldurmami istedigi form su: form.jotform.com

Bu paketi ben nasil alacagim, kafayi yedik beraber? parasi neyse odeyelim diyorum ama yine bir yolu yok gibi.

OZET OLARAK:
1- doldurmam istenen form'da hediye secenegini secince hediyeler import edilemez hatasi cikiyor
2- "diger" secenegini secince faturasi olmayan urunlerin faturasini istiyor ve mecburi girilmeli.

5634tl'yi odemek istesem bile bu gonderilen kargoyu alamiyorum.

[email protected] email adresine email atip durumu anlattim 30 dakika icinde otomatik bir mesaj geldi:
"Merhaba, BEYANNAME AÇMADAN TESLİM ALAMAZSINIZ x firmasi ile iletisim kurun "

yine ayni firma.

kargonun geri teslim opsiyonu da bulunmuyor. ben bu kargo'yu gumruk calisanlarinin cope atmasi yada birinin kendi evine goturmesi seceneklerinden birini mi kabullenmeliyim?
0
musicka
(30.03.26)
geçmiş olsun. şu anda konu 'parasıyla değil mi kardeşim' sorusuna 'değil' cevabı fazında. zaten ilk gümrük kontrolü olmuş ve 'ticari' olarak işaretlenmiş. o yüzden hediye seçeneği seçemiyorsunuz.

kargo bana ait değil deyip süreç kapatın. hiç olmazsa her güne ardiye ödemezsiniz.
+1
galahad reloaded
(30.03.26)
yapabileceğin hiçbir şey yok. 18-20k civarı gümrük masrafları ya da gümrüğe terk edeceksin.
+2
orpheus
(30.03.26)
(4)

Meksika'ya aktarmali uçuşta vize?

dapda
İstanbul'dan meksikaya Londra aktarmali gidecek bordo pasaportlu bi Turk vatandasi ingiltere icin transit vize almak zorunda mı? Havayolu firmalari ayni (british airways)İnternete çok fazla bilgi kirliliği var, kafam karıştı
İstanbul'dan meksikaya Londra aktarmali gidecek bordo pasaportlu bi Turk vatandasi ingiltere icin transit vize almak zorunda mı? Havayolu firmalari ayni (british airways)
İnternete çok fazla bilgi kirliliği var, kafam karıştı
0
dapda
(30.03.26)
istanbul’dan heathrow’a gelen uçaklar terminal 5’e iniyor. meksika’ya giden uçaklar da terminal 5 ya da 3’ten kalkıyor görünüyor. iki durumda da vizeye gerek olmadan terminaller arası geçiş var görünüyor. bavullarınızı istanbul’dan meksika’ya bağlanmış şekilde vereceksiniz zaten.
+2
eileengray
(30.03.26)
gemini şöyle der :

---0---

Karmaşıklığı ve bilgi kirliliğini netleştirelim; çünkü İngiltere transit vize kuralları, varış ülkenize ve sahip olduğunuz diğer vadelere göre "İstisna (Exemption)" kapsamında değişebiliyor.

Bordo pasaportlu bir Türk vatandaşı olarak, Londra üzerinden Meksika’ya giderken durumunuz şudur:

1. Transit Vize Gerekliliği (Genel Kural)
Normal şartlarda Türk vatandaşları İngiltere üzerinden transit geçiş yaparken "Direct Airside Transit Visa" (DATV) almak zorundadır. Ancak, bazı özel durumlarda bu vizeden muaf olabilirsiniz.

2. Vizeden Muaf Olma Şartları (İstisnalar)
Eğer aşağıdaki şartlardan birine sahipseniz transit vize almanıza gerek kalmaz:

Geçerli bir ABD, Kanada, Avustralya veya Yeni Zelanda vizeniz varsa.

Geçerli bir Schengen "D" tipi (uzun süreli/oturum) vizeniz veya Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) ülkelerinden birine ait oturum izniniz varsa.

İrlanda biyometrik vizeniz varsa.

Kritik Nokta: Meksika vizesi (e-vize veya pasaporta basılı vize), İngiltere'nin transit vize muafiyeti sağladığı vizeler listesinde yer almaz. Dolayısıyla sadece Meksika vizesiyle (veya Meksika'nın Türk vatandaşlarına sağladığı e-vize ile) vizesiz transit geçiş yapamazsınız.

3. Havayolu ve Havalimanı Durumu
British Airways ile uçtuğunuz için muhtemelen Heathrow (LHR) havalimanında Terminal 5'te kalacaksınız.

Airside Transit: Pasaport kontrolünden geçmeden, sadece uçak değiştirerek devam edecekseniz dahi (aynı terminal olsa bile), Türk vatandaşları yukarıdaki muafiyetlere sahip değilse DATV (Direct Airside Transit Visa) almak zorundadır.

Aynı Havayolu: Uçuşunuzun tek bilet (PNR) olması ve bagajınızın doğrudan Meksika'ya gidecek olması sizi sadece "Landside" (pasaport kontrolünden geçme) zahmetinden kurtarır, ancak vize zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Özet ve Sonuç
Eğer geçerli bir ABD, Kanada veya Schengen (D tipi) vizeniz yoksa:

Evet, transit vize almanız gerekiyor. * Almanız gereken vize türü: Direct Airside Transit Visa (DATV).

Küçük Bir Not: Eğer yeşil (hususi) veya diplomatik pasaportunuz olsaydı vizeden muaf olurdunuz, ancak bordo pasaport için kural bu şekildedir.

Biletinizi henüz almadıysanız veya iptal etme şansınız varsa, transit vize istemeyen Madrid (İspanya) veya Paris (Fransa) (bazı durumlarda) gibi aktarma noktalarını ya da doğrudan uçuşları değerlendirmek sizi vize masrafı ve sürecinden kurtarabilir.
0
galahad reloaded
(30.03.26)
ya ben de ingiltere aktarma ABD vizesi falan yoksa sıkıntılıydı diye hatırlıyorum ama emin de değilim. daha önce sorunsuz ispanya ve fransa aktarmayla gittim güney amerika ülkelerine.
bi de yanlış hatırlamıyorsam meksika'ya gireceğiniz uçuş firmalarını da listelemişler ve sizin uçtuğunuz firma o listedeyse e-vize alabiliyorsunuz, öyle saçma bi kural vardı diye hatırlıyorum. thy falan onlardan biri. hatta bi youtuber hatırlıyorum meksika bizi almadı diye isyan etmişti ama problemi o firmalardan biriyle uçmuyor olmasıydı. ama bu son dediğim güney amerika içindeki uçuşlar için de olabilir. ben en son 2018de falan gittim sanırım o yüzden bilgilerim güncel değil
0
euteamo
(30.03.26)
Arkadaşınızın pasaportunda;

Kanada
Avustralya
Yeni Zelanda
ABD

Bu vizelerden biri yoksa transit vize almak zorunda. Bu vizelerden biri varsa, nereye gittiğinden bağımsız olarak, transit vize almasına gerek yok. (Eu oturumunu vs hesaba katmıyorum)
Kesin bilgidir.
Transit vize konusunda ingiltere en net bilgiye sahip olunabilen ülkelerden biridir. Her şey ilgili sitesinde yazar.

www.gov.uk
+1
artci sarsinti
(30.03.26)
(25)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(5)

Kardiyoloji mi Göz mü?

suicmeyenadam
selamlar.tıpta uzmanlık sınavı (tus) sonucuma göre bu iki branş ihtisası arasındayım, siz olsanız ne seçerdinizkardiyoloji: türkiye'nin en iyi kalp damar merkezleri tutuyor, ilgim yüksek, stresli bir yaşam ve malpraktis tehdidi düşündürücügöz: görece rahat çalışma şartları, en iyi yerler olmasa bile
selamlar.

tıpta uzmanlık sınavı (tus) sonucuma göre bu iki branş ihtisası arasındayım, siz olsanız ne seçerdiniz

kardiyoloji: türkiye'nin en iyi kalp damar merkezleri tutuyor, ilgim yüksek, stresli bir yaşam ve malpraktis tehdidi düşündürücü

göz: görece rahat çalışma şartları, en iyi yerler olmasa bile istanbul-ankara gibi hatırı sayılır yerler geliyor, ilgim orta, mantık evliliği ile aşk evliliği arasında bir yerde bakışıyoruz.

idealist takılıp yürü mü yoksa aklını başına topla deli olma mı dersiniz? bu fırsat bir daha gelmeyebilir.

bilgisi olan olmayan herkesin değerli fikirlerine açığım efenim. şimdiden teşekkürler!
📊 Kardiyoloji vs Göz

Bu anket sona erdi. 15 oy kullanıldı.

0
suicmeyenadam
(28.03.26)
Daha hayati bir branş olduğundan ve sizinkilerle benzer endişelerle doktorların seçmekten uzak durduğunu duyduğumdan, kendimi ve diğer hasta adaylarını düşünerek kardiyoloji diyorum :) Başarılar!
+2
lil siztah
(29.03.26)
kazanc/risk orani hangisinde yuksek ise o.
yuksek kazanc, dusuk risk.
albaraka turk :P
+1
cooperr
(30.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, tebrik ederim. ayağınıza taş değmesin.

eşim de kalp hastanesinde uzman aile hekimi, kurum doktorluğu yapıyor. ona gönderdim 'sakın gelmesin' dedi :)) şaka. :))

Eğer; Ben aksiyon adamıyım, gece telefonum çaldığında uykumun açılmasından şikayet etmem, büyük oynamayı seviyorum diyorsan; kardiyoloji rock star'dır. şampiyonlar ligidir. özel hastaneler iyi kardiyolog bulmak için birbirini yiyor. rekabet az. özellikle yaşlanan avrupa nüfusunda çok değerli, direkt o ülkeye kabul sebebi. bu branş ilgi ve tutku olmadan yapılacak iş değil. işin sonunda ölmek üzere olan birisini dirilteceksin. veya sapasağlam adam ölecek. kilolarca önlük takacaksın anjiyo odasında. ama manevi tatmini üst seviyede bu branşın. malpraktis konusu devlet hastanelerinde daha hekim tarafında geçiyor. ağır kusur ya da kasıt olmadığı sürece. özel sektörde iyi bir avukat ve yanında duracak kurum lazım. tam aksiyon filmi. bir ömür :)

Benim için hayat tıptan ibaret değil; hobilerime, aileme vakit kalsın, cerrah olayım ama uykum da bölünmesin" diyorsan: göz'ü seç. Bu "korkaklık" değil, vizyoner bir yaşam tercihidir. pahalı aletler, sürekli mikroskop ile ameliyatlar. bilim kurgu filmi gibi. dezavantaj nedir? herkes temiz, malpraktis ihtimali düşük ve nöbeti yok diye bu branşlara yöneliyor, rekabet çok. ileride kendi yerini açmak istersen ekipman pahalı ve sürekli yenilemek gerekiyor.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
göz. icap nöbetlerinin yoğun geçmemesi için. hem tatmin edici cerrahisi de var.
0
unalub
(30.03.26)
ne güzel ve pozitif yorumlar geldi öyle hepinize çok teşekkür ederim. zannediyorum bu işin kazananı kardiyoloji oldu kendi içimde.

aile hekimi uzmanı meslektaşıma özellikle selamlar. var olun.
+3
🌸suicmeyenadam
(31.03.26)
(6)

askerde zimmetli silahı kaybetmek

put it in your appropriate place
18 gün olsa bile askerliğini yapmış, kışla havasını solduğumdan tahmin edebiliyorum nasıl bir şey olduğunu ama yine de sormak istiyorum.Nasıl bir şey?
18 gün olsa bile askerliğini yapmış, kışla havasını solduğumdan tahmin edebiliyorum nasıl bir şey olduğunu ama yine de sormak istiyorum.

Nasıl bir şey?
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
ben gece silahçılığı yaptım.
tüm silahlar numara sırasına göre silahlıkta durur. gece nöbetinde sırası gelen silahını alır ve deftere aldım imzasını atar. aynı şekilde nöbet bitiminde silahını teslim eder ve görevli olarak alır rafa koyarsın. silahın kaybolması söz konusu olamaz. hadi diyelim kayboldu ki bu kasıtlı bir davranıştır. uzman çavuştan tut bölük komutanına kadar sağlam bir dayak yer sonra diskoya (disiplin koğuşu) atılırsın. tabi bunu mahkemesi de var.
0
yurtsuz john
(26.03.26)
Bulunana kadar gergin oluyor. 20 yıllık uzman çavuş tutuşmuştu bölükte silah kaybolduğunda.
-2
arbre
(26.03.26)
Bizim alay'da bir kama kaybolmuştu ve tüm alay 3 saat boyunce çöp, atık aklına ne gelirse içine girip aramistik, bulana kadar arama bitmeyecekti. Silah kaybolursa bilmiyorum ne olur...
0
mirty
(27.03.26)
şöyle bir şey; takım komutanından bölük komutanına kadar herkes topun ağzına gelir. 1-2 kelle kopar. ayrıca vazifeyi ihmalden yargılanır.

silahın bedeli sorumlu kişiden alınır.

ama asıl sorun kaybolan silah bir terör eyleminde veya cinayette kullanılırsa, silahın ilk zimmet sahibi ve o dönemdeki sorumlu komutanlar ağır bir soruşturma içine girer. düşünebiliyor musun devletin silahı bir mafya hesaplaşmasında kullanılıyor.
0
galahad reloaded
(27.03.26)
ground
(27.03.26)
Zamanında uzun dönem arkadaşımız askerliğinin bitmesine bir kaç ay kala 2 g3 şarjörü kaybetti, toplam cezası kaybolan kurşun başına yanlış hatırlamıyorsam 12 gündü. 40 kurşun ediyorz hesabı siz yapın.

Arkadaş o kadar panik yaptı ki bir kaç saat aradıktan sonra eşyalarını toplayıp kaçıyordu, kapıda durdurdular bulduk diye.

Hücum yeleğinin cebinde unutmuş, başka askerde nöbete giderken onun kullandığı yeleği almış herif gelince 2 şarjör yerine üstünden 4 şarjör çıkınca durum anlaşıldı.

Özetle hayatın kayar.
+1
kimlanbu
(28.03.26)
(6)

iş nasıl bulunur?

hsnx
sözel bölümlerden birinden mezunum. iş bulmak için kariyer.net/linkedin/işkur türevleri dışında nerelere bakabilirim ya da ne yapabilirim?
sözel bölümlerden birinden mezunum. iş bulmak için kariyer.net/linkedin/işkur türevleri dışında nerelere bakabilirim ya da ne yapabilirim?
0
hsnx
(25.03.26)
yapmak istediğiniz işle alakalı ofislere direkt başvuru (programlı iş mülakatı gibi değil de ben kadir deli kadir tarzında) yapılabilir. diğer türlü en mantıklı seçenek en kurumsal görünen şirketlerde bile referans referans referans. bakın sizin için 3 kere söyleyip evrene pozitif gönderdim, tanrı yardımcınız olsun.
0
suicmeyenadam
(25.03.26)
güzel göz boyayan bir cv ve mülakatlardaki verdiğiniz özgüvenle her yerde her işi bulursunuz yeterki kendinizi iyi tanıtın ve tanımlayın. bizim insanımız etikete çok bakıyor çünkü. kendinizi güzel pazarlarsanız bir şeyin uzmanı bile olabilirsiniz. çünkü özel sektörde iş bilen kadar bilmeyen de çok.
0
koela
(25.03.26)
Tanıdık faktörü çok önemli. Mühendislik dışındaki işler genelde tanıdığa verilir. Çevreye haber salın.
+1
runaway
(25.03.26)
Ne iş aradığını bize bile söylemekten çekiniyorsun. O şekilde zor.
Davul zurnayla herkese her yere ilan etmek gerek iş aradığını.
0
michael_knight
(25.03.26)
önce kendinizi doğru ve daha somut ifade ederek başlayabilirsiniz.

sözel bölümlerden biri ama ne?
arkeoloji ve sanat tarihi
gastronomi ve aşçılık
gazetecilik

3ü de birbirinden bağımsız ve farklı dinamikleri olan işler.

ha illa bu kadar genel sormak durumundaysanız yanıt belli : iş başvurusu yapın.
+2
galahad reloaded
(26.03.26)
üsteki arkadaşın da dediği gibi iş başvurusu yaparak bulabilirsin. bu kadar kapalı bir soruya verilecek en güzel cevap bu.
+1
gercekdunya
(26.03.26)
(9)

Cumhuriyet tarihindeki en buyuk finansal skandal/suc nedir

voltairem
Ciftlikbank veya jet fadil tarzi bir sey degil de Amerikadaki enron tarzi muhasebe skandali olarak soruyorum. Siyasi dava da olmasin
Ciftlikbank veya jet fadil tarzi bir sey degil de Amerikadaki enron tarzi muhasebe skandali olarak soruyorum. Siyasi dava da olmasin
0
voltairem
(25.03.26)
imar bankası sayılabilir
+2
summerjam0306
(25.03.26)
1975 yılında Uğur Mumcu'nun ortaya çıkardığı Mobilya Skandalı ilk aklıma gelen olay. Hayali ihracatla o zamanın parasıyla devletten 25 milyon lira haksız vergi iadesi alınmış.
+2
yurtsuz john
(25.03.26)
Banker Kastelli olayı
0
kaptan memo
(25.03.26)
BKM vurgunu geliyor aklıma. Emrah Şener diye aratın.
+1
Mirket
(25.03.26)
oha nasıl yazılmamış?

cumhuriyet tarihinin en büyük batık kreisi olayı var;

eksisozluk.com
www.youtube.com
www.youtube.com

edit: bu arada siyasi olmasın denmiş de, türkiye'de bu meblağda yüksek para işlerinin içine siyaset girmemesi imkansız. keza "kuvvetler ayrılığı" oluşmamış ülkelerde aksi de düşünülemez zaten
+1
makbur
(25.03.26)
belki verdiğiniz örneklere dahil değil ama benim cumhuriyet tarihinde gördüğüm en büyük finansal suç, asrın depremi yaşanırken bunu finansa çevirip parayla çadır satan kızılay'dır. benim vergimle insanlara yardım etmesi gereken kurum, özel bir kuruma parayla çadır tedarik ediyor.

bence cumhuiyet tarihindeki en iğrenç vurgun budur.
+6
koela
(25.03.26)
türk telekom satışı, imarbank/adabank olayları, cem uzan/motorola dolandırıcılığı tabi ki banker kastelli olayı efsanedir.
0
ground
(26.03.26)
siyasi dava olmasın diyince cem uzan, anlamadım babacımlar, 128 milyar dolar ve imamoğlunu içeride tutmak için 1 ayda harcanan 70 milyar dolar (1 senede katlanmıştır) sayılmıyor sanırım.

türk telekom diyorum o zaman
0
aguen
(26.03.26)
büyüklük olarak thodex yaklaşık 2milyar euro. keza çiftlik bank 1 milyar euroyu buldu.

mağdur sayısı olarak onbinlerce insanı perişan eden banker kastelli. yanılmıyorsam o zaman başbakan yardımcısı olan turgut özal' ı istifa ettirmişti. baya baya kriz çıkardı ülkede.

muhasebesel kriz aklıma gelenler ; iski skandalı ve akbil yolsuzluğu.
0
galahad reloaded
(26.03.26)
(7)

Kedim ağır hasta, ölürse nereye gömülüyor (İstanbul Anadolu)

nefertarii
Böbrek değerleri berbat, çoklu organ yetmezliğine doğru gidiyor. bugünkü tahlillerine göre karar verilecek sanırım. Ama hazırlıklı olun diyorlar; içim gidiyor ama çok acı çekti. Eğer böyle bir durum olursa ne yapılıyor? Defin işlemi için ne yapmalıyım?
Böbrek değerleri berbat, çoklu organ yetmezliğine doğru gidiyor. bugünkü tahlillerine göre karar verilecek sanırım. Ama hazırlıklı olun diyorlar; içim gidiyor ama çok acı çekti.

Eğer böyle bir durum olursa ne yapılıyor? Defin işlemi için ne yapmalıyım?
0
nefertarii
(24.03.26)
çok geçmiş olsun, sabırlar dilerim.
normalde veteriner'de kaybettiğinizde, isterseniz tıbbi atığa verebiliriz diyorlar.
ağır kazalı vd çok sokak kedisi götürdüğümden çok başıma geldi; bir kere zorunda kalmam haricinde evin bahçesine gömdüm hep. bu sebeple mezarlık tecrübem yok ama şu başlığı bir inceleyin: [edit: vazgeçtim, incelemeyin. sözlükte ibb'nin mezarlık hizmetine dair bilgilerin olduğu bir başlığın linki vardı ama son entryler hiç hoş şeyler söylemiyor; bakmanıza gerek yok. google aramasında özel pet mezarlıkları çıkıyor; en garantisi o olsa gerek.]
+4
lil siztah
(25.03.26)
çok geçmiş olsun zor durum. umarım çok acı çekmeden süreci atlatır. size de bol sabırlar dilerim.

burada istanbul büyük şehir belediyesinin bilgilendirmesi var. evet belediyenin bununla ilgili hizmeti var.
tarim.ibb.istanbul

bir de özel mezarlıklar var. google' da pet mezarlığı diye araştırmanız durumunda görebilirsiniz. buralar biraz daha 'dostumuza son borcumuz' yeri gibi duruyor. büyük ihtimal ile veterineriniz yönlendirebilir özel mezarlıklar ile ilgili.
+1
galahad reloaded
(25.03.26)
Ben babamın mezarlığında, kimsenin eşelemeyeceği iki ağacın dar aralığına gömmüştüm, böylece ziyaret de edebiliyorum baba mezarına gidince, senelerdir de orada kedi, kimse eşelemedi, imkan varsa böyle birşey yapabilirsiniz.
+6
covered
(25.03.26)
çok geçmiş olsun. böyle bir durumda evinizin orada bir bahçeye gömebilirsiniz. ben öyle yapmıştım. biraz derin kazmanız gerekiyor ama diğer hayvanların eşelememesi için.
0
elektr10
(25.03.26)
geçen yıl bir kedimizi aniden pıhtı atması nedeniyle kaybettik , bostancıda bir veteriner bağlantı kurdu özel pet mezarlığına gömüldü . her aşamada video çekip gönderdiler . mezarı çok süslü ve havalı çitlerle çevrili . ne kadara mal oldu bilmiyorum kızım ödedi bana söylemiyor tahminimce biraz fazla .
+1
devilone
(25.03.26)
Ben de zamanında düşündüm ve karar verdim. Krematoryum ya da bir yakınımın bahçeli evinin bahçesi ya da kendi mülklerimden birinin bahçesi. Bunun dışında bir seçenek mantıklı değil.
0
prole
(25.03.26)
ibb'nin tuzla barınağına götürüyorsunuz. onlar sizin için gömme işlemini yapıyor. tabi öyle süslü bir mezarı-seramonisi falan olmuyor hayvanın.
+1
orpheus
(25.03.26)
(3)

Scarpetta

Bruce
İzlediniz mi, beğendiniz mi? Kitapları biliyor muydunuz? İzliyim mi?
İzlediniz mi, beğendiniz mi? Kitapları biliyor muydunuz?
İzliyim mi?
0
Bruce
(24.03.26)
istanbul film festivalinde doğu balkan filmi bile izleyebilen biri olarak inanılmaz sıkıcı ve hareketsiz buldum. 2. bölümün sonuna doğru bıraktım, gerek yok şahsi kanaatim.
0
galahad reloaded
(25.03.26)
İlk bölümü izledik, "amaan bu ne" dedik ve devam etmedik.
0
kobuzchu kiz
(25.03.26)
Ilk baslarda biraz sıkıldım, birakacaktim ama baska bir sey bulamadigimdan devam ettim. Devamında fena değil. Sonu da 2. sezonu heyecanla bekletecek bir yerde bitti. Seyredilir.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(02.04.26)
(11)

Türkiye'nin savunma doktrini nedir?

osssy
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
0
osssy
(24.03.26)
kervan yolda düzülür :)

şaka tabi.
(bkz: mavi vatan)
(bkz: gök vatan)

iran ile türkiye çok farklı. iran farklı ülkelerdeki gruplarla kaos savaşı yürütüyor. bizde sahaya nizami ordu girer.
0
galahad reloaded
(24.03.26)
allah'a bol bol dua etmek.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.03.26)
Yurtta sulh, cihanda sulh.

Türkiye'nin en önemli savunma doktrini budur.
+3
babilfish
(24.03.26)
Normal sartlarda Nato korumasina dayaniyor. Ancak Abd baskaninin Nato'ya karsi oldugu ve Iranin hava ustunlugunu bir cirpida kaybettigi hatirlanmali.
0
🌸osssy
(24.03.26)
eksisozluk.com
eksisozluk.com

Türkiye'de TSK bünyesinde olası bir seferberlik, işgal durumunda çok gizli planların, belgelerin, haritaların olduğu (bunlar içinde savaş durumu için saklanan-gömülü mühimmatlar, işgal durumu halinde halk hareketini organize edeceker kişiler, gruplar, yurtdışında gizli görevdeki istihbaratçılar vs var) "Kozmik Oda" adında bir yer bulunuyordu. buraya sadece sınırlı sayıda asker girebiliyor (genel kurmay başkanı, kuvvet komutanları vs gibi)

2009 senesinde "Bülent Arınç'a suikast" yapılacak (!) bahanesi ile feto&akp bu odaya girmeye çalıştı. dönemin başbakanı, aynı ergenekon-balyoz davalarını desteklediği ritmle "girilsin yahu girilsin girilsin" diye her gün medyada boy gösterdi. sonunda hakim ve savcılar (feto) o odaya girdiler ve her şeyin kopyasını alıp ilgili yerlere gönderdiler.

Kozmik Oda sızıntısından sonra yurtdışı görevindeki 800'ün üzerinde istihbaratçının öldürüldüğü iddiaları da mevcut.. Ülkenin bütün işgal planları, nereden ne mühimmat gömülü saklı, kuva-i milliye gibi hareketleri kimlerin başlatacağı hop hepsi bütün yurtdışı istihbaratların eline düştü.

hoş şimdi de kendi toprağımıza bir bomba atarız, karşı tarafa bir bakış atarız vs gibi gayet sağlam savunma doktrinlerimiz de yok değil.. telaşa mahal yok :)
+6
makbur
(24.03.26)
Bu ülkenin arkasında din, Allah ve kitap var. Nükleer bile işlemez. Doktürinler boş işler
-1
runaway
(24.03.26)
Üstte biri dua etmek diye kafa bulmuş ama silah bakımından güçlü olanların da her yeri Venezuela gibi sanarak bir sonraki hamlelerinde "mossad aklının verdiği doktrinle" nasıl tıkandığını şu günlerde görebiliyoruz .

Bir zahmet çok az ordu ile büyük ordulara galip gelenleri tarihi kaynaklardan okuyun. Kazanmak, öyle her zaman çoğunluk ile veya silah gücü bakımından olmuyor . O zaman manevi hususları da görmek gerek .
-1
diyecevaplandı
(24.03.26)
iranla tassak geciyorsunuz da, bu ulkenin genel kurmay baskani rehin alindi.
sonra da madalya takar gibi savunma bakani yapildi, geziyor.
kozmik mozmik ne varsa patlattilar. kuleli askeriye lisesi dahil kapandi.
70ler falan olsa bir planimiz vardir herhalde derdim ama askeriyenin ici bosaltilmis vaziyette buyuk ihtimal, allaha emanet takiliyoruz.
o yuzden iran duserse bizim ustumuzden silirdirle gecerler diyorum.
+6
cooperr
(24.03.26)
Kara ordusu. Türkiyenin en büyük gücü bin yıldır kara savaşıdır. Piyadedir, komandodur, tanktır, tüfektir. Biz kimseye saldırmayı ve yayılmayı düşünmediğimiz için misakı milli sınırlarımızı korumak esastır.
0
ground
(24.03.26)
Iranla dalga gecen gormedim. Hava ustunlugunu kaybetmesine ragmen, bunu ongorerek caydirici bir fuze sistemi kurdugu gibi, bunun tedariginden surdurulebilirligine, ekonomik etkisinden zor sartlarda operasyonuna savunma stratejisini calismis ve iyi bir direnc gosteriyor. Turkiye ornegin hava ustunlugunu kaybederse veya enerjiyle bagi kesilirse direnci en iyi nasil gosterecek?
Bu baglamda kara ordusu cevabi beni tatmin etmedi.
+1
🌸osssy
(24.03.26)
Dışişleri bakanımız geçenlerde bir açıklama yapmıştı :
"Sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen orda ABD - israille ağız dalaşını bile şaapmaman lazım" demişti."

Buradan şu anki stratejik savunma doktrinimize ilişkin bazı çıkarımlar yapabilirsiniz.

Taktik savunma doktrinimize gelince hava savunmamızı uçaklarla yapıyoruz. Savunma ihtiyacımız olunca NATO 'dan , ABD'den patriot gibi silahlar istiyoruz.Ama önemli sorunları da yine onlarla yaşıyoruz.

Eskiden, gelecekte esaslı bir savaşın içinde olursak bu Irak'la, İran'la ,Pakistan'la değil nihayetinde NATO ülkeleriyle olacağı için sırtımızı dayayabileceğimiz Asya ülkeleriyle de dengeli bir politika yürütüyorduk.
0
hebanon
(25.03.26)
(7)

Kısa vadeli nakit dolar nerde tutulur?

synesthesia
100 bin dolar kadar bir para Türkiye'de kısa vadeli olarak nasıl tutulur? TR eurobondları tutan döviz serbest fonları var fakat TR'nin risk primi arttığı için bu ara düşüşte. Money Market Fund gibi bir ürün de yok sanırım döviz için. Risksiz nerde tutmalı parayı?
100 bin dolar kadar bir para Türkiye'de kısa vadeli olarak nasıl tutulur? TR eurobondları tutan döviz serbest fonları var fakat TR'nin risk primi arttığı için bu ara düşüşte. Money Market Fund gibi bir ürün de yok sanırım döviz için. Risksiz nerde tutmalı parayı?
0
synesthesia
(17.03.26)
yatırım amaçlı değilse bankadan kasa kiralayın onun içinde tutun. daha risksizi yok.

bankaya 100k doları götürdüğünüz an sizden kaynağını açıklamanız istenecek. eğer açıklayabilecek ve belgeleyebilecek durumdaysanız ( ev satışı, miras şu bu) 100k üzeri için banka sizi yönlendirir. ben olsam getirisi küçükte olsa gecelik yaparım.
0
galahad reloaded
(17.03.26)
yatirimlik degil. kisa sure sonra lazim ve para su an banka hesabinda zaten.

gecelik dediginiz ne? TL mi?
0
🌸synesthesia
(17.03.26)
Kısa vadeden kastınız ne kadar bir süre? Geçenlerde Odea banktan aradılar, yanlış hatırlamıyorsam % 3,5 mu ne faiz veriyolardı ( yıllık olması lazım ).
0
kumandanim
(17.03.26)
TL değil, dolar hesabınızı da çalıştırabilirler.

müşteri temsilcinize; '100 bin dolar bakiyem için gecelik nemalandırma veya gecelik repo imkanınız var mı?" diye sorun o sizi yönlendirir.
0
galahad reloaded
(17.03.26)
@galahad

arayip sordum. yapikredi'de oyle bir sey yokmus :/
0
🌸synesthesia
(17.03.26)
Bu işin çözümü nkolay da ona bakın
0
Teran
(19.03.26)
Midas hesapta tutulan dovize nemalandirma yapiyor aslinda ama boyle yuksek meblalari bu gibi yerlerde tutmak Turkiye'de bana guven vermiyor. Sirketlere keyfe keder cokme, beklenmedik anda lisans iptalleri vs. gibi seyler oldugu icin param icerde kalsin istemiyorum.
0
🌸synesthesia
(20.03.26)
(10)

3,5 milyon ile nasıl bir yatırım yapmalı?

emreemre
Babamlar yazlığı sattılar. Fikirleri 1+1 bir daire bulup kira almak (20-25 bin TL civarı). Böylelikle emeklilik gelirine bir ek gelir olsun diyorlar.Ama kiracı ile uğraşmak bir mesele. Kiracının huyunu bilemeyebiliriz. Evi satmak istese kiracılı evin talibi az olur vs. Babam, biraz altın biraz dolar
Babamlar yazlığı sattılar. Fikirleri 1+1 bir daire bulup kira almak (20-25 bin TL civarı). Böylelikle emeklilik gelirine bir ek gelir olsun diyorlar.
Ama kiracı ile uğraşmak bir mesele. Kiracının huyunu bilemeyebiliriz. Evi satmak istese kiracılı evin talibi az olur vs. Babam, biraz altın biraz dolar alalım diyor. (Böyle olunca da ek gelir yaratamıyorsun)
Faiz getirisi aylık 100K civarı. Benim de aklımda o var.

Sizler, olabildiğince konvansiyonel yatırım araçlarından nasıl bir yol haritası izlerdiniz. Veya ev almak doğru mu?
0
emreemre
(14.03.26)
şöyle; öncelikle ev almazdım. kiracı formülü riskli. sabit getiri şüpheli.
duruma : 25k x 12 = 300k gelir olarak bakmayın. yıl sonunda yaklaşık 30k vergi ödeyeceksiniz. ayrıca evin diğer giderleri vs. 11 ay kira alacaksınız gibi.

3.500k bende olsa şunu yaparım (mevcutta ben de bu durumu uyguluyorum)
2.000 k bankaya faize atarım. buradan 70-75 k aylık faize gelir. neden hepsi değil? parayı enflasyona karşı korumam gerekir.

1.000 k direkt altın veya döviz yaparım. bu meblağı enflasyona karşı önlem yaparım. 2.000k dan harcamadığım artan para olursa burayı beslerim.

500k ile parayı ise para piyasası fonunda günlük tutarım. bunu acil ihtiyaçlar için aynı gün çekip kullanmak için yaparım. sağlık, alışveriş vb. böylece 2.000 k paranın vade bitimini beklemem.
-2
galahad reloaded
(14.03.26)
Ev alırım, ama bütün paramla değil, 2 milyon peşinat yaparım geri kalanını kredi çekerim 60 ay vade ile, yıllardır kirasını düzgün ödeyen işi gücü olan minyonlarca insan var, kötü örnekler yatırım kararınızı olumsuz etkilemesin.

Evet kısa vadede faiz daha fazla kazandırıyor doğru ama reis 10 dakika sonra çıkıp nas der, dut gibi kalırsınız ortada.

Ayrıca üzerine bir tapu olması finansal anlamda senin bankalar tarafından ciddiye alınmanı sağlıyor, ipotek gösterip malını, yarın öbürsün kredi alman kolaylaşır.

İşin vergi tarafına takılma, araba alıncada mtv, kıl tüy bi dünya bişey ödüyorsun.

Evinin değerinin artması kısmını saymıyorum bile, Enflasyona karşı paranı mevduat korumaz bu arada.
0
ebeş
(14.03.26)
Ev alsınlar.
Yaşları sebebiyle kredi çıkmaz onlara, tek çocuksanız sizin üzerinize alınsın.

Hemen, herhangi bir evi değil acil satması gerektiği için ucuza satılan ve akıllarına yatan bir ev bulana kadar beklesinler.

Faiz en yanlış seçenek, enflasyona karşı korumuyor ki.
O parayla bugün 100 kilo peynir alınıyorsa, parayı faize koysanız ve 5 yıl boyunca tüm faiz getirisi de aynı hesapta faize yatırılmaya devam etse 5 yılın sonundaki parayla 80 kilo peynir alırsınız.
Halbuki bugün o evi 100 kilo peynir fiyatına alırsanız hem 5 senede 1,2 milyon TL kira getirir hem de 5 yıl sonra yine 100 kilo peynir değerinde bir eviniz olur.

Peynir örneğine takılmayın, onun fiyatı düşer çıkar, ben hayatımızdaki gerçek bir masrafın değeri olarak demek istedim.

1,2 milyon TL kira getirisinin bir kısmını kira vergisine, emlak vergisine, apartmanın çatısı yapılacak ödemesine vs. ödeyeceğiz ama bu olsa olsa 100-150 bin lirasıdır herhalde.

Ayrıca şöyle çok önemli bir psikolojik kısım var, aşırı aptalca bir hareket yapmıyorlarsa onların kararını değiştirmeye çalışmamanızı öneririm. Diyelim ki yüzde 10 hatalı bir karar verecekler, versinler. Belki de daha doğru çıkar. Ama sizin öneriniz yüzde 1 daha hatalı bir karar olursa size vicdani yükü ağır olur.
+1
michael_knight
(14.03.26)
Ev alsınlar. Risk alacak yaşlarda değiller.
0
gabe h coud
(14.03.26)
Ben de ev diyorum efendim. Şahsen kendim de öyle yapardim.
0
narod
(14.03.26)
Parayı Dolara çevirip tamamına 15.01.2030 vadeli eurobond alsınlar.
0
Mirket
(14.03.26)
Cins bir kiracıya denk gelirsiniz hem paranızdan hem huzurunuzdan olursunuz. Ben olsam ev almazdım, kiracı sıkıntılı iş.
0
koskoca kirpi
(14.03.26)
altın veya altın fonu + eurobond diyorum bir kısmınıda acil ihtiyaç için gunluk faize
kiracı ile uğraşılmaz çıktığında içine 5-6 ira adar masraf yaptırıosun yeni kiracı için uğraştığında cabası
0
eja
(14.03.26)
Kesinlikle ev alsın. Burası ortadoğu. Ya fiziki altının olacak ya evin. Detayı yok bu işin. Uzun vadede zaten kazanacak. Kiracı olmasın boş dursun güvenilir biri bulana kadar. O süre en fazla 3 ay.
0
mimikikili
(14.03.26)
Fiziki gr 8000 tl den 437.5 gr altın yapar
Asgari ücretin de aynı gr fiyatından 3.5 gr olduğunu hesaplarsak her ay 3.5 gr harcasalar bile 10 yıl yapıyor.
E altin da bu sürede yerinde durmayacak.
Azicik aşım Ağrısız başım.. yaşlar kaç bilmiyorum ama en mantıklısı fiziki kenara atıp ihtiyaç oldukça bozdurup harcamak.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.03.26)
(4)

Yurtdisindan Siparis

twelfth
Yakin zamanda gelen regulasyon degisiklikleri ile cok tartisildi bu konu. Fakat yakindan takip etmedim. Londra menseli bir firmadan 60 dolarlik bir cuzdan siparis etmek istiyorum. Gumrukte takilir kalir mi? Surec nasil isler?
Yakin zamanda gelen regulasyon degisiklikleri ile cok tartisildi bu konu. Fakat yakindan takip etmedim. Londra menseli bir firmadan 60 dolarlik bir cuzdan siparis etmek istiyorum. Gumrukte takilir kalir mi? Surec nasil isler?
0
twelfth
(14.03.26)
60 dolar + 30 bin tl falan ödersiniz, almayın.
+4
orient blue
(14.03.26)
Takılır.
+1
gabe h coud
(14.03.26)
londra' ya gidip alıp dönün. daha ucuza çıkar :)
+2
galahad reloaded
(14.03.26)
çok paylaşmak istemediğim bir site ama yazayım :)

glocalzone.com
0
birdirbir
(14.03.26)
(13)

Fikirlerinizi merak ediyorum

darthvader
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme dur
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme durumları git gelli devam ediyor - ki zaten direk aldatmadır bu ve her tür etik ahlaki değil.- ve bunu bize anlattığında kendi dilimiz döndüğünce doğru olmadığını bir abisi / ablası olarak anlatmaya çalıştık- nereden baksanız herkesin kendi hayatı ve müdahaleci de görünmeden zaten bu durum kendisinin de bilebileceği üzere doğru olmadığı ve hoşlandığı kişinin de eşini aldattığına göre güvenilir olmadığını anlattık. daha sonra kadın boşandı, birlikte olmaya başladılar. bu işin sonunun olmadığı ve sonunda üzülecek olanın da bizimki olacağı çok belli zaten ama arada gelip böyle anlatıyor; yargılamak yada başkasının hayatına karışmak için değil ama gerçekten onun için endişeleniyoruz ama nasıl yaklaşacağımızı da bilemiyoruz. durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz, öte yandan çocuğu sırf ben bile kaç yıldır biliyorum , kendini böyle durumlara sokacak biri değildi. bir kere yapan bir daha yapar ve nasıl güvenebileceksin dediğimizde abi öyle biri değil ya ve seviyorum gibi cevaplar duyuyoruz. 1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz? 2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız? bu konudaki fikirleri merak ediyorum.
+1
darthvader
(14.03.26)
Sopranos dizisinde Tony nin oğlu aynı duruma düşüyordu. 1. Güvenilmez 2. Bilemiyorum
0
pembediken
(14.03.26)
Yaşasın görsün abi size ne. Bakış açınız yanlış. Çocuk diyerek, seviyoruz diyerek masum olarak kodlamışsınız ama masum değil.
-2
arbre
(14.03.26)
Ben hep aldatanla suç ortağının aynı kumaştan olduğunu düşünmüşümdür.
+1
Mirket
(14.03.26)
Çocuğunun babasına yapan diğerine de yapar kafasındayım. Arkadaşı yeterince uyarmışsınız ilişkiye başlamış bile. El mahkum, yaşamadan anlamayacak.
0
ekimoloji
(14.03.26)
iki yetişkin insan konuşmuş, anlaşmış. bize yorum yapmak düşmez. bence kuzen haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.03.26)
''durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz'' .

üstad yanlış anlamayın da kimin kimin altında kimin kimin üstünde kalacağına karar verecek insanlar siz değilsiniz. onlar yetişkin insanlar. size göre yanlış olan onlara göre doğru olabilir. bırakın insanlar hayatlarını yaşasınlar. hataları varsa yüzleşsinler, hataları olursa hormonları devreye girsin. hata yapmazlarsa gül gibi yaşasın gitsinler.

sizin uygun gördüğünüz hayatı neden yaşasın koca adam :)
+3
galahad reloaded
(14.03.26)
Sizin ahlak anlayışınızla örtüşüp örtüşmeme durumu bu kardeşinizin seçimlerine etki etmeli diye bir şey yok öncelikle. Siz bunun size uymadığını, sizce yanlış olduğunu belirtmişsiniz, tamam. Çizginiz ve artık durmanız gereken yer burası. Olur da işler yolunda gitmezse sığınacağı, yolunda giderse de sevincini paylaşacağı abisi ve ablası olmaya devam etmekten başka bir şey yapmanız gerekmediği gibi, haddinize de değil. Zira siz bu ilişkinin taraflarından biri değilsiniz, bu onun ilişkisi.

Şimdi gelelim ilişkiye... "Bir kere yapan bir daha yapar" önermesi doğru olabilir evet, ama spesifik olarak bazı ilişkilerde geçerli olmayabilir. Çünkü kadının koşullarını bilmiyoruz (zannederim siz de bilmiyorsunuz). İletişim bile kuramadığı, belki şiddet gördüğü ya da kağıt üzerinde süren bir evlilik de olabilir geride bıraktığı evlilik. Hayat siyah ya da beyazdan ibaret değil. Terminolojik olarak baktığımızda evet, süregelen bir ilişki/evlilik mevcudiyetinde bir başkasına ilgi duyma/bir başkasıyla arkadaşlıktan öte bir diyaloğa girme/sevişme, bunların tümü aldatmadır. Kadının yaptığının aldatma olmadığını söylemiyorum. Sadece bu aldatmanın bir gönül eğlendirmesi olmayabileceğini söylemeye çalışıyorum. İlişkisi olan bir kişi sırf "sıkıldığı" için ya da tatmin olmadığı için başka biriyle ilişkiye giriyorsa, bu kişinin karakteri böyledir ve hangi ilişkiye koyarsanız koyun muhtemelen aynı davranış örüntüsünü sergilemeye devam edecektir. Öte yandan içinden çıkamadığı, çıkmak için çabaladığı ama buna partner tarafından/toplum tarafından izin verilmeyen, belki çocuğu için katlandığı ve onun için formaliteden başka bir anlam ifade etmeyen bir evlilik ya da ilişkiyse bu, durum farklı olabilir. Eylemsel olarak yaptığı hala aldatmadır, ama bu onun kişilik özelliği değildir ya da aynı örüntüyü bir başka ilişkisinde de sergileyecek diye bir şey olmayabilir. Bu şekilde başlayan ve sadakat üzerine kurulu çok mutlu ilişkiler sürdüren insanlar da var, aynı şey kendisine yaşatıldığında perişan olan insanlar da. Bu riski alıp yaşayıp görmek de kardeşinizin kararı.

"Öyle biri değil ya, bana yapmaz" şeklindeki saf ve kuvvetli inancı biraz tehlikeli olabilecek gibi geldi bana. Kadınin mücbir sebepleri olduğunu paylaşmaktansa "yapmaz o" savunmasına sığınmak pek sağlıklı değil. Ama siz zaten uyarınızı yapmışsınız. Kardeşinizi sevmeye devam edin, ve gerisini zamana bırakın.
+4
starbuck
(14.03.26)
Yapacak pek bir şey yok gibi. Kadın da boşanmış zaten. İş kendi temposunda ilerliyor. Ne deseniz boş kalacak gibi. Çünkü sorun prensip sorunu.

Ben şunu anlatmaya çalışırdım, insanlar sırf iyi diye aklıselim olmak zorunda değil. İlişki ciddi bir şey, insanın ayakları yere basmalı. Bir şeyler güzel giderse iyi, ancak gitmezse telafisi çok zor olabilir. Bu durumda prensipler, kıstaslar devreye girer. Evliylen başka biriyle ilgilenip, bu ilgisi üzerine evliliğini bitiren birisi ne kadar "iyi" olursa olsun "güven veren" bir kişi değildir. Bu ikisi ayrı karakter özellikleri. Bir insan iyidir, ama aptal olabilir her türlü belaya girer. İyidir ama manipülasyona açık olabilir, her yere çekilir. Veya bu durumdaki gibi iyidir ama romantiktir, sorumluluk bilinci olmadan hayatını derinden etkileyen kararlar alabilir. Kişinin iyiliği onun sizle ilişkisinde, size vereceği güvenden bağımsız bir şey. Bu iyi insan bu güveni başkası için bir kere kırmış zaten.

Şimdi sorsanız elbette evliliğinde sorunlar vardır boşandığına göre. Ancak bu kişi sorunlar varken habersizce başka biriyle görüşmüş. Şunu anlarım; birini görürsünüz, ilginizi çeker ve mevcut evliliğinizden mutlu olmadığınızı anlayıp bitirmeye karar verebilirsiniz. Bu sürede ilginizi çeken kişiyi yoklamazsınız, flört etmezsiniz... Bitirme sebebiniz "yeni birinin olması" değil bu durumun mevcut evliliğinizin yürümediğine işaret etmesidir. Bu yeni kişi size yüz versin veya vermesin evliliğinizi bitirirsiniz artık. Bitti mi? O zaman kimle olursanız olun. Bence doğrusu bu. Burada bahane üretmek isteyen biri "zaten her türlü ayrılacaktı" diyebilir, ama aynı şey değil. Olay a şeklinde değil, b şeklinde gerçekleşmiş bir kere. Konu kapanmış.

Ancak sizin anlattığınız senaryo da tam bir yeşilçam senaryosu. Hiç insanın arkasını yaslayacağı bir senaryo değil. Yanlış yollardan bir kere geçilmiş artık.

En anlaşılır senaryoda şu olabilir. Kişinin evliliği gerçekten kötüdür, aldatılmıştır, şiddet görüyordur veya izole kalmıştır, kolayca ben boşanıyorum diyememiştir. Yaşanmayan şeyler değil, çok kötü durumda olan insanlar var. Bu durumda yaşanan üzücüdür. Kişinin aldatması da vicdanen kabul edilebilir diyelim. O zaman soru sizin tanıdığınız kişinin, ayrılan kişinin yanında taşıyacağı psikolojik yükü paylaşmaya ne kadar hazır olunacağı ile ilgili. Çünkü belli ki her şey toz pembe olmayacak. Bu senaryo büyük fedakarlık içeriyor. Eğer tanıdığınız kişi bunu somut olarak kabul ediyorsa, durumun ne tür bir sefalete gebe olabileceğini idrak etmişse ve hazır olduğunu söylüyorsa diyecek söz kalmaz.
+2
akhenaten
(14.03.26)
ahlaki degerleriniz sizi baglar+1 terso bi durum goremedim kadin esini sevmiyormus ve bosanmislar mertce. cogu bosanmiyo da
-2
ala09
(14.03.26)
öncelikle çocuk bir "çocuk" değil. masum hiç değil.

ben olsam bu yaptıklarını ahlak dışı bulduğumu, diğer adama kötülük ettiklerini söylerim. bu yüzden bir daha o kadınla ilişkisi hakkında hiçbir şey duymak istemediğimi ve sonucu iyi de olsa kötü de olsa asla destek olmayacağımı, kendi edip kendi bulacağını, umrumda olmadığını söylerim. zorunda kalmadıkça da görüşmem. kırılan kırılsın, darılan darılsın. bana ne diye diye bu kötü insanları utanmaz ve pişkin yaptınız. bence herkes çizgisini çekmeli böyle insanlara karşı.

aşk böyle bir şey değil. başka insanların hayatlarını başına yıkarak mutlu olunmaz. doğru insan sadece bir tane değil. evli birini mi buldu bula bula.

bir benzerini çok eski bir iş yerimdeki iş arkadaşlarımda gördüm. (arkadaşım değiller) o kadın da boşandı ama sonra beraber mutlu falan olmadılar. üçü de başka yollara gittiler.
0
art cat chocolate
(14.03.26)
tamam yanlış başlamış ama yoluna girmeye en yakın olduğu zaman da şu an. o yüzden bence işin ucunu bırakın ve denesinler artık. kadın boşandıktan sonra bir problem kalmamış zaten.
0
enteg
(16.03.26)
İnsanlar ne yaşıyor bilmeden etmeden yargılamak bana hiçbir zaman doğru gelmedi. Kadının belli ki yolunda gitmeyen evliliği varmış ve boşanmış zaten. Bunun üzerinden kötü diye etiketleyip kuzeninizle de öyle olacağını varsaymak yanlış. Bırakın kendi hatasını da doğrusunu da kendi kararlarıyla yapsın. Siz birden fazla kez zaten konuşmuşsunuz dahasına gerek yok.
0
Kediyi üzdün
(23.03.26)
açıkçası bu şekilde başlayıp mutlu devam etmiş, stabil, kaliteli ilişkiler gördüm. konu insan ilişkileri olduğunda dinamikler çok çeşitli. dışarıdan bakanın bilmesi, görmesi, değerlendirmesi pek mümkün değil. onu geçtim isabetli değil. ha bir tanıdığım böyle bir ilişkiye yelken açsa uyarır mıydım? kesinlikle evet. sağlıksız hatta tehlikeli olma ihtimali çok yüksek çünkü. ama özellikle de eşimin yakını olan yetişkin bir adam için bu kadar dil dökmezdim, "onaylamıyorum kardeşim" deyip geçerdim. beni ilgilendirmez. çünkü yarın bir gün bu ilişki sağlam temeller üzerine oturtulur, o zaman sizin dedikodunuzu yaparlar "bu bizi istemedi, kıskandı" filan diye. bu işler böyledir. ben görüşüme başvurulursa fikir belirtir, sevip saydığım biriyse kısmen müdahale olur ama gerisine karışmam.

sorulara cevab,

1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz?

koşullar önemli. temelde aldatmak korkunç bir şey olsa da ne zaman, hangi şartlarda gerçekleştiği göz ardı edilmemeli. "güvenirim" diyemiyorum ama aldatmış bir insanı komple arsız, namussuz, şerefsiz, itovlit diye tümüyle silmek de bana çok sağlıklı gelmiyor. kendi adıma söyleyebileceğim tek şey şu: eşini aldatan çocuklu bir kadınla ASLA birlikte olmazdım. karşı tarafın medeniyetine güvenmiyorsam direkt kaçarım. güveniyorsam da en kısa sürede net sınırların çizilmesini, tüm tarafların mutabakata varmasını, adamın durumu bilmesini isterim. insanlara travma yaşatmanın da sokak ortasında gte mermi yiyip bk yoluna gitmenin de gereği yok.

2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız?

"yolun yol değil" derim, durumun yanlışlığını izah ederim, kenara çekilirim. çocuklu ve evli kadınla ilişki yaşayacak yaşa gelmiş adama odasını toplamayan çocuk muamelesi yapacak değilim. siz sanırım "bu kişiye karşı hisleriniz nasıl değişir" minvalinde soruyorsunuz daha çok. ben açıkçası soğurum. dediğim gibi böyle bir ilişkinin çok sağlıklı zeminlere oturması, bu yeni çiftin 15 sene sonra da bir arada mutlu olması ihtimali sıfır değil. olabiliyor. ama şu gün, şu başlangıcı onaylamadığımı belirtirim. bunu da KENDİSİ İÇİN yaptığımı özellikle belirtirim. mesele şahsi ahlak anlayışım değil.
-1
der meister
(23.03.26)
(9)

Doktorlar neden devlette çalışıyor?

michael_knight
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum. E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum.

E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
-1
michael_knight
(11.03.26)
Bir ara bir doktor, yeşil pasaport hakkı kazanmaya ne kadar zamanının kaldığını soruyordu.
+1
Mirket
(11.03.26)
özelde cmtsi günü de calistirirlar.
bir de cok iyi bir ismin vs yoksa özelde de köle gibi calistiriyorlar.
ayrica malpractice davalari özelde daha cok oluyor. devlette calisinca arkanda hastane oluyor. özelde doktoru korumazlar.
+1
Purple life
(11.03.26)
bazi doktorlarin ozelde 500 bin kazanabiliyor olmasi doktorlar ozelde 500 bin kazaniyor demek degil.

bir uzman hekimin devlette 150 bin kazaniyor olmasi da uzman hekimler devlette 150 bin kazaniyor demek de degil.
+2
ghilleinthemist
(12.03.26)
o devlet hastanesindeki doktorlardan birinin eşiyim.

öncelikle şu gerçek; aynı performansla özel hastanede daha fazla para kazanabilirsiniz. doğru. çalışma ortamı daha konforlu, ortam 5 yıldızlı otel gibi, yemekler güzel. burada hemfikiriz.

ancak ;
Devlet memuru statüsü, özel sektöre göre çok daha yüksek bir iş güvenliği sağlar. Özel hastanelerde "ciro odaklı" baskılar veya işletme kararlarıyla işten çıkarılma riski varken, kamuda böyle bir şey olmaz.

izin süreleri çok daha yüksek ve kullanım odaklı. şimdi sordum bu sene çatır çatır kullanacağı 30 gün izni var. geçen seneden de 14 günü varmış, onu da kullanacak. cumartesi günleri çalışmaz. gecenin köründe hasta ya da hasta yakını aramaz, ararsa ona cevap verme zorunluluğun yok.

diğer taraftan malpraktis davalarında devlet daha güvenli.

bir başka etken yeşil pasaport :)

mesleki olarak bakacak olursanız; vaka çeşitliliği ve tecrübe açısından kesinlikle devlet daha iyi.

farklı bir nokta vereyim ; kendi hayatımızdan örnek, eşim yaklaşık 25 yıldır cluster baş ağrısı hastası. 13-14 ayda bir yaklaşık 1 ay hayattan kopuyor. iş hayatı yok, ev hayatı köstebek formunda ses ve ışık yok. mesela devlette bu sürede rapor ve izin alabiliyor. ama özel hastanede bu durumda o departmanı 1 ay kapalı tutmaları mümkün olmayabilir ve iş devamlılığı gerekçe gösterilerek çıkartılabilirsiniz. bu durum kalp krizi geçirirsiniz de böyle, halı sahada bacağınızı kırarsınız da böyle, bel fıtığı olursanız da. devlet bu konuda daha 'anlayışlı' ve 'şefkatli'.
+6
galahad reloaded
(12.03.26)
özel hastane eşittir ticarethane. sana ne kadar yüksek maaş verirse beklentisi de senden artar. özelde çalışıyorsan, instada reklam yapman gerekli, sürekli hasta bakman gerekli, hasta olmasa da hastadan bin tane test görüntü isteyip yalan söylemen gerekiyor. devlette 4 de bırakırsın bugün hasta bakmıcam dersen de kimse bir şey demez.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
özel hastane her doktoru hop diye almıyor ki çoğu öneri ile geliyor , özellikle genç ise okul hocalarından tanıdık varsa hocası tavsiye ederse geliyor. doktorluk tecrubesi ve vaka sayısı veya ameliyat sayısı çok veya hastası çok olan gibi bildiğim kriterleri var.
0
eja
(12.03.26)
özelde ya köle gibi çalıştırıp daha az para veriyorlar, ya da çok kalifiye doktorlara çok para veriyorlar.

ek olarak özellerdeki doktorlarıma gece mesaj atmaya falan çekiniyorum ben mesela sonuçta ölmek üzere değilim. niye aramadınız vs. lütfen çekinmeyin arayın 24 saat diyorlar. çok normal karşıladıkları belli. hoş değil.
0
aguen
(12.03.26)
özel prof veya doç isen ve biraz sosyal medya bilinirliğin varsa, hasta sayın fazlaysa iyi para kazanıyorsun. belki tıp merkezi tarzı yerler daha iyidir. yoksa zincir hastaneler kölelikten beter.
devlette ki uzman hekimler 150 binden fazla kazanıyorlar. döner sermaye ek ödenekle 300 bini buluyor olması lazım. tabi döner sermaye ücretleri hastaneden hastane de çok değişiyor.

birde bazı özellerde sana şirket kurdurup fatura kestirtiyorlar. sadece o hastanenin muayene odasını kullanmış gibi oluyorsun. bir anlamda esnaf kurye gibi bir durum var.
0
my fault
(12.03.26)
devlet doktorlarının çoğu özelde çalışabilecek yetkinlikte değil.
-1
thawne
(12.03.26)
(2)

Spor salonu raconu

arbre
Macfit'e üye olacağım. Şirketin spor salonundan az çok biliyorum ama yine de sorayım. Spor salonunda spor yapmanın raconu nedir? Arkamdan kim bu dallama demesinler.Şort giyebiliyoz mu, deodorant sıkmak gerekiyor mu? Öncesinde duş almaya gerek yoktur herhâlde. Havuzda gerekiyor çünkü.Bu havlu olayı n
Macfit'e üye olacağım. Şirketin spor salonundan az çok biliyorum ama yine de sorayım. Spor salonunda spor yapmanın raconu nedir? Arkamdan kim bu dallama demesinler.

Şort giyebiliyoz mu, deodorant sıkmak gerekiyor mu? Öncesinde duş almaya gerek yoktur herhâlde. Havuzda gerekiyor çünkü.

Bu havlu olayı ne? Oturduğum yere mi koymam gerekiyor? Sürekli havluyla mı gezecem?
-11
arbre
(10.03.26)
- spor yapmaya uygun her kıyafeti giyebilirsin.
- ayakkabılarını sadece spor salonunda kullan. dışarıya giymediğin temiz bir ayakkabı olmalı.
- aletlerde ve sehpalarda havlu sermen önemli. senin terinin bir yerde olmasını kimse istemez. hatta normalde salonlarda sprey ve kağıt havlu bulunur. kullandığın her aletten sonra insanların silmesi gerekiyor ama burası türkiye olduğu için bu tip ince hareketleri yapmazlar insanlar.
- bazen aletler dolu olabiliyor. "beraber yapabilir miyiz?" diyip araya girebilirsin.
+1
elektr10
(10.03.26)
kadın sporcuların poposuna kilitlenip bakmayın.
çalışan ya da amutta duran insanlara soru sormayın.
+1
galahad reloaded
(10.03.26)
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(11)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(4)

Pedagog varsa fikir verebilir mi?

hrvl
6.5 yaş kız çocuk, yeğenim kendisi. Pandemi çocuklarından. 3 yaşından beri kreşe gitti, bu sene ilkokula başladı 1. Sınıf şu an. Pandemide yani küçükken biraz izole oldu haliyle ama görüntülü vs sürekli iletişimdeydik. Sonrasında eve kapalı bir çocuk olmadı parka da her gün gitti, her sene en az 2 k
6.5 yaş kız çocuk, yeğenim kendisi. Pandemi çocuklarından. 3 yaşından beri kreşe gitti, bu sene ilkokula başladı 1. Sınıf şu an. Pandemide yani küçükken biraz izole oldu haliyle ama görüntülü vs sürekli iletişimdeydik. Sonrasında eve kapalı bir çocuk olmadı parka da her gün gitti, her sene en az 2 kez tatile gidiyorlar, kalabalık ortamlara da girip çıkıyor. Ancak çocukta çekingenlik midir iletişim sorunu mudur adını koyamadığımız bir şey var. Çekirdek ailesi dışında biri varsa yanında, Sorulan sorulara sadece kafa sallayarak ya da parmağıyla göstererek cevap veriyor. Ben teyzesiyim ve iletişimimiz çok iyidir. Bana aşırı düşkün, ben de ona aynı şekilde. Ama yanımızda başkası varsa bana da cevap vermiyor, konuşmuyor.

Mesela Bugün çok samimi olmadığımız ama son birkaç haftadır üst üste görüştüğümüz birkaç kişi vardı yanımızda, hep birlikte otururken gidip babana şunu söyler misin dedik gitmedi, yabancıyla değil babasıyla bile iletişim kurmak istemedi. Benim yanıma gelir misin bi dedim benim yanıma bile gelmedi. Gözleri doldu ağlayacaktı ısrar edince, ben de oyuna vurdum geçiştirdim.

Bu tavırları beni endişelendiriyor. Yani okulda bir şey yaşasa kendini savunamaz, gelip bize de anlatamaz gibi geliyor. Ama çözemiyorum, dışarıyla iletişim kurmamasını anlarım bir yere kadar ama birinin yanında bizimle bile iletişime geçmemesi canımı çok sıktı.

Ablamı ikna etmeye çalışıyorum bir profesyonele götürmeleri için, burdan alacağım ön bilgiler çok önemli o yüzden benim için.
0
hrvl
(01.03.26)
sayın teyze şimdi burada 20 yaşındaki bir çocuk şöyle şöyle yapın diye yazacak belki de ciddiye alacaksınız ve ablanızı ona göre yönlendireceksiniz ki onu pedagog ya da pre-pedagog sanacaksınız. direkt doktora danışmanız daha makul.

5.5 yaşında, pandemide 3 yaşına kadar herkese aynı şekilde sus-pus davranmış bir cocuga sahibim. biz bir şey yapmadan kardeşimin düğününde çocuk birden açıldı. herkesle konusmaya basladı. arada halen utanır o da normal diyorum.

bu cocuga gercekten sahibim. ama belki de değilim?

ben riske atmazdım bir doktordan yardım alırdım. teyzelik bunu gerektirir.
+2
bisorumvargaliba
(01.03.26)
Anaokulundaki pdr ci bile bu işi halleder sanki. Öyle büyütülecek bişey görmedim.
+1
luluki
(01.03.26)
Çocuğun karakter özellikleri de rol oynayabilir bu durumda ama kaygı düzeyi baya yüksek, özellikle başkalarının yanında size bile cevap vermemesi ve ısrar edilince ağlayacak gibi olması sıradan bi utangaçlık olmayabileceğini düşündürüyor.
Zorlamak ve ısrar etmek ters tepebilir, kaygısını artırıp daha çok içine kapanmasına neden olabilir. Onu değiştirmeye çalışmadan, kabul ederek, küçük adımlarını takdir ederek ilerlemek önemli. Ama en sağlıklısı profesyonel yardım almak, ne kadar erken o kadar iyi.
+1
mezzosprite
(01.03.26)
aynı benim kızım. benim kızda kendi yaş grubundan izole kalıyordu. geç yürüdü, geç konuştu vs. şimdi ne oturtabiliyoruz, ne de susturabiliyoruz. kapısını kilitleyip oturuyor okuldan gelince. ergen :)

sizin yapacağınız iki şey var,
1. çocuğu zorlamamak.
2. profesyonel destek almak. çok çabuk çözüyorlar çocukları. istanbul' daysanız size bizim ailece gittiğimiz kliniği önerebilirim. ayrıca gittiği ilkokulda rehberlik birimi başarılıysa onlarla koordineli bir plan yapabilirsiniz. klinik aile/çocuk bağını düzenler, rehberlik okul hayatını, ki burada okul daha ön planda, çünkü günün büyük kısmını okulda geçiriyor.

prensese çok cici bakın.
0
galahad reloaded
(02.03.26)
(2)

zürih merkezde kalacak yer otel tavsiyesi

chetinn
soru başlıkta dostlar...
soru başlıkta dostlar...
0
chetinn
(27.02.26)
Swiss Star Zurich Sihlfeld tam otel değil de pansiyon mu denir, mutfağı falan var odada. Toplu taşımaya yakın. Fiyat performans, gayet memnun kaldık geçtiğimiz ekim ayında
0
mezzosprite
(27.02.26)
La Réserve Eden au Lac Zurich var hocam. Göl manzaralı süitin geceliği 4bin euro gibi.
0
galahad reloaded
(28.02.26)
(4)

nato clearance nasil alinir?

nibba
soyle bir cevap geldi yurtdisi isverenden:Thank you for your confirmation, unfortunately we are looking for candidate with CL's. All NATO contract roles require the candidate to have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application​. Additionally, the candidate must also have the
soyle bir cevap geldi yurtdisi isverenden:

Thank you for your confirmation, unfortunately we are looking for candidate with CL's.

All NATO contract roles require the candidate to have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application​. Additionally, the candidate must also have the nationality of one of the NATO member nations.

Without both the required clearance and NATO nationality, a candidate cannot be considered for this position.

Should you obtain the required clearance in the future, please let us know!

google'da arastirma yapiyorum fakat her zamanki gibi danismanlik sirketleri seo amacli dandik yazilarla doldurmus.

anladigim kadariyla clearance'i isverenin istemesi lazim ki prosedur baslasin.

anlamadigim bir sey mi var? yardimci olabilir misiniz?
0
nibba
(24.02.26)
ben savunma sanayiinde calisirken calistigim yer benim icin almisti. isveren araciligiyla olmasi gerekiyor sanirim.
+1
antikadimag
(24.02.26)
benimkini de işveren istemişti. çalıştığınız kurumla iletişime geçin
+1
Hallegadola
(24.02.26)
orada bir yer yanlış yorumlanıyor. firma demiş ki?

"must have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application"

yani 'clearance sahibi olan aday' aranıyor. Yoksa başvurma diyor.

bu belgeyi alabilmek için Nato' ya proje yapan bir savunma sanayi firmasında çalışmanız gerekiyor. Sizi işveren bildiriyor, daha sonra Adli kurumlardan güvenlik soruşturmanız yapılıyor, daha sonra uygunsanız kabul ediliyorsunuz.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Bireysel başvuru yapabiliyor musunuz emin değilim.

İş ilanı diye tahmin ediyorum zaten açıkca yazılmış hali hazırda NATO SECRET clearence lı personel arıyorlar. Bunun sebebi clearence ın çıkması uzun sürüyor. Türkiye görece hızlı ama türkiye için 6-9 aylık bir süreç ( 1.derece de asker varsa daha çabuk oluyor) ama italyada 18 ay+ sürüyor misal vs. 5 yıl için verildiğinden hali hazırda sahip personel bulunuyor.

Yani şu andan alıp o işe muhtemelen başvuramazsınız.
+3
wallcan
(24.02.26)
(15)

35 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?

Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.

Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
0
chicha_v2
(24.02.26)
ektirmedim, hiç umrumda değil.
ama ektirecek olsam fiyatına bakmazdım. işin ehli bir hastanede anestezi uzmanı, doktor vs ile yaptırırdım.
0
orpheus
(24.02.26)
Pamela'nın karşısına çıkan adamlar gibiyim. Hayır yani
+1
runaway
(24.02.26)
Yaptırmadım düşünmüyorumda ancak şirkette yaptıranlar var nerede yaptırdılar kaça yaptırdılar bilmiyorum.
Bazısı güzel oldu bazısı pek tutmadı ama kafa yapısına güzel oturmadı saçları
0
basond
(24.02.26)
ektirmedim ama ektirmeden once su protez sac mi denesem diyorum.
0
oscar
(24.02.26)
Moralnizi bozmak istemem ama saçım belime kadar.
(bkz: Swh)
0
rakicandir
(24.02.26)
ektirmedim. kel ve şişman seven bir kadın buldum. çok daha masrafsız ve acısız oluyor.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Soru ektirdiniz mi olunca ektirmeyen de cevap verebilir gibi. Ektirmedim. Ama konuyu detaylıca bilirim. Benim ex alnının geniş olması nedeniyle saç ektirdi ve saç çizgisini öne aldı.

Eskiden doktorlar teknisyenlerden iyi yapıyordu ama şimdi yetenekleri eşitlendi. Doktor olunca da zaten büyük kısmını teknisyen yapıyor. Onlar kendilerine yer açtılar. Doktor olunca malpraktis olur, teknisyenlerde sigortası var mı bi bak istersen. Teknisyene 50 çokmuş bu arada. Tavsiye edilir mi, çok ciddi bir kellik varsa oraya ne ekersen ek yetmez, seyrek seyrek gözükür. her yerde saçı olup seyrek olanlar var, onlar aralarına eklenince memnun oluyordur. bomboş alana saç ektiren mutsuz oluyor. kel alaka oluyor dsjkfjsdkfjsd
0
gabe h coud
(24.02.26)
yaş 40 oluyor, saçım epey seyrekti 1 ay önce ektirdim. 2800 eur, serkan aygın klinik. sözlüğe süreçle ilgili entry girdim. olur olmadık yerde yaptırmayın kesinlikle hiç öyle basit bir iş değil.
0
awlmi
(24.02.26)
kesinlikle düzgün bir yerde yaptırın ama mesela @awlmi yaptırdığı yerdeki doktor da kendi ekmiyor sadece ismini kullanıyor zamanında bolca reklam yaptığı için de baya popüler oldu. operasyona başkaları giriyor ve onlar da doktor değil.

cinik de iyidir ama dediğim gibi bu kişiler ekim asla yapmıyor.
0
elektr10
(24.02.26)
hiçbir yerde doktor ekmez zaten. doktor sadece reklamını yapar. işlem öncesi seni sadece muayene eder arada da işlem sırasında işi yoksa seni işi kontrole gelir o kadar. hiçbir doktor 8 saat saat ekmek için zaman ayırmaz :)
0
Başka
(24.02.26)
doktor ekim işlemini kendi eliyle yapmıyor ancak dizaynını o yapıyor. dizayn dediğim de sadece saç çizgisi değil, ekilecek alanı 8-10 bölgeye ayırıp hangi bölgeye kaç adet greft ekileceğinin planlamasını yapıyor. ayrıca operasyonun bütün prosedürlerini de o belirliyor. sadece ismini kullandırıyor gibi bakmak bu açıdan doğru değil. kendisi operasyona giren iyi doktorlar var ama greft başı minimum 1.5-2 eur istiyor. bu kez de maliyet uçuyor.
+1
awlmi
(24.02.26)
benim arkadaşım yaptırdı gerçi 35 değil 30 yaşında sayılır mı bilmem. iki yandan önler açıktı sadece oraları doldurdu çok da iyi oldu sırma gibi, hiç yapay durmadı. onun yaptırdığı da doktor değildi sanırım ama 2024 de 30 bine yaptırmıştı galiba.
0
rayde
(24.02.26)
saçım oldukça döküldü, kafa yapım düzgün saçımı kısa kestiriyorum idare ediyorum. @galahad reloaded reyizinki gibi kel ve şişman seven bir kadın buldum evlendim saç ektirmeyi piyangodan bedavaya müthiş bir klinikten çıkmadığı sürece düşünmem.
0
denizgonen
(24.02.26)
37 oldum, yaptırmadım. Bir 5-7 sene daha gider var bir sürü saçım. Şampuan kullanımını çok azaltın gibi naçizane bir tavsiye bulunup kaçıyorum.
0
herseysoyledigimgibioldu
(24.02.26)
ektirdim çok memnunum, ektirmediğim yıllara üzülüyorum o derece. artık soğuğu yağmuru ben de herkes gibi hissediyorum. rüzgarın yönünü bulmak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırmam gerekiyo artık benim de. böyle de çok iyisin diyenlere bakma, 5-10 yaş geriye attım. ilk başlar tabiki biraz sıkıntılı ama sonrası çok güzel. kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim eşim de aman ben seni kel buldum böyle çok yakışıklısın falan diyodu. meğer başkaları da beğenmesin diyeymiş.
+1
entropik
(24.02.26)
(10)

Arkadasla iletisimi azaltmak

Kittie
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.Sonra bir kez daha bulustuk. Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yor
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.
Sonra bir kez daha bulustuk.
Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)
Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yorgunum ama dedim. Ama senin icin geldim, yorulma diye dedi. Yine ciktim gittim napiim. 5 dakka yurume mesafesinde cafe.

Yani cok israrci. Evet onla vakit gecirmeyi seviyorum ama cok arada takilmalik biri benim icin. Nasil sinir konur? Veya tamamen hayatimdan cikarmam mi gerekir, arada takilma diye bi sey olmaz mi?
Bir daha semtime gelirse ne desem ki
0
Kittie
(22.02.26)
evde değilim, şu an başka bir arkadaşımlayım malesef gelemem vs.
0
orpheus
(22.02.26)
Baska: arkadas olarak gormuyor degilim ki. Yani senin mesela tum arkadaslarin her dakika gorustugun insanlar mi? Bu kiz direkt beni en yakin arkadasi yapiyor. Yani arada sirada gorustugun insan arkadas olmuyor mu? Illa cok yakinlasmak mi lazim
+1
🌸Kittie
(22.02.26)
Buenosdias: Kendi yorumunu niye katiyorsun ki. Gunluk hayatinizda da boyle misiniz siz ya. Var senin gibilrr burada baya da coksunuz hatta
-1
🌸Kittie
(22.02.26)
@kittie o demek ki senden güç buluyor ve seni her daim yanında istiyor. sana ihtiyacı var. sen ise ay benim bugun seninle gorusme modumda degilsin diyosun.

ben reddedemiyorum. arkadasım isterse yanında olurum.
-2
Başka
(22.02.26)
"Baska" senin bu ellinci nick'inmis. Kim oldugunu ogrendim. Sana cevap yok.
0
🌸Kittie
(22.02.26)
"Müsait olmadığım zamanları kollarsan elbette görüşemeyiz"
"Şu an hiç uygun değilim başka zaman lütfen"
"Bana sormadan plan yapma"

Gibi cümleler kurulabilir.
+1
muhayyer divan
(22.02.26)
Hep başına gelen olayla ilgili mi konuşuyosunuz yani o konuda mı desteğe ihtiyacı var. Ne gelmiş başına?
0
benim bir gizli bildiğim var
(22.02.26)
çürük sebze temas ettiği sağlam sebzeleri de çürütür.

herkese mesafeli olmak, mıçmıç ilişkiler olmaması ya da arada kafayı dinlemeniz güzeldir. konuşmak istemiyorsanız direkt ' bu akşam başkasına sözüm var' cümlesi yeterli gelecektir.
0
galahad reloaded
(23.02.26)
bir daha semtinize gelirse bir kere telefonu acmayin, mesaj atarsa da cevap vermeyin. 3, 4 saat sonra mesaj atin ve sunlardan birini soyleyin: 1) partnerimleydim deyin (eger varsa), 2) ailemleydim, akrabamlaydim (eger varsa), 3) evde degildim, 4) uyuyordum. bazi insanlar musait degilimden anlamiyor ki boyle durumlarda musait degilim demek kaba karsilanabiliyor. o nedenle oncelikle sizin baska bir hayatiniz oldugunu, bu gibi oncelikleriniz oldugunu belirten durumlar sunmaniz gerekiyor. eger gelirse ve bu durum yasanirsa daha iyi olur. orada bekler bekler, sonra gider, bir daha da yapmaz. siz her seferinde giderseniz hep yapacaktir. ama gitmemenin de guzel bir aciklamasi olmali (bu kisi icin).
+1
Sour
(23.02.26)
Sormadan etmeden kalkıp gelmek ne ya bu ne saçmalık.
Senin için geldim diyor bir de. Bunun önünü kesmeniz önemli, birkaç kez orada olmadığını, işin olduğunu söylersin haberleşmeden gelmemeyi öğrenir.
Geç cevap vermek, planları daha seyrek hale getirmek çözüm olabilir.
Programınız yoksa bile varmış gibi davranabilirsiniz, bazı insanlar buna mecbur bırakıyor.
+1
mutekebbir
(23.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(7)

Cin, Ningbo'da 4500 Euro yeterli mi, yasam nasildir?

Sour
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bo
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bolgeyi bilen var mi? Cin'de yasayan, calisan var mi? Nasilsiniz?
0
Sour
(17.02.26)
bu şirket çinli şirketimi yabancı sermaye mi. iş yükü az olabilir ama çalışma kültürü bok gibi olabilir, bir sürü asyalı arkadaşım var çoğu asya çalışma kültüründen illallah edip avrupaya kaçıyor. kendim de koreli ve japon şirketlerinde çalıştım bana göre değil, çin de çok farklı değildir muhtemelen.
+2
nahtoderfahrung
(17.02.26)
daha önce çinli bir ekip ile çalıştın mı bilmiyorum ama çinlilerle çalışmak çok zor. algıları-düşünme biçimleri tamamen farklı. eğer bir ekip lideri-yönetici olacaksan kabul edilebilir. daha orta seviye bir pozisyonsa başında bir çinli olacaksa çok canın sıkılabilir. çünkü senden bir çalışan olmanı değil köle olmanı bekleyecekler.
+2
orpheus
(17.02.26)
@nahtoderfahrung yabanci sermayeli bir sirket. ingiliz sirketi. bunu hic dusunmemistim acikcasi. nasil bir calisma kulturu var asyali sirketlerin?
0
🌸Sour
(17.02.26)
İzlemenizi tavsiye ederim.

www.netflix.com
0
galahad reloaded
(17.02.26)
genel olarak senden sürekli bedava overtime yapma beklentisi var, aşırı ırkçılar avrupadaki ırkçılık yanında hiç bir şey kalır, kadınsan ekstra zor, cinsiyetçilik tavan, benim çalıştığım koreli şirketteki müdür kadın almamak için elinden geleni yapıyordu, alınmış olanları da insan yerine koymuyordu. izinlerini ne kadar rahat kullanabileceğine de bak, çin yasalarına göre çalışacaksın orda avrupa değil.
+1
nahtoderfahrung
(17.02.26)
Abi Fransa'da ki maaşın azmis, iş neydi? Çünkü illa ayrilasin yoksa burada da daha iyisi olabilir belki.
Malesef nereye gidersen git hem sana daha çok maaş verip hem Aynı tatil olamaz. 40 gün demek 8 hafta demek, ben hayatta şu an 7 hafta tatilimi bırakıp 2-3 haftaya dönmem. Hayatta paradan önemli şeyler de var ama senin maaş Bir tık düşük o kesin.
Bir de denilen de doğru; Çin'de çalışacağını yeri iyi arastir sonra kendini 9 9 6da bulma.
+1
logisticsmanager
(17.02.26)
büyük uluslararası bir şirketse ben denerdim. öyle bir şirket zaten expat kaynıyor olacaktır. shanghai'a yakın bir şehir; bence ilerisi için (başka bir yerde yöneticilik vb.) çok bir deneyim olur.
+1
eileengray
(17.02.26)
(8)

kişisel başarı kıstası

kondansator
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
-1
kondansator
(17.02.26)
Net bir kriterim yok, insan yaşadığı hayattan mutlu olabiliyorsa başarılıdır bence.
+3
basond
(17.02.26)
self actualization, kendini gerçekleştirme. kişisel gelişim. huzur. kendi değerlerinle çelişmeden yaşayabilmek. yaşadığın hayatın bir anlamının olması. ait hissettiğin bir aile, bir toplum. saygınlık.

aslında iç başarı, dış başarı diye ayırıp bunları sınıflandırabilirsin de. para, kariyer vs dış başarı, diğerleri iç başarı gibi.
+3
gabe h coud
(17.02.26)
bence sevdigin seyi bulup o konuda yeni seyler yaratmak ve bu yarattiklarinin konuyla ilgili diger insanlar tarafindan begenilmesi. kelimeleri seviyorsan kitap yazmak, yemek yapmayi seviyorsan basarili bir restoran acmak, dikis dikmeyi seviyorsan elbise dikmek vs.

toplumun basari olarak kabul ettigi cogu sey (iyi okullarda okumak, iyi kariyer yapmak) tamamen cevresel, sosyoekonomik ve rastlantisal sartlara bagli. ornegin iyi okullara gidenler ailesinin imkanlari sayesinde gidiyor. sonra da iyi sirket iyi okuldan recruit ediyor. benim amerika'daki arkadaslarimin cogu zaten tr'nin %1-2'lik kesiminden. veya okul sonrasi kariyer yapan arkadaslarimin cogu ailelerinin networku sayesinde yapti. mezun olan arkadaslarimdan babasinin tanidigi olanlar iyi sirketlere girdi savunma sanayi, thy vs. olmayanlar sefilleri oynuyor saka maka. ayni kalibrede adamlar bunlar taniyorum hepsini. birinin sosyal baglari var digerinin yok. bu sartlar lehine degilse bak o zaman basarili derim. anadolu'nun ilcesinden cikip savunma sanayine torpilsiz giren arkadaslarim da var. ama bunlar okulda veya baska bi yerde derece yapan exceptional caseler.

bircok basari zannedilen sey iyi bir dalgaya denk gelerek yukselmek. veya cevresel sartlar. atiyorum 10 sene once amerika'ya gelip para kazanmak ve kalici olmak cok kolaydi. burada okul okuyup azicik gozu acik olmak yeterliydi. simdi ekonomi coktu layofflar oldu zehir gibi insanlar terk etmek zorunda kaldi. simdi biri basarili biri basarisiz mi? kagit ustunde oyle ama aslinda hikaye ebb'de mi flow'da mi yakalandigin. veya bana son denememde lottery'den h1b cikmasa veya layoff'a yakalansam abd'yi terk etmek zorunda kalacaktim ama cikti ve simdi faang sirketinde calisiyorum.

toplumdan kabul gormek insani iyi hissettiriyor saka maka. cok zehirli bir sey bu. toplum da guce tapiyor. ornegin cok para kazanan kisi, statusu yuksek guclu kisi olmak toplumsal basari oluyor. insanlardan kabul goruyorsun. ve bircok soyut kavram insanlarin ortak kabulleri uzerinden anlam kazaniyor. o nedenle bu tarz basari da topluma gore basari. ne kadar para yaptin, ne kadar guc sahibisin, nasil dekorasyonlarin var toplum bunlara bakiyor. bunlara nasil ulastigina bakmiyor. kimsenin o kadar zamani yok. yaptin mi yapmadin mi. cogu basarili isadami hikayesinin arkasinda korkunc ahlaki kokusmusluk var. vs vs yine yazdim bilinc akisi gibi.
0
antikadimag
(17.02.26)
başarı demek para demektir. sonuçta para için yaşıyoruz. para varsa hayatta kalabiliyoruz.

finansal özgürlüğüne ulaşamamış, her gün çalışmak zorunda olan hiç kimse başarılı değildir. henüz başarılı olamamıştır.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
mutlu ve ozgur bir hayat.
0
Sour
(17.02.26)
telefonumda 1368 kişinin numarası var. herhangi birinin numarasını körlemesine çekip 'galahad nasıl biridir, kendisine güvenilir mi?' diye sorabilirsiniz.

başarı budur.

narsistlikte budur :)
-2
galahad reloaded
(17.02.26)
ekonomik özgürlüğe kavuşmuş, duygusal olgunluğa erişmiş ve mutlu bir insan bence başarılıdır.
0
orpheus
(17.02.26)
Huzurlu bir hayat ; kişisel başarı.

Huzurlu hayat kişi için ne ifade ediyorsa.
+1
kumandanim
(18.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(9)

kendi şirketini açıp iş yapanlar

gule gule
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?

çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
+1
gule gule
(16.02.26)
Batmanın tam tanımını bilmiyorum ama az çok kazananlar da var. Pek kazanamayıp kapatanlar da var. Pek kazanamayanlar daha çoktur muhtemelen. Mesela hanım da otantik bir ayakkabı modeli satmaya başladı. İlk sene depo gibi bir yer vardı zaten yapılan kâr bir nevi oraya gitti. Şimdi idare eder ama dişe dokunur bir kâr yazma durumu yok. Şu ana kadar kâr sıfır denebilir neredeyse. Niyetimiz mümkün olduğunca fazla satıp, kapatmak. Koyulan para bile zor çıkacak büyük ihtimalle.

Zaten bu tür işlerin belki tamamında öyle bir düzen var ki, eskaza çok iyi satmadığın sürece dişe dokunur bir getirisi olmuyor. Hollanda'da yaşıyorum. Restoranların fiyatları yüksek geliyor ama özellikle paket siparişinde aslında tam bir kepazelik söz konusu. Gönderim masrafını saymıyorum. Adam 30 euroluk yemek satıyor. belki 8-9 euro direk sipariş verilen platforma gidiyor. KDV var, yemeğin yapıldığı malzemenin masrafı var, çalışanlar var, kredi çektiyse onun faizi var, bütün bunlardan sonra kalan paradan bir de gelir vergisi alınıyor. Neticede ortalama yemeği yapana belki net 5 euro kalıyor. Türkiye'deki rakamları bilmiyorum ama gene bu ayardadır. Aracı tekel olmanın gücüyle parayı vuruyor, işi yapıp riski alana kuş kadar bir şey kalıyor. E-ticaret platformlarında bildiğim kadarıyla kategoriye göre de komisyon farklı, yani kar marjı yüksek bir ürün grubuysa aslan payını gene platform almayı ihmal etmiyor.
0
mbond
(16.02.26)
yılların sektör devleri bile patır patır batıyor gözümüzün önünde, maaşlı işini bırakıp mum satmaya çalışan garibanın ayakta durabilmesi mucize bence.
+1
loch ness
(16.02.26)
Ticaret bence her zaman ek iş. Boş boş müşteri beklemek zaman israfı. Çoğu kişi patron olacam deyip sinek avlıyor
-2
runaway
(17.02.26)
türkiye'de 5 işletmeden 4'ü ilk 5 yılda batar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.02.26)
abi (bkz: hooters) batiyorsa herkes batabilir, ben artik o noktadayim. :D
karim icerde +1, bunun dunya geneline vurabiliriz hatta sadece lokal degil.
+1
cooperr
(17.02.26)
producthunt sitesine git 2 yıl önceki girişimlerin websitelerine bak çoğu domaini bile yenilemeden kapatıyor.

keza webrazzinin 2-3 sene önceki postlarına git ordaki türk girişimlerin çoğu da batmış oluyor. bunlardan ciddi yatırım alan projeler de var aralarında
0
plastic_angel
(17.02.26)
mükellef değilken 100 liraya satıp 50 lira kâr ettiğin üründen, şirket açınca 10 lira falan kazanıyorsun.
0
birdirbir
(17.02.26)
bunlar ucuz rekabetin olduğu işler. rakip çok, hammadde/malzeme çıkışları genelde aynı kanaldan ve herkes yapabiliyor.

bu işlerden nasıl parayı kırarsınız? ; bence niş bir alan ve ürün belirlemeniz gerekiyor. Ambalaj, reklam gibi marka dilini kuvvetlendirecek argümanlar yapmanız gerekir. sosyal medyada içerik üretiminde ya çok başarılı olmanız gerekir ya da destek almanız şart. en önemlisi nakit akışını düzenli hale getirebilecek ticari zekaya sahip olmanız lazım.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Uzunca bir süredir bu tarz iş yapanları takip ediyorum instagram üzerinden. Dört yıldır aşina olduğum kişiler var. Tüm vaktini emeğini bu işe verenlerin neredeyse tamamı bıraktı. Ama emekli, ev hanımı olup zevkine iş yapıp satanlar devam ediyor.
Mum, miyuki takı, kapı süsü, gelin tacı, kına hediyeliği, baskı çanta/ tişört vs satarak ‘çok’ para kazanırım diye yola çıkanlar bir durak öteye gidemiyorlar çünkü hiç hesap etmedikleri bir reklam/görünür olma bütçesi var.
Elinde çok ürün kalıp toptan satmaya çalışan hesap dolu sosyal medya. İşin özü batma değil ama kazanamadan, emeğinin karşılığını alamayıp üstüne zarar ederek kapatanların oranı %90-95 arası.
0
hayalhayal
(17.02.26)
(9)

Yurt dışına çıkınca internet bankacılığı uygulamalarında sıkıntı oluyor mu?

santimantal
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.
Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.
Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.
Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.
İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.
Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya devam edeceğim.
Banakalardan giriş vb. işlemler için SMS gönderildiğinde sorun oluyor mu?
Yoksa yurt dışında bir numara alıp bankalara da o numarayı mı bildirmek daha iyi?

Bu konuyla ilgili deneyimlerinizi paylaşırsanız güzel olur.
0
santimantal
(10.02.26)
Bende is bankasi var. Uygulamayi falan guncellediginde veya bir sure giris yapmayinca tekrar sms teyidi yaptiriyor. Turk hattin acik kalacaksa bankadaki telefonu degistirmene gerek yok bence. Banka yabanci hatta sms yollarken sikinti yasabilir mi? Belki.
0
hot potato
(10.02.26)
Ben “tarifen yurt dışında geçerli” paketlerini kullanıyorum, Türkiye’deymişim gibi her şey çalışıyor.
0
orient blue
(10.02.26)
Garanti, Akbank, Kuveyttürk uygulamaları çalışıyor. Telefona ilk uygulama kurulumundan sonra SMS onayı bile istemedi.
0
mbond
(10.02.26)
bildirimle giriş yapıyorsan zaten sorun yok. Farklı hat alıp taksan bile kullanabiliyorsun. Fakat sms gelmesi gerekirse Türk hattın gerekecek (bu arada yeni telefonların çoğu çift sim, o şekilde iki hat takılı kullanıyorum ben)

Problem olmuyor yani. Ama havale-eft-swift vb. limitini artırman gerekecekse şimdiden yap mesela. (gerçi bazı bankalar kimliğini NFC ile okutup görüntülü görüşme ile bağlanıp vs. yapmana izin veriyor. Ama bazıları hala dilekçe istiyor galiba)
0
nhk ni youkosu
(10.02.26)
Yurtdışındayım, hayır sorun yok hatta wificall ile arama bile yapabilirsin. Telefonun ve hattının bu özelliği olmadı yeterli onu araştırıp kontrol edebilirsin. İşbankası ve enpara kullanıyorum zaten mesaj vs bildirim olarak da düşüyor, bankacılık uygulamaları için ekstra bişey yapmana gerek yok.
Hattımı da en son turkcell vodafone belasından kurtarıp kontorlu bimcelle çektim.
0
tuborg yesili
(11.02.26)
romanya'dayım.
enpara hesabını aktif olarak 6 yıldır burada kullanmaya devam ediyorum.
eski telefonumda türk sim kartı takılı.
3d şifreleri oraya geliyor sms olarak.
eski telefon hücre verisi kapalı tamamen.
aktif olarak kullandığım telefonda rumen sim kartı var.
enpara uygulaması da onun içinde.
kullanırken hiç sıkıntı yaşamadım.
40 yılda bir türk hattına lira yüklüyorum.
0
rain when i die
(11.02.26)
ticari bankacılıkta problem yaşayabilirsiniz. onun dışında günlük hayatınıza devam edebiliyorsunuz.
0
galahad reloaded
(11.02.26)
kesinlike sorun oluyor. özellikle seni 444lü telefonlardan aradıklarında ulaşamıyorlar. sen arayamıyorsun vs birçok saçma sorun yaşadım ben.

salak bankalardan biri ilk kez bir ibana eft yaptığında 444lü numaradan beni otomatik arayıp 1e basmamı istiyordu ama tuş çalışmıyordu vs.

herşeye hazırlıklı ol. %100 bir konuda sorun yaşayacaksın.
0
plastic_angel
(11.02.26)
Her sey rutin devam ederken sorun olmuyor ama telefon/telefon numarasi degisikligi gerektiginde sms'e ulasabilmek onemli.Bende yurt disinda yasarken Turk hatti olmamasina ragmen Enpara ve Yapi kredide tum bu degisiklikleri yapabildim ama Ziraat ve Halkbank olmadi ornegin.Her sey rutinde iken degisiklik yok ise hepsi calisiyor
0
turkuaz
(11.02.26)
(3)

işyerinde mobbing

isimsiz uye
türkiye genelinde tanınmış bir restoranda kasa görevlisiyim. bağlı olduğum şubenin şefi tarafından sistemli olarak mobbing'e uğradığımı düşünüyorum. işe başladığım 2 aydan bu yana iş performansımı devamlı olarak yetersiz bulduğunu "hissettirmesinin" yanı sıra son zamanlarda kantarın topuzunu kaçırdı
türkiye genelinde tanınmış bir restoranda kasa görevlisiyim. bağlı olduğum şubenin şefi tarafından sistemli olarak mobbing'e uğradığımı düşünüyorum. işe başladığım 2 aydan bu yana iş performansımı devamlı olarak yetersiz bulduğunu "hissettirmesinin" yanı sıra son zamanlarda kantarın topuzunu kaçırdı iyice. en sonki salon toplantısında (biz yokuz, sadece garson ve komiler var) hakkımda öküz gibi bir tabir kullanmış.

olay şöyle gelişiyor:
haftasonu iş yoğunlaşıyor, kendisi iki kasiyerden birini (o gün için beni) servis ekibine desteğe çağırıyor. ben masaya gidip sipariş alıyorum ama bilgisayarda yetkim olmadığı için siparişi giremediğimden dolayı yetkili garsona siparişi bildiriyorum. ilgili garson siparişi unutup girmeyi unutuyor ve toplantıda "bakın geçen gün bu arkadaşımız siparişi unuttuğu için sorun yaşandı" örneği veriliyor ve bahsettiğim şef "o da öküz gibi çalışıyor zaten" gibi bir tabir kullanıyor.

ben tüm bunları komi bir arkadaştan öğreniyorum, bu kişiyi kenara çekip sorduğumda "öyle bir şey demedim, desem bile bu kadar alıngan olma biz burada biriz, abi kardeş sayılırız şaka yoluyla takılıyorum bana çok alınganlık gösteriyorsun" diyor, akabinde hemen bir komiden şüphelenip "sen toplantıda konuştuklarımızı açık mı ettin, seni işten kovacağım" diye tehdit ediyor.

bu, adamın personele genel bakışından bir örnek sadece. bu tarz hisleri çalıştığımız her gün yoğun şekilde hissediyoruz. kendisini bu tutumundan dolayı şikayet etmek istiyorum ama bütün restoran ya Stockholm sendoruma girmiş, ya da bu adamın derdi sadece benimle, bilmiyorum. ama hemen herkesin ufak da olsa sorun yaşadığı bir adam kendisi. bölge müdürü ve patronlarla arası iyi olduğundan konuyu o kişilere taşıyamıyorum ama hukuki bir hakkım varsa bilmek isterim. psikolojik olarak saçmasapan bir buhraca sokuyor kendisi
0
isimsiz uye
(10.02.26)
Ciddi bir iç denetim, etik yapılanması yoksa kimi kime sikayet edeceksin? İş aramanı öneririm
+1
artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Buradan bir şey çıkmaz. Başka bir iş bakın.
+1
cay koy geliyorum
(10.02.26)
bu anlatılanlara göre durum yönetici baskısı ya da sertliği diyelim.

. Sürekli performans düşüklüğü iması
. Toplantılarda hedef gösterme
. Yetki verilmeden sorumluluk yüklenmesi
. Tehditkâr atmosfer

bunlar süreklilik + sistematiklik oluşturursa mobbing sayılır. ancak bunu ispatla yükümlüsünüz. bunun için insan kaynaklarına yazılı bilgilendirme yapmanız gerekiyor. mesela pek bilinmez ama bu tip durumları noter kanalıyla direkt işverene bildirebilirsiniz. o zaman ortalık kaynar işte. çünkü kayda giriyor ve mobbing davalarında size +1 sağlar.
0
galahad reloaded
(11.02.26)
(2)

Arkadaşımın aracı ile yurt dışına çıkış için ne gerekli?

croswell
Vekalet gerekliymiş sanırım da bunun haricinde (sigorta dışında) başka bir şey var mı?Vekalet ücreti ne kadar tutuyor?
Vekalet gerekliymiş sanırım da bunun haricinde (sigorta dışında) başka bir şey var mı?
Vekalet ücreti ne kadar tutuyor?
0
croswell
(09.02.26)
vekaleti noterden vermesi gerekiyor. vekalette 'croswell bu araçla yurtdışına çıkabilir' ibaresi olmalı. bazı noterlerde 'croswell bu aracı kullanabilir' yazıyor. bu ibare ile giderseniz kapıkule' den geri dönersiniz.

yeşil sigorta yaptırmanız lazım.
aracın üzerinde banka kredisi ya da haciz vs. varsa çıkamazsınız.

konuyla ilgili başka bildiğim yok :)
+3
galahad reloaded
(09.02.26)
Var olan kasko kapsamına yurtdışı klozu eklenebilir. Zorunlu değil.
Çoğu zaman çok cüzi bir fark geliyor (günlük hesaplanıyor) ama Türkiye'deki kasko yurtdışında da geçerli oluyor. Özellikle emanet araçta daha da önemli olur diye düşünüyorum.
Vekalat ücreti 1500-2000 TL gibi bir şeydi geçtiğimiz sene sonunda.
0
burfak
(09.02.26)
(4)

Döviz büroları haftasonu açık mı?

egerbiryolcu
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.

Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
0
egerbiryolcu
(06.02.26)
cumartesi açık olanlar var. gideceğiniz büroyu arayın sorun google map'ten adresini ve telefonunu bulup.
0
elektr10
(06.02.26)
son çare kuyumcular. tabi o gün makaslar biraz aleyhinize olacaktır.
0
lazpalle
(06.02.26)
cumartesi almak zorunda iseniz kurları iyi kontrol edin makası çok açarlar. yüklü miktar ise bence almayın.
0
gercekdunya
(06.02.26)
hafta sonuna bırakmayın, üzerinizi başınızı yırtarlar üstadım. veya gitmeden önce bugün arayın, para transferinizi yapıp ayırtın. yarın da gidip alırsınız.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
(2)

Doktorların maaş hesabı

kirmizipilotkalem
Merhaba duyuru ahalisi soru şu. Bir devlet hastanesinde memurum doktor arkadaşlarım var fakat sormak ayıp olur diye soramıyorum. Şimdi normal bir uzman doktor randevulu dışında günde 100 ve daha fazla hasta bakabiliyor. Performansa göre maaş dışında teşvik alınıyor sanırım ama bu ücret belirli bir o
Merhaba duyuru ahalisi soru şu.

Bir devlet hastanesinde memurum doktor arkadaşlarım var fakat sormak ayıp olur diye soramıyorum.
Şimdi normal bir uzman doktor randevulu dışında günde 100 ve daha fazla hasta bakabiliyor.
Performansa göre maaş dışında teşvik alınıyor sanırım ama bu ücret belirli bir ortalamaya göre mi yoksa hasta başına mı alınıyor.
Ortalamaya göre ise atıyorum 40 tane randevulu hastasına bakıp bırakır ama sınırsız hasta alan (genelde 130-140 civarı, bu sayı sadece muayene değil geneli ilaç yazımı) doktor var. Bu maaş neye göre hesaplanıyıor ve ortalama ne kadar oluyor?
Branş fark etmeksizin soruyorum herhangi bir uzman hekim.
Diş hekimleri hariç.
0
kirmizipilotkalem
(05.02.26)
Her hastanenin uygulaması farklı Kimisi bütün performansı yaptırdığı biyokimyalar dahil belirli bir yüzeyle anlaşıp veriyor Kimisi de yaptığı bu muayenin parasının üzerinden bir yüzde veriyor biyokimya falan Onlardan hiçbir para vermiyor Bunlar özel Has taneler için tabii sözleşmeye bağlı hepsi anlaşmana bağlı çok Hastam varsa yüksek yüzde istersin çok biyokimya yaptırıyorsan ondan para istersin çok radyoloji yaptırıyorsan ondan da para istersin.
Bir de daha çok ilaç yazan bir doktorsa zaten sabit ücreti anlaşılıyor
0
eja
(05.02.26)
hastaneden hastaneye değişiyor. sabit bir oran ya da çarpan yok.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
(11)

nasil olmus sizce

aferin cok iyi dusunmussun
https://www.instagram.com/reel/DUYYW2NCDwf/?igsh=dzZucnJ0M2NwZmg4hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim a
www.instagram.com

hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)

cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim ama dogru duzgun firsat olmadi, acaba simdi ders filan mi alsam diyorum

gerci ders alip napcam, grup mu kurcam bu saatten sonra ama bi taraftan da hosuma gidiyor

es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem

gitar vs uzerine tavsiyeniz varsa da super olur soyle tutma, boyle cal vs gibi
+3
aferin cok iyi dusunmussun
(05.02.26)
Akustik gitarın telleri başlangıç için daha çok acı verir fakat zamanla alışırsın. Belki daha ince bir tel takımına geçersen nispeten kolaylaşır fakat her enstrumanın bir zorluğu var, akustik gitarın da zorluğu çelik telleri

Başarılı buldum devam et
0
grimavi
(05.02.26)
sesin çok güzel, devam.
0
antihero
(05.02.26)
ben cok begendim.
gitar konusunda hic bilgim yok ama dinleyici olarak cok güzeldi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.02.26)
teknik bilgim yok, ben beğendim. sesiniz güzel :)
0
black holes in the sky
(05.02.26)
sifir egitim ile iyi bence, potansiyel var.
0
cooperr
(05.02.26)
Bir dönem hayatını müzisyenlikle kazanan biri olarak gayet başarılı buldum. Müziğe yeteneğin olduğu çok açık.

Yeni başlayanlar, tellerin akustik gitara göre çok daha yumuşak olduğu klasik gitarda bile bare basmakta zorlanırken sen orayı çözmüşsün. Şarkıyı kapo kullanarak kendi tonuna çektiğine göre belli ki şarkı söylemeye de müziğe de yabancı değilsin. Eğer kapo kullanmayı kendin araştırarak bulduysan ders almana gerek yok. İnternetteki kaynakları da kolayca çözüp seviyeni yükseltirsin.
0
thracia
(05.02.26)
bende de sıfır teknik bilgi ama sesin gayet güzel :-)
0
euteamo
(05.02.26)
Beğendim
0
kisa
(05.02.26)
thracia +1

Doğru seste çalmak için kapo kullanma kısmı yoldan geçen insandan daha farklı bir kulağınız olduğunu gösteriyor. Sesiniz gerçekten çok güzel. Nefes kontrolü beni asıl şaşırtan kısım oldu. Son hecelerde zorlandığınız veya çok derin nefes aldığınız bir an yok. Tüm video boyunca istikrarlı gitmişsiniz bravo. Müziğe bir yatkınlığınız, yeteneğiniz olduğu aşikar.

Gitar konusundaki "acemilik" yalnızca geçişlerde parmaklarınızın doğru yeri bulmakta bir tık zorlanışından belli oluyor. O da zamanla, pratik yaptıkça kas hafızasıyla ortadan kalkacak bir şey. Gitarınızın ne kadar kaliteli veya kalitesiz olduğuna şu aşamada çok takılmanıza gerek yok. Sıfır eğitimi olan ve daha çok kısa süre önce gitarı eline almış birisi için gayet iyi şu anki görüntünüz.

Baya iyisiniz bence. Devam.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
'es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem' bu cümleye çok güldüm, canım sıkkında neşelendim valla.

bak kendimden örnek vereyim; benim kız 12 yaşına girecek, 5 yaşından beri klasik piyano çalıyor. biz de bu işe başlarken her ebeveyn gibi hevesle ve pek çok kişi yaptığı için başladık, hatta ben 'cengiz kurtoğlu veya nejat alp olur en fazla' dedim, en fazla 3 yılda hevesini alır bırakır dedik. Ancak öyle olmadı, çok sevdi, o tuşlara tek tek basan çocuk şimdi Chopin filan çalıyor. Grade ve repertuar zorlaştıkça daha da işin içine giriyor ve ilgisini çekiyor, kendisi bir şeyler yazmaya başladı filan. şimdi 'müzikle ilgili bir kariyer mi kursak' diye düşünmüyor değiliz.

lütfen iyi birinden ders al, herkes yazmış ben de yazayım, sesin çok güzel. spotify' da duysam listeye eklerim ciddi diyorum. müzik aletinde teknik hakimiyet sağladıkça ve nota bilgini pekiştirdikçe bir süre sonra belki bir dersi de solfej yapacaksın, ses tekniğini de geliştireceksin.

varsa hevesin hiç kırma. go girl!
0
galahad reloaded
(06.02.26)
ne guzel seyler yazmissiniz, cesaretlendirmeniz icin tesekkur ederim, cok mutlu oldum gercekten

biraz daha ogreniyim istek parca alicam hepinizden :D
+3
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
(9)

Anne vefatından sonra babaya maaş kalması

lasttrain
SelamlarAnnem ve babam sgk emeklisiAnnem vefat etti yakın zamanda.Babama annemin maaşını bağlarlar mı? Öyle bir seçenek var mı?Erkek ölünce eşine bağlıyorlar ama bu durumda nasıl oluyor acaba?
Selamlar
Annem ve babam sgk emeklisi
Annem vefat etti yakın zamanda.
Babama annemin maaşını bağlarlar mı? Öyle bir seçenek var mı?
Erkek ölünce eşine bağlıyorlar ama bu durumda nasıl oluyor acaba?
0
lasttrain
(05.02.26)
bağlanır. başınız sağolsun.
0
summerjam0306
(05.02.26)
vefat eden annenin emekli maaşının yarısı babaya bağlanır.

başınız sağ olsun.
0
kibritsuyu
(05.02.26)
benim bildiğim ve etrafımda olan erkek ancak farklı kurumsa alabiliyor demişlerdi, dedem bağkurlu, ananem sgk, dedem ananemden maaş alabiliyor. ikiside ssk olsaydı alamazdı demişlerdi?
0
eja
(05.02.26)
Başınız sağolsun, bir değişiklik olmadıysa bendeki bilgi de @eja gibi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(05.02.26)
ben de farklı kurum olmalı diye biliyordum ama
maliyepostasi.com
sgk'yı arayıp sormak en mantıklısı gibi.
0
elorelia
(06.02.26)
başınız sağolsun, mekanı cennet olsun annemizin.

%50 miktar bağlanır. ancak bunun için 'SGK Ölüm Aylığı Talep Belgesini' SGK' dan ya da E-Devlet üzerinden doldurması gerekiyor. burada bir takım evraklar istenecek. onları da vereceksiniz. 1-2 ay sonra bağlanacak. bu 1-2 aylık zamanda geçen farkta babanıza yatacak.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
galahad +1
Başınız sağolsun.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
başınız sağ olsun. evet bağlanıyor, eniştem almıştı teyzemden sonra. detaylarını arkadaşlar yazmışlar. başınız sağ olsun demeye geldim.
0
matilda
(06.02.26)
Çok teşekkürler herkese.
0
🌸lasttrain
(06.02.26)
(5)

İngiltere’den gelen eden var mı?

dilemma of subscribtionability
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
0
dilemma of subscribtionability
(05.02.26)
ben. ama neden tanımadığım birinin 1-2 kg. eşyasını taşıyayım, ne önemi var merak ettim.
-2
deartheodosia
(05.02.26)
gümrük muhafaza türkiye 2.sezonu çekilirse oradan izleriz ne olduğunu.
0
galahad reloaded
(05.02.26)
Kim olduğunu, orada ne yaptığını, getirtmek istediğin eşyanın ne olduğunu falan anlatıp insanlara güven ver ki tanıdığı biri bile istese “niye taşıyım eşyanı” diyecek tiplere konuşma fırsatı verme.

Sanki şahsına sormuşlar gibi soruya soruyla cevap veriyor.
+4
lazor
(05.02.26)
Yazar zaten eşyayı taşıyacak kişiyi arıyor. Yoksa sizin İngiltere'ye gidip gitmemenizle ilgilenmiyor. Bir şüpheniz varsa, yeriniz yoksa, vaktiniz yoksa ya da herhangi bir sebepten ötürü eşyasını taşımak istemiyorsanız yazmazsınız olur biter.
Burada soru "başkasının eşyasını neden taşımamalıyız?" değil ki, "benim eşyam var, getirmek isteyen olur mu?" sorusu. Siz getirmek istemiyorsanız üstünüze alınmanızı gerektiren bir durum yok.
+4
alice in potatoland
(06.02.26)
gerçekten önümüzdeki haftalarda ingiltere’den türkiye’ye gelecek olup da sevabına yahut makul ücret karşılığında getirebilecek olan varsa, mesajla ulaşabilir bana, detayları paylaşırım.

merak edenler için 1-2 kg’lık paketin içinde eroin, uranyum, anti tank mayını, beyaz kadın, nakillik böbrek ve sakız reçeli olacak. neden sakız reçeli, sormayın.
+3
🌸dilemma of subscribtionability
(07.02.26)
(4)

Kulak içi kulaklık tavsiyesi - müzik dinleme için.

mor oje
iphone ve spotify'cıyım, müzik dinleme için 3. nesil airpods'un performansı berbat olduğu için düzgün bir kulak içi kulaklık tavsiyesi rica ediyorum. -Aşırı pahalı olmasın, sırf müzik için alıcam çünkü.-Kulak tıkacı gibi olmasın, yani airpods pro tipinde değil, airpods tipinde olsun-Telefonla konuşa
iphone ve spotify'cıyım, müzik dinleme için 3. nesil airpods'un performansı berbat olduğu için düzgün bir kulak içi kulaklık tavsiyesi rica ediyorum.

-Aşırı pahalı olmasın, sırf müzik için alıcam çünkü.
-Kulak tıkacı gibi olmasın, yani airpods pro tipinde değil, airpods tipinde olsun
-Telefonla konuşabilme imkanı olsa güzel olur ama must değil, yeter ki müzikte performansı iyi olsun.

Teşekkürler şimdiden.
0
mor oje
(03.02.26)
3 hafta kadar önce sennheiser momentum true wireless 4 aldım. şimdilik toplu taşıma da kısa mesafe yürüyüşte filan işimi görüyor.

evde televizyona filan bağlamadım daha.
0
galahad reloaded
(03.02.26)
@galahad reloaded aşırı pahalı olmasın dedim 20k'ya kulaklık önermişsiniz :)
0
🌸mor oje
(03.02.26)
ben orayı okumadım :) düzgünden sonrası yok bende.

Anker Soundcore Liberty 4 Pro
Xiaomi Redmi Buds 6 Pro
JBL Tune FLEX2 NC
benim son baktığım bunlar 5-6 bin bandındadır. daha düşük fiyatlı kulaklılar da var ama ses tatmin edici olmayabilir.
0
galahad reloaded
(03.02.26)
@galahad reloaded ben de ilk linkte fiyata inanamayıp 2 siteye daha baktım önce. :)

maks 5 bine ok'im, daha düşüğü evet kaliteli ses vermeyecektir bence de, hemfikirim. Bi bakayım bunlara, çok teşekkürler^^
+1
🌸mor oje
(03.02.26)
(5)

işverenler, ücret ödemekten hazzetmediğiniz en büyük şey hangisi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.01.26)
konu ücret ödemekten hazzetmediğim 'şey' ise; damga vergisine gıcık oluyorum.
+4
galahad reloaded
(31.01.26)
kiranın stopajından özellikle nefret ediyorum.

yıllardır vergi ödüyorum ve vergi borcum asla ama asla bitmiyor.
+3
scudman1
(31.01.26)
mali müşavirlik: faturamı gelirimi giderimi zaten gerçek neyse onun üzerinden kesiyorum ediyorum. üzerine bir de ayda sadece 2 saat bunları gib'e girip bana beyannameleri tahakkukları yollayan adama 10 bin lira vermek zorundayım. bu koyuyor. kuzenler de mali müşavir ve biri zaten sorunlu mükellefler yüzünden işi bıraktı, diğeri de yapmıyor. yani mali müşavirler de şikayetçi, neden bu iş artık otomasyon gibi yürümüyor anlamıyorum. hatta kestiğim fatura bile elektronik, ben hiçbir şey girmeden vergimin bana tahakkuk etmesi gerekli. ama birileri suyun başını tutuyor...
+4
malheiros
(31.01.26)
Maaş vermek istemiyorlar sanırım.
Neyseki asgari ücret denen bir durum var . Yoksa bu ekonomik zorlukta sadece 10bin TL'ye sigortasız insan çalıştırmak isteyen patron(!) sayısı da az değil.
+1
diyecevaplandı
(31.01.26)
Stopaj +1
+1
benim bir gizli bildiğim var
(31.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.