Giriş
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(5)

Bu herif için davulda iyi bi usta diyebilir miyiz?

halk
Yoksa ortalama biri mi?https://youtu.be/MUX9sU58Mx4?si=Q3wqKtrpSagM6HEANerden buldun? Şarkı harikaydı. Ordan denk geldi.
Yoksa ortalama biri mi?
youtu.be
Nerden buldun? Şarkı harikaydı. Ordan denk geldi.
0
halk
(05.03.26)
Adam düzgün çalmış. Ancak bu şarkı davul için zor bir eser değil. Yani bu şarkıyı çalan adam çok iyi davulcudur demez kimse :)
+1
makbur
(05.03.26)
şarkı düz bir şarkı, çok zor değil. nota ile çalan herkes çalabilir bunu.

iyi biri için ;

(bkz: el estepario siberiano)
0
galahad reloaded
(06.03.26)
Ortalamanın üstü bir davulcu. Öncelikle bir yanlışı düzeltelim; sultans of swing davulları öyle kolay falan değildir. Basitleştirilmiş versiyonlarını çalabilirsiniz ancak bu adamın çaldığı gibi orjinal versiyonunu çalmak için hi-hat hassasiyetinizin, kontrolünüzün çok iyi olması gerekir. Bu metronom hızında saat gibi sekmeyen hi-hat hassasiyeti, trampette ghost note falan, şarkının başından sonuna metronomda dalgalanmadan çalmak için ortalama üstü olmanız gerekir. Kendine güvenen açsın notalarını, bu rpm'de notaları kaçırmadan çalabiliyor mu kendini deneyip görsün :)
+2
thracia
(06.03.26)
sadece bu videoya bakarak bu davulcuya usta demek mümkün değil. doğru düzgün çalmış evet ama bu şarkının davulları çok zor değil. biraz pratikle ortalama bir davulcunun çalabileceği bir şarkı.
0
co2s2
(06.03.26)
usta görmek istersen Joey Jordison u bi gör dinle.gelmiş geçmiş en iyi ilk 5 deydi çocuk sinir hastalığından vefat etti.
-1
jamswety
(06.03.26)
(11)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(4)

Pedagog varsa fikir verebilir mi?

hrvl
6.5 yaş kız çocuk, yeğenim kendisi. Pandemi çocuklarından. 3 yaşından beri kreşe gitti, bu sene ilkokula başladı 1. Sınıf şu an. Pandemide yani küçükken biraz izole oldu haliyle ama görüntülü vs sürekli iletişimdeydik. Sonrasında eve kapalı bir çocuk olmadı parka da her gün gitti, her sene en az 2 k
6.5 yaş kız çocuk, yeğenim kendisi. Pandemi çocuklarından. 3 yaşından beri kreşe gitti, bu sene ilkokula başladı 1. Sınıf şu an. Pandemide yani küçükken biraz izole oldu haliyle ama görüntülü vs sürekli iletişimdeydik. Sonrasında eve kapalı bir çocuk olmadı parka da her gün gitti, her sene en az 2 kez tatile gidiyorlar, kalabalık ortamlara da girip çıkıyor. Ancak çocukta çekingenlik midir iletişim sorunu mudur adını koyamadığımız bir şey var. Çekirdek ailesi dışında biri varsa yanında, Sorulan sorulara sadece kafa sallayarak ya da parmağıyla göstererek cevap veriyor. Ben teyzesiyim ve iletişimimiz çok iyidir. Bana aşırı düşkün, ben de ona aynı şekilde. Ama yanımızda başkası varsa bana da cevap vermiyor, konuşmuyor.

Mesela Bugün çok samimi olmadığımız ama son birkaç haftadır üst üste görüştüğümüz birkaç kişi vardı yanımızda, hep birlikte otururken gidip babana şunu söyler misin dedik gitmedi, yabancıyla değil babasıyla bile iletişim kurmak istemedi. Benim yanıma gelir misin bi dedim benim yanıma bile gelmedi. Gözleri doldu ağlayacaktı ısrar edince, ben de oyuna vurdum geçiştirdim.

Bu tavırları beni endişelendiriyor. Yani okulda bir şey yaşasa kendini savunamaz, gelip bize de anlatamaz gibi geliyor. Ama çözemiyorum, dışarıyla iletişim kurmamasını anlarım bir yere kadar ama birinin yanında bizimle bile iletişime geçmemesi canımı çok sıktı.

Ablamı ikna etmeye çalışıyorum bir profesyonele götürmeleri için, burdan alacağım ön bilgiler çok önemli o yüzden benim için.
0
hrvl
(01.03.26)
sayın teyze şimdi burada 20 yaşındaki bir çocuk şöyle şöyle yapın diye yazacak belki de ciddiye alacaksınız ve ablanızı ona göre yönlendireceksiniz ki onu pedagog ya da pre-pedagog sanacaksınız. direkt doktora danışmanız daha makul.

5.5 yaşında, pandemide 3 yaşına kadar herkese aynı şekilde sus-pus davranmış bir cocuga sahibim. biz bir şey yapmadan kardeşimin düğününde çocuk birden açıldı. herkesle konusmaya basladı. arada halen utanır o da normal diyorum.

bu cocuga gercekten sahibim. ama belki de değilim?

ben riske atmazdım bir doktordan yardım alırdım. teyzelik bunu gerektirir.
+2
bisorumvargaliba
(01.03.26)
Anaokulundaki pdr ci bile bu işi halleder sanki. Öyle büyütülecek bişey görmedim.
+1
luluki
(01.03.26)
Çocuğun karakter özellikleri de rol oynayabilir bu durumda ama kaygı düzeyi baya yüksek, özellikle başkalarının yanında size bile cevap vermemesi ve ısrar edilince ağlayacak gibi olması sıradan bi utangaçlık olmayabileceğini düşündürüyor.
Zorlamak ve ısrar etmek ters tepebilir, kaygısını artırıp daha çok içine kapanmasına neden olabilir. Onu değiştirmeye çalışmadan, kabul ederek, küçük adımlarını takdir ederek ilerlemek önemli. Ama en sağlıklısı profesyonel yardım almak, ne kadar erken o kadar iyi.
+1
mezzosprite
(01.03.26)
aynı benim kızım. benim kızda kendi yaş grubundan izole kalıyordu. geç yürüdü, geç konuştu vs. şimdi ne oturtabiliyoruz, ne de susturabiliyoruz. kapısını kilitleyip oturuyor okuldan gelince. ergen :)

sizin yapacağınız iki şey var,
1. çocuğu zorlamamak.
2. profesyonel destek almak. çok çabuk çözüyorlar çocukları. istanbul' daysanız size bizim ailece gittiğimiz kliniği önerebilirim. ayrıca gittiği ilkokulda rehberlik birimi başarılıysa onlarla koordineli bir plan yapabilirsiniz. klinik aile/çocuk bağını düzenler, rehberlik okul hayatını, ki burada okul daha ön planda, çünkü günün büyük kısmını okulda geçiriyor.

prensese çok cici bakın.
0
galahad reloaded
(02.03.26)
(2)

zürih merkezde kalacak yer otel tavsiyesi

chetinn
soru başlıkta dostlar...
soru başlıkta dostlar...
0
chetinn
(27.02.26)
Swiss Star Zurich Sihlfeld tam otel değil de pansiyon mu denir, mutfağı falan var odada. Toplu taşımaya yakın. Fiyat performans, gayet memnun kaldık geçtiğimiz ekim ayında
0
mezzosprite
(27.02.26)
La Réserve Eden au Lac Zurich var hocam. Göl manzaralı süitin geceliği 4bin euro gibi.
0
galahad reloaded
(28.02.26)
(4)

nato clearance nasil alinir?

nibba
soyle bir cevap geldi yurtdisi isverenden:Thank you for your confirmation, unfortunately we are looking for candidate with CL's. All NATO contract roles require the candidate to have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application​. Additionally, the candidate must also have the
soyle bir cevap geldi yurtdisi isverenden:

Thank you for your confirmation, unfortunately we are looking for candidate with CL's.

All NATO contract roles require the candidate to have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application​. Additionally, the candidate must also have the nationality of one of the NATO member nations.

Without both the required clearance and NATO nationality, a candidate cannot be considered for this position.

Should you obtain the required clearance in the future, please let us know!

google'da arastirma yapiyorum fakat her zamanki gibi danismanlik sirketleri seo amacli dandik yazilarla doldurmus.

anladigim kadariyla clearance'i isverenin istemesi lazim ki prosedur baslasin.

anlamadigim bir sey mi var? yardimci olabilir misiniz?
0
nibba
(24.02.26)
ben savunma sanayiinde calisirken calistigim yer benim icin almisti. isveren araciligiyla olmasi gerekiyor sanirim.
+1
antikadimag
(24.02.26)
benimkini de işveren istemişti. çalıştığınız kurumla iletişime geçin
+1
Hallegadola
(24.02.26)
orada bir yer yanlış yorumlanıyor. firma demiş ki?

"must have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application"

yani 'clearance sahibi olan aday' aranıyor. Yoksa başvurma diyor.

bu belgeyi alabilmek için Nato' ya proje yapan bir savunma sanayi firmasında çalışmanız gerekiyor. Sizi işveren bildiriyor, daha sonra Adli kurumlardan güvenlik soruşturmanız yapılıyor, daha sonra uygunsanız kabul ediliyorsunuz.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Bireysel başvuru yapabiliyor musunuz emin değilim.

İş ilanı diye tahmin ediyorum zaten açıkca yazılmış hali hazırda NATO SECRET clearence lı personel arıyorlar. Bunun sebebi clearence ın çıkması uzun sürüyor. Türkiye görece hızlı ama türkiye için 6-9 aylık bir süreç ( 1.derece de asker varsa daha çabuk oluyor) ama italyada 18 ay+ sürüyor misal vs. 5 yıl için verildiğinden hali hazırda sahip personel bulunuyor.

Yani şu andan alıp o işe muhtemelen başvuramazsınız.
+3
wallcan
(24.02.26)
(15)

35 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?

Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.

Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
0
chicha_v2
(24.02.26)
ektirmedim, hiç umrumda değil.
ama ektirecek olsam fiyatına bakmazdım. işin ehli bir hastanede anestezi uzmanı, doktor vs ile yaptırırdım.
0
orpheus
(24.02.26)
Pamela'nın karşısına çıkan adamlar gibiyim. Hayır yani
+1
runaway
(24.02.26)
Yaptırmadım düşünmüyorumda ancak şirkette yaptıranlar var nerede yaptırdılar kaça yaptırdılar bilmiyorum.
Bazısı güzel oldu bazısı pek tutmadı ama kafa yapısına güzel oturmadı saçları
0
basond
(24.02.26)
ektirmedim ama ektirmeden once su protez sac mi denesem diyorum.
0
oscar
(24.02.26)
Moralnizi bozmak istemem ama saçım belime kadar.
(bkz: Swh)
0
rakicandir
(24.02.26)
ektirmedim. kel ve şişman seven bir kadın buldum. çok daha masrafsız ve acısız oluyor.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Soru ektirdiniz mi olunca ektirmeyen de cevap verebilir gibi. Ektirmedim. Ama konuyu detaylıca bilirim. Benim ex alnının geniş olması nedeniyle saç ektirdi ve saç çizgisini öne aldı.

Eskiden doktorlar teknisyenlerden iyi yapıyordu ama şimdi yetenekleri eşitlendi. Doktor olunca da zaten büyük kısmını teknisyen yapıyor. Onlar kendilerine yer açtılar. Doktor olunca malpraktis olur, teknisyenlerde sigortası var mı bi bak istersen. Teknisyene 50 çokmuş bu arada. Tavsiye edilir mi, çok ciddi bir kellik varsa oraya ne ekersen ek yetmez, seyrek seyrek gözükür. her yerde saçı olup seyrek olanlar var, onlar aralarına eklenince memnun oluyordur. bomboş alana saç ektiren mutsuz oluyor. kel alaka oluyor dsjkfjsdkfjsd
0
gabe h coud
(24.02.26)
yaş 40 oluyor, saçım epey seyrekti 1 ay önce ektirdim. 2800 eur, serkan aygın klinik. sözlüğe süreçle ilgili entry girdim. olur olmadık yerde yaptırmayın kesinlikle hiç öyle basit bir iş değil.
0
awlmi
(24.02.26)
kesinlikle düzgün bir yerde yaptırın ama mesela @awlmi yaptırdığı yerdeki doktor da kendi ekmiyor sadece ismini kullanıyor zamanında bolca reklam yaptığı için de baya popüler oldu. operasyona başkaları giriyor ve onlar da doktor değil.

cinik de iyidir ama dediğim gibi bu kişiler ekim asla yapmıyor.
0
elektr10
(24.02.26)
hiçbir yerde doktor ekmez zaten. doktor sadece reklamını yapar. işlem öncesi seni sadece muayene eder arada da işlem sırasında işi yoksa seni işi kontrole gelir o kadar. hiçbir doktor 8 saat saat ekmek için zaman ayırmaz :)
0
Başka
(24.02.26)
doktor ekim işlemini kendi eliyle yapmıyor ancak dizaynını o yapıyor. dizayn dediğim de sadece saç çizgisi değil, ekilecek alanı 8-10 bölgeye ayırıp hangi bölgeye kaç adet greft ekileceğinin planlamasını yapıyor. ayrıca operasyonun bütün prosedürlerini de o belirliyor. sadece ismini kullandırıyor gibi bakmak bu açıdan doğru değil. kendisi operasyona giren iyi doktorlar var ama greft başı minimum 1.5-2 eur istiyor. bu kez de maliyet uçuyor.
+1
awlmi
(24.02.26)
benim arkadaşım yaptırdı gerçi 35 değil 30 yaşında sayılır mı bilmem. iki yandan önler açıktı sadece oraları doldurdu çok da iyi oldu sırma gibi, hiç yapay durmadı. onun yaptırdığı da doktor değildi sanırım ama 2024 de 30 bine yaptırmıştı galiba.
0
rayde
(24.02.26)
saçım oldukça döküldü, kafa yapım düzgün saçımı kısa kestiriyorum idare ediyorum. @galahad reloaded reyizinki gibi kel ve şişman seven bir kadın buldum evlendim saç ektirmeyi piyangodan bedavaya müthiş bir klinikten çıkmadığı sürece düşünmem.
0
denizgonen
(24.02.26)
37 oldum, yaptırmadım. Bir 5-7 sene daha gider var bir sürü saçım. Şampuan kullanımını çok azaltın gibi naçizane bir tavsiye bulunup kaçıyorum.
0
herseysoyledigimgibioldu
(24.02.26)
ektirdim çok memnunum, ektirmediğim yıllara üzülüyorum o derece. artık soğuğu yağmuru ben de herkes gibi hissediyorum. rüzgarın yönünü bulmak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırmam gerekiyo artık benim de. böyle de çok iyisin diyenlere bakma, 5-10 yaş geriye attım. ilk başlar tabiki biraz sıkıntılı ama sonrası çok güzel. kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim eşim de aman ben seni kel buldum böyle çok yakışıklısın falan diyodu. meğer başkaları da beğenmesin diyeymiş.
+1
entropik
(24.02.26)
(10)

Arkadasla iletisimi azaltmak

Kittie
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.Sonra bir kez daha bulustuk. Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yor
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.
Sonra bir kez daha bulustuk.
Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)
Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yorgunum ama dedim. Ama senin icin geldim, yorulma diye dedi. Yine ciktim gittim napiim. 5 dakka yurume mesafesinde cafe.

Yani cok israrci. Evet onla vakit gecirmeyi seviyorum ama cok arada takilmalik biri benim icin. Nasil sinir konur? Veya tamamen hayatimdan cikarmam mi gerekir, arada takilma diye bi sey olmaz mi?
Bir daha semtime gelirse ne desem ki
0
Kittie
(22.02.26)
evde değilim, şu an başka bir arkadaşımlayım malesef gelemem vs.
0
orpheus
(22.02.26)
Baska: arkadas olarak gormuyor degilim ki. Yani senin mesela tum arkadaslarin her dakika gorustugun insanlar mi? Bu kiz direkt beni en yakin arkadasi yapiyor. Yani arada sirada gorustugun insan arkadas olmuyor mu? Illa cok yakinlasmak mi lazim
+1
🌸Kittie
(22.02.26)
Buenosdias: Kendi yorumunu niye katiyorsun ki. Gunluk hayatinizda da boyle misiniz siz ya. Var senin gibilrr burada baya da coksunuz hatta
-1
🌸Kittie
(22.02.26)
@kittie o demek ki senden güç buluyor ve seni her daim yanında istiyor. sana ihtiyacı var. sen ise ay benim bugun seninle gorusme modumda degilsin diyosun.

ben reddedemiyorum. arkadasım isterse yanında olurum.
-2
Başka
(22.02.26)
"Baska" senin bu ellinci nick'inmis. Kim oldugunu ogrendim. Sana cevap yok.
0
🌸Kittie
(22.02.26)
"Müsait olmadığım zamanları kollarsan elbette görüşemeyiz"
"Şu an hiç uygun değilim başka zaman lütfen"
"Bana sormadan plan yapma"

Gibi cümleler kurulabilir.
+1
muhayyer divan
(22.02.26)
Hep başına gelen olayla ilgili mi konuşuyosunuz yani o konuda mı desteğe ihtiyacı var. Ne gelmiş başına?
0
benim bir gizli bildiğim var
(22.02.26)
çürük sebze temas ettiği sağlam sebzeleri de çürütür.

herkese mesafeli olmak, mıçmıç ilişkiler olmaması ya da arada kafayı dinlemeniz güzeldir. konuşmak istemiyorsanız direkt ' bu akşam başkasına sözüm var' cümlesi yeterli gelecektir.
0
galahad reloaded
(23.02.26)
bir daha semtinize gelirse bir kere telefonu acmayin, mesaj atarsa da cevap vermeyin. 3, 4 saat sonra mesaj atin ve sunlardan birini soyleyin: 1) partnerimleydim deyin (eger varsa), 2) ailemleydim, akrabamlaydim (eger varsa), 3) evde degildim, 4) uyuyordum. bazi insanlar musait degilimden anlamiyor ki boyle durumlarda musait degilim demek kaba karsilanabiliyor. o nedenle oncelikle sizin baska bir hayatiniz oldugunu, bu gibi oncelikleriniz oldugunu belirten durumlar sunmaniz gerekiyor. eger gelirse ve bu durum yasanirsa daha iyi olur. orada bekler bekler, sonra gider, bir daha da yapmaz. siz her seferinde giderseniz hep yapacaktir. ama gitmemenin de guzel bir aciklamasi olmali (bu kisi icin).
+1
Sour
(23.02.26)
Sormadan etmeden kalkıp gelmek ne ya bu ne saçmalık.
Senin için geldim diyor bir de. Bunun önünü kesmeniz önemli, birkaç kez orada olmadığını, işin olduğunu söylersin haberleşmeden gelmemeyi öğrenir.
Geç cevap vermek, planları daha seyrek hale getirmek çözüm olabilir.
Programınız yoksa bile varmış gibi davranabilirsiniz, bazı insanlar buna mecbur bırakıyor.
+1
mutekebbir
(23.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(7)

Cin, Ningbo'da 4500 Euro yeterli mi, yasam nasildir?

Sour
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bo
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bolgeyi bilen var mi? Cin'de yasayan, calisan var mi? Nasilsiniz?
0
Sour
(17.02.26)
bu şirket çinli şirketimi yabancı sermaye mi. iş yükü az olabilir ama çalışma kültürü bok gibi olabilir, bir sürü asyalı arkadaşım var çoğu asya çalışma kültüründen illallah edip avrupaya kaçıyor. kendim de koreli ve japon şirketlerinde çalıştım bana göre değil, çin de çok farklı değildir muhtemelen.
+2
nahtoderfahrung
(17.02.26)
daha önce çinli bir ekip ile çalıştın mı bilmiyorum ama çinlilerle çalışmak çok zor. algıları-düşünme biçimleri tamamen farklı. eğer bir ekip lideri-yönetici olacaksan kabul edilebilir. daha orta seviye bir pozisyonsa başında bir çinli olacaksa çok canın sıkılabilir. çünkü senden bir çalışan olmanı değil köle olmanı bekleyecekler.
+2
orpheus
(17.02.26)
@nahtoderfahrung yabanci sermayeli bir sirket. ingiliz sirketi. bunu hic dusunmemistim acikcasi. nasil bir calisma kulturu var asyali sirketlerin?
0
🌸Sour
(17.02.26)
İzlemenizi tavsiye ederim.

www.netflix.com
0
galahad reloaded
(17.02.26)
genel olarak senden sürekli bedava overtime yapma beklentisi var, aşırı ırkçılar avrupadaki ırkçılık yanında hiç bir şey kalır, kadınsan ekstra zor, cinsiyetçilik tavan, benim çalıştığım koreli şirketteki müdür kadın almamak için elinden geleni yapıyordu, alınmış olanları da insan yerine koymuyordu. izinlerini ne kadar rahat kullanabileceğine de bak, çin yasalarına göre çalışacaksın orda avrupa değil.
+1
nahtoderfahrung
(17.02.26)
Abi Fransa'da ki maaşın azmis, iş neydi? Çünkü illa ayrilasin yoksa burada da daha iyisi olabilir belki.
Malesef nereye gidersen git hem sana daha çok maaş verip hem Aynı tatil olamaz. 40 gün demek 8 hafta demek, ben hayatta şu an 7 hafta tatilimi bırakıp 2-3 haftaya dönmem. Hayatta paradan önemli şeyler de var ama senin maaş Bir tık düşük o kesin.
Bir de denilen de doğru; Çin'de çalışacağını yeri iyi arastir sonra kendini 9 9 6da bulma.
+1
logisticsmanager
(17.02.26)
büyük uluslararası bir şirketse ben denerdim. öyle bir şirket zaten expat kaynıyor olacaktır. shanghai'a yakın bir şehir; bence ilerisi için (başka bir yerde yöneticilik vb.) çok bir deneyim olur.
+1
eileengray
(17.02.26)
(8)

kişisel başarı kıstası

kondansator
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
-1
kondansator
(17.02.26)
Net bir kriterim yok, insan yaşadığı hayattan mutlu olabiliyorsa başarılıdır bence.
+3
basond
(17.02.26)
self actualization, kendini gerçekleştirme. kişisel gelişim. huzur. kendi değerlerinle çelişmeden yaşayabilmek. yaşadığın hayatın bir anlamının olması. ait hissettiğin bir aile, bir toplum. saygınlık.

aslında iç başarı, dış başarı diye ayırıp bunları sınıflandırabilirsin de. para, kariyer vs dış başarı, diğerleri iç başarı gibi.
+3
gabe h coud
(17.02.26)
bence sevdigin seyi bulup o konuda yeni seyler yaratmak ve bu yarattiklarinin konuyla ilgili diger insanlar tarafindan begenilmesi. kelimeleri seviyorsan kitap yazmak, yemek yapmayi seviyorsan basarili bir restoran acmak, dikis dikmeyi seviyorsan elbise dikmek vs.

toplumun basari olarak kabul ettigi cogu sey (iyi okullarda okumak, iyi kariyer yapmak) tamamen cevresel, sosyoekonomik ve rastlantisal sartlara bagli. ornegin iyi okullara gidenler ailesinin imkanlari sayesinde gidiyor. sonra da iyi sirket iyi okuldan recruit ediyor. benim amerika'daki arkadaslarimin cogu zaten tr'nin %1-2'lik kesiminden. veya okul sonrasi kariyer yapan arkadaslarimin cogu ailelerinin networku sayesinde yapti. mezun olan arkadaslarimdan babasinin tanidigi olanlar iyi sirketlere girdi savunma sanayi, thy vs. olmayanlar sefilleri oynuyor saka maka. ayni kalibrede adamlar bunlar taniyorum hepsini. birinin sosyal baglari var digerinin yok. bu sartlar lehine degilse bak o zaman basarili derim. anadolu'nun ilcesinden cikip savunma sanayine torpilsiz giren arkadaslarim da var. ama bunlar okulda veya baska bi yerde derece yapan exceptional caseler.

bircok basari zannedilen sey iyi bir dalgaya denk gelerek yukselmek. veya cevresel sartlar. atiyorum 10 sene once amerika'ya gelip para kazanmak ve kalici olmak cok kolaydi. burada okul okuyup azicik gozu acik olmak yeterliydi. simdi ekonomi coktu layofflar oldu zehir gibi insanlar terk etmek zorunda kaldi. simdi biri basarili biri basarisiz mi? kagit ustunde oyle ama aslinda hikaye ebb'de mi flow'da mi yakalandigin. veya bana son denememde lottery'den h1b cikmasa veya layoff'a yakalansam abd'yi terk etmek zorunda kalacaktim ama cikti ve simdi faang sirketinde calisiyorum.

toplumdan kabul gormek insani iyi hissettiriyor saka maka. cok zehirli bir sey bu. toplum da guce tapiyor. ornegin cok para kazanan kisi, statusu yuksek guclu kisi olmak toplumsal basari oluyor. insanlardan kabul goruyorsun. ve bircok soyut kavram insanlarin ortak kabulleri uzerinden anlam kazaniyor. o nedenle bu tarz basari da topluma gore basari. ne kadar para yaptin, ne kadar guc sahibisin, nasil dekorasyonlarin var toplum bunlara bakiyor. bunlara nasil ulastigina bakmiyor. kimsenin o kadar zamani yok. yaptin mi yapmadin mi. cogu basarili isadami hikayesinin arkasinda korkunc ahlaki kokusmusluk var. vs vs yine yazdim bilinc akisi gibi.
0
antikadimag
(17.02.26)
başarı demek para demektir. sonuçta para için yaşıyoruz. para varsa hayatta kalabiliyoruz.

finansal özgürlüğüne ulaşamamış, her gün çalışmak zorunda olan hiç kimse başarılı değildir. henüz başarılı olamamıştır.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
mutlu ve ozgur bir hayat.
0
Sour
(17.02.26)
telefonumda 1368 kişinin numarası var. herhangi birinin numarasını körlemesine çekip 'galahad nasıl biridir, kendisine güvenilir mi?' diye sorabilirsiniz.

başarı budur.

narsistlikte budur :)
-2
galahad reloaded
(17.02.26)
ekonomik özgürlüğe kavuşmuş, duygusal olgunluğa erişmiş ve mutlu bir insan bence başarılıdır.
0
orpheus
(17.02.26)
Huzurlu bir hayat ; kişisel başarı.

Huzurlu hayat kişi için ne ifade ediyorsa.
+1
kumandanim
(18.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(9)

kendi şirketini açıp iş yapanlar

gule gule
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?

çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
+1
gule gule
(16.02.26)
Batmanın tam tanımını bilmiyorum ama az çok kazananlar da var. Pek kazanamayıp kapatanlar da var. Pek kazanamayanlar daha çoktur muhtemelen. Mesela hanım da otantik bir ayakkabı modeli satmaya başladı. İlk sene depo gibi bir yer vardı zaten yapılan kâr bir nevi oraya gitti. Şimdi idare eder ama dişe dokunur bir kâr yazma durumu yok. Şu ana kadar kâr sıfır denebilir neredeyse. Niyetimiz mümkün olduğunca fazla satıp, kapatmak. Koyulan para bile zor çıkacak büyük ihtimalle.

Zaten bu tür işlerin belki tamamında öyle bir düzen var ki, eskaza çok iyi satmadığın sürece dişe dokunur bir getirisi olmuyor. Hollanda'da yaşıyorum. Restoranların fiyatları yüksek geliyor ama özellikle paket siparişinde aslında tam bir kepazelik söz konusu. Gönderim masrafını saymıyorum. Adam 30 euroluk yemek satıyor. belki 8-9 euro direk sipariş verilen platforma gidiyor. KDV var, yemeğin yapıldığı malzemenin masrafı var, çalışanlar var, kredi çektiyse onun faizi var, bütün bunlardan sonra kalan paradan bir de gelir vergisi alınıyor. Neticede ortalama yemeği yapana belki net 5 euro kalıyor. Türkiye'deki rakamları bilmiyorum ama gene bu ayardadır. Aracı tekel olmanın gücüyle parayı vuruyor, işi yapıp riski alana kuş kadar bir şey kalıyor. E-ticaret platformlarında bildiğim kadarıyla kategoriye göre de komisyon farklı, yani kar marjı yüksek bir ürün grubuysa aslan payını gene platform almayı ihmal etmiyor.
0
mbond
(16.02.26)
yılların sektör devleri bile patır patır batıyor gözümüzün önünde, maaşlı işini bırakıp mum satmaya çalışan garibanın ayakta durabilmesi mucize bence.
+1
loch ness
(16.02.26)
Ticaret bence her zaman ek iş. Boş boş müşteri beklemek zaman israfı. Çoğu kişi patron olacam deyip sinek avlıyor
-2
runaway
(17.02.26)
türkiye'de 5 işletmeden 4'ü ilk 5 yılda batar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.02.26)
abi (bkz: hooters) batiyorsa herkes batabilir, ben artik o noktadayim. :D
karim icerde +1, bunun dunya geneline vurabiliriz hatta sadece lokal degil.
+1
cooperr
(17.02.26)
producthunt sitesine git 2 yıl önceki girişimlerin websitelerine bak çoğu domaini bile yenilemeden kapatıyor.

keza webrazzinin 2-3 sene önceki postlarına git ordaki türk girişimlerin çoğu da batmış oluyor. bunlardan ciddi yatırım alan projeler de var aralarında
0
plastic_angel
(17.02.26)
mükellef değilken 100 liraya satıp 50 lira kâr ettiğin üründen, şirket açınca 10 lira falan kazanıyorsun.
0
birdirbir
(17.02.26)
bunlar ucuz rekabetin olduğu işler. rakip çok, hammadde/malzeme çıkışları genelde aynı kanaldan ve herkes yapabiliyor.

bu işlerden nasıl parayı kırarsınız? ; bence niş bir alan ve ürün belirlemeniz gerekiyor. Ambalaj, reklam gibi marka dilini kuvvetlendirecek argümanlar yapmanız gerekir. sosyal medyada içerik üretiminde ya çok başarılı olmanız gerekir ya da destek almanız şart. en önemlisi nakit akışını düzenli hale getirebilecek ticari zekaya sahip olmanız lazım.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Uzunca bir süredir bu tarz iş yapanları takip ediyorum instagram üzerinden. Dört yıldır aşina olduğum kişiler var. Tüm vaktini emeğini bu işe verenlerin neredeyse tamamı bıraktı. Ama emekli, ev hanımı olup zevkine iş yapıp satanlar devam ediyor.
Mum, miyuki takı, kapı süsü, gelin tacı, kına hediyeliği, baskı çanta/ tişört vs satarak ‘çok’ para kazanırım diye yola çıkanlar bir durak öteye gidemiyorlar çünkü hiç hesap etmedikleri bir reklam/görünür olma bütçesi var.
Elinde çok ürün kalıp toptan satmaya çalışan hesap dolu sosyal medya. İşin özü batma değil ama kazanamadan, emeğinin karşılığını alamayıp üstüne zarar ederek kapatanların oranı %90-95 arası.
0
hayalhayal
(17.02.26)
(9)

Yurt dışına çıkınca internet bankacılığı uygulamalarında sıkıntı oluyor mu?

santimantal
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.
Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.
Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.
Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.
İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.
Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya devam edeceğim.
Banakalardan giriş vb. işlemler için SMS gönderildiğinde sorun oluyor mu?
Yoksa yurt dışında bir numara alıp bankalara da o numarayı mı bildirmek daha iyi?

Bu konuyla ilgili deneyimlerinizi paylaşırsanız güzel olur.
0
santimantal
(10.02.26)
Bende is bankasi var. Uygulamayi falan guncellediginde veya bir sure giris yapmayinca tekrar sms teyidi yaptiriyor. Turk hattin acik kalacaksa bankadaki telefonu degistirmene gerek yok bence. Banka yabanci hatta sms yollarken sikinti yasabilir mi? Belki.
0
hot potato
(10.02.26)
Ben “tarifen yurt dışında geçerli” paketlerini kullanıyorum, Türkiye’deymişim gibi her şey çalışıyor.
0
orient blue
(10.02.26)
Garanti, Akbank, Kuveyttürk uygulamaları çalışıyor. Telefona ilk uygulama kurulumundan sonra SMS onayı bile istemedi.
0
mbond
(10.02.26)
bildirimle giriş yapıyorsan zaten sorun yok. Farklı hat alıp taksan bile kullanabiliyorsun. Fakat sms gelmesi gerekirse Türk hattın gerekecek (bu arada yeni telefonların çoğu çift sim, o şekilde iki hat takılı kullanıyorum ben)

Problem olmuyor yani. Ama havale-eft-swift vb. limitini artırman gerekecekse şimdiden yap mesela. (gerçi bazı bankalar kimliğini NFC ile okutup görüntülü görüşme ile bağlanıp vs. yapmana izin veriyor. Ama bazıları hala dilekçe istiyor galiba)
0
nhk ni youkosu
(10.02.26)
Yurtdışındayım, hayır sorun yok hatta wificall ile arama bile yapabilirsin. Telefonun ve hattının bu özelliği olmadı yeterli onu araştırıp kontrol edebilirsin. İşbankası ve enpara kullanıyorum zaten mesaj vs bildirim olarak da düşüyor, bankacılık uygulamaları için ekstra bişey yapmana gerek yok.
Hattımı da en son turkcell vodafone belasından kurtarıp kontorlu bimcelle çektim.
0
tuborg yesili
(11.02.26)
romanya'dayım.
enpara hesabını aktif olarak 6 yıldır burada kullanmaya devam ediyorum.
eski telefonumda türk sim kartı takılı.
3d şifreleri oraya geliyor sms olarak.
eski telefon hücre verisi kapalı tamamen.
aktif olarak kullandığım telefonda rumen sim kartı var.
enpara uygulaması da onun içinde.
kullanırken hiç sıkıntı yaşamadım.
40 yılda bir türk hattına lira yüklüyorum.
0
rain when i die
(11.02.26)
ticari bankacılıkta problem yaşayabilirsiniz. onun dışında günlük hayatınıza devam edebiliyorsunuz.
0
galahad reloaded
(11.02.26)
kesinlike sorun oluyor. özellikle seni 444lü telefonlardan aradıklarında ulaşamıyorlar. sen arayamıyorsun vs birçok saçma sorun yaşadım ben.

salak bankalardan biri ilk kez bir ibana eft yaptığında 444lü numaradan beni otomatik arayıp 1e basmamı istiyordu ama tuş çalışmıyordu vs.

herşeye hazırlıklı ol. %100 bir konuda sorun yaşayacaksın.
0
plastic_angel
(11.02.26)
Her sey rutin devam ederken sorun olmuyor ama telefon/telefon numarasi degisikligi gerektiginde sms'e ulasabilmek onemli.Bende yurt disinda yasarken Turk hatti olmamasina ragmen Enpara ve Yapi kredide tum bu degisiklikleri yapabildim ama Ziraat ve Halkbank olmadi ornegin.Her sey rutinde iken degisiklik yok ise hepsi calisiyor
0
turkuaz
(11.02.26)
(3)

işyerinde mobbing

isimsiz uye
türkiye genelinde tanınmış bir restoranda kasa görevlisiyim. bağlı olduğum şubenin şefi tarafından sistemli olarak mobbing'e uğradığımı düşünüyorum. işe başladığım 2 aydan bu yana iş performansımı devamlı olarak yetersiz bulduğunu "hissettirmesinin" yanı sıra son zamanlarda kantarın topuzunu kaçırdı
türkiye genelinde tanınmış bir restoranda kasa görevlisiyim. bağlı olduğum şubenin şefi tarafından sistemli olarak mobbing'e uğradığımı düşünüyorum. işe başladığım 2 aydan bu yana iş performansımı devamlı olarak yetersiz bulduğunu "hissettirmesinin" yanı sıra son zamanlarda kantarın topuzunu kaçırdı iyice. en sonki salon toplantısında (biz yokuz, sadece garson ve komiler var) hakkımda öküz gibi bir tabir kullanmış.

olay şöyle gelişiyor:
haftasonu iş yoğunlaşıyor, kendisi iki kasiyerden birini (o gün için beni) servis ekibine desteğe çağırıyor. ben masaya gidip sipariş alıyorum ama bilgisayarda yetkim olmadığı için siparişi giremediğimden dolayı yetkili garsona siparişi bildiriyorum. ilgili garson siparişi unutup girmeyi unutuyor ve toplantıda "bakın geçen gün bu arkadaşımız siparişi unuttuğu için sorun yaşandı" örneği veriliyor ve bahsettiğim şef "o da öküz gibi çalışıyor zaten" gibi bir tabir kullanıyor.

ben tüm bunları komi bir arkadaştan öğreniyorum, bu kişiyi kenara çekip sorduğumda "öyle bir şey demedim, desem bile bu kadar alıngan olma biz burada biriz, abi kardeş sayılırız şaka yoluyla takılıyorum bana çok alınganlık gösteriyorsun" diyor, akabinde hemen bir komiden şüphelenip "sen toplantıda konuştuklarımızı açık mı ettin, seni işten kovacağım" diye tehdit ediyor.

bu, adamın personele genel bakışından bir örnek sadece. bu tarz hisleri çalıştığımız her gün yoğun şekilde hissediyoruz. kendisini bu tutumundan dolayı şikayet etmek istiyorum ama bütün restoran ya Stockholm sendoruma girmiş, ya da bu adamın derdi sadece benimle, bilmiyorum. ama hemen herkesin ufak da olsa sorun yaşadığı bir adam kendisi. bölge müdürü ve patronlarla arası iyi olduğundan konuyu o kişilere taşıyamıyorum ama hukuki bir hakkım varsa bilmek isterim. psikolojik olarak saçmasapan bir buhraca sokuyor kendisi
0
isimsiz uye
(10.02.26)
Ciddi bir iç denetim, etik yapılanması yoksa kimi kime sikayet edeceksin? İş aramanı öneririm
+1
artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Buradan bir şey çıkmaz. Başka bir iş bakın.
+1
cay koy geliyorum
(10.02.26)
bu anlatılanlara göre durum yönetici baskısı ya da sertliği diyelim.

. Sürekli performans düşüklüğü iması
. Toplantılarda hedef gösterme
. Yetki verilmeden sorumluluk yüklenmesi
. Tehditkâr atmosfer

bunlar süreklilik + sistematiklik oluşturursa mobbing sayılır. ancak bunu ispatla yükümlüsünüz. bunun için insan kaynaklarına yazılı bilgilendirme yapmanız gerekiyor. mesela pek bilinmez ama bu tip durumları noter kanalıyla direkt işverene bildirebilirsiniz. o zaman ortalık kaynar işte. çünkü kayda giriyor ve mobbing davalarında size +1 sağlar.
0
galahad reloaded
(11.02.26)
(2)

Arkadaşımın aracı ile yurt dışına çıkış için ne gerekli?

croswell
Vekalet gerekliymiş sanırım da bunun haricinde (sigorta dışında) başka bir şey var mı?Vekalet ücreti ne kadar tutuyor?
Vekalet gerekliymiş sanırım da bunun haricinde (sigorta dışında) başka bir şey var mı?
Vekalet ücreti ne kadar tutuyor?
0
croswell
(09.02.26)
vekaleti noterden vermesi gerekiyor. vekalette 'croswell bu araçla yurtdışına çıkabilir' ibaresi olmalı. bazı noterlerde 'croswell bu aracı kullanabilir' yazıyor. bu ibare ile giderseniz kapıkule' den geri dönersiniz.

yeşil sigorta yaptırmanız lazım.
aracın üzerinde banka kredisi ya da haciz vs. varsa çıkamazsınız.

konuyla ilgili başka bildiğim yok :)
+3
galahad reloaded
(09.02.26)
Var olan kasko kapsamına yurtdışı klozu eklenebilir. Zorunlu değil.
Çoğu zaman çok cüzi bir fark geliyor (günlük hesaplanıyor) ama Türkiye'deki kasko yurtdışında da geçerli oluyor. Özellikle emanet araçta daha da önemli olur diye düşünüyorum.
Vekalat ücreti 1500-2000 TL gibi bir şeydi geçtiğimiz sene sonunda.
0
burfak
(09.02.26)
(4)

Döviz büroları haftasonu açık mı?

egerbiryolcu
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.

Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
0
egerbiryolcu
(06.02.26)
cumartesi açık olanlar var. gideceğiniz büroyu arayın sorun google map'ten adresini ve telefonunu bulup.
0
elektr10
(06.02.26)
son çare kuyumcular. tabi o gün makaslar biraz aleyhinize olacaktır.
0
lazpalle
(06.02.26)
cumartesi almak zorunda iseniz kurları iyi kontrol edin makası çok açarlar. yüklü miktar ise bence almayın.
0
gercekdunya
(06.02.26)
hafta sonuna bırakmayın, üzerinizi başınızı yırtarlar üstadım. veya gitmeden önce bugün arayın, para transferinizi yapıp ayırtın. yarın da gidip alırsınız.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
(2)

Doktorların maaş hesabı

kirmizipilotkalem
Merhaba duyuru ahalisi soru şu. Bir devlet hastanesinde memurum doktor arkadaşlarım var fakat sormak ayıp olur diye soramıyorum. Şimdi normal bir uzman doktor randevulu dışında günde 100 ve daha fazla hasta bakabiliyor. Performansa göre maaş dışında teşvik alınıyor sanırım ama bu ücret belirli bir o
Merhaba duyuru ahalisi soru şu.

Bir devlet hastanesinde memurum doktor arkadaşlarım var fakat sormak ayıp olur diye soramıyorum.
Şimdi normal bir uzman doktor randevulu dışında günde 100 ve daha fazla hasta bakabiliyor.
Performansa göre maaş dışında teşvik alınıyor sanırım ama bu ücret belirli bir ortalamaya göre mi yoksa hasta başına mı alınıyor.
Ortalamaya göre ise atıyorum 40 tane randevulu hastasına bakıp bırakır ama sınırsız hasta alan (genelde 130-140 civarı, bu sayı sadece muayene değil geneli ilaç yazımı) doktor var. Bu maaş neye göre hesaplanıyıor ve ortalama ne kadar oluyor?
Branş fark etmeksizin soruyorum herhangi bir uzman hekim.
Diş hekimleri hariç.
0
kirmizipilotkalem
(05.02.26)
Her hastanenin uygulaması farklı Kimisi bütün performansı yaptırdığı biyokimyalar dahil belirli bir yüzeyle anlaşıp veriyor Kimisi de yaptığı bu muayenin parasının üzerinden bir yüzde veriyor biyokimya falan Onlardan hiçbir para vermiyor Bunlar özel Has taneler için tabii sözleşmeye bağlı hepsi anlaşmana bağlı çok Hastam varsa yüksek yüzde istersin çok biyokimya yaptırıyorsan ondan para istersin çok radyoloji yaptırıyorsan ondan da para istersin.
Bir de daha çok ilaç yazan bir doktorsa zaten sabit ücreti anlaşılıyor
0
eja
(05.02.26)
hastaneden hastaneye değişiyor. sabit bir oran ya da çarpan yok.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
(11)

nasil olmus sizce

aferin cok iyi dusunmussun
https://www.instagram.com/reel/DUYYW2NCDwf/?igsh=dzZucnJ0M2NwZmg4hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim a
www.instagram.com

hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)

cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim ama dogru duzgun firsat olmadi, acaba simdi ders filan mi alsam diyorum

gerci ders alip napcam, grup mu kurcam bu saatten sonra ama bi taraftan da hosuma gidiyor

es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem

gitar vs uzerine tavsiyeniz varsa da super olur soyle tutma, boyle cal vs gibi
+3
aferin cok iyi dusunmussun
(05.02.26)
Akustik gitarın telleri başlangıç için daha çok acı verir fakat zamanla alışırsın. Belki daha ince bir tel takımına geçersen nispeten kolaylaşır fakat her enstrumanın bir zorluğu var, akustik gitarın da zorluğu çelik telleri

Başarılı buldum devam et
0
grimavi
(05.02.26)
sesin çok güzel, devam.
0
antihero
(05.02.26)
ben cok begendim.
gitar konusunda hic bilgim yok ama dinleyici olarak cok güzeldi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.02.26)
teknik bilgim yok, ben beğendim. sesiniz güzel :)
0
black holes in the sky
(05.02.26)
sifir egitim ile iyi bence, potansiyel var.
0
cooperr
(05.02.26)
Bir dönem hayatını müzisyenlikle kazanan biri olarak gayet başarılı buldum. Müziğe yeteneğin olduğu çok açık.

Yeni başlayanlar, tellerin akustik gitara göre çok daha yumuşak olduğu klasik gitarda bile bare basmakta zorlanırken sen orayı çözmüşsün. Şarkıyı kapo kullanarak kendi tonuna çektiğine göre belli ki şarkı söylemeye de müziğe de yabancı değilsin. Eğer kapo kullanmayı kendin araştırarak bulduysan ders almana gerek yok. İnternetteki kaynakları da kolayca çözüp seviyeni yükseltirsin.
0
thracia
(05.02.26)
bende de sıfır teknik bilgi ama sesin gayet güzel :-)
0
euteamo
(05.02.26)
Beğendim
0
kisa
(05.02.26)
thracia +1

Doğru seste çalmak için kapo kullanma kısmı yoldan geçen insandan daha farklı bir kulağınız olduğunu gösteriyor. Sesiniz gerçekten çok güzel. Nefes kontrolü beni asıl şaşırtan kısım oldu. Son hecelerde zorlandığınız veya çok derin nefes aldığınız bir an yok. Tüm video boyunca istikrarlı gitmişsiniz bravo. Müziğe bir yatkınlığınız, yeteneğiniz olduğu aşikar.

Gitar konusundaki "acemilik" yalnızca geçişlerde parmaklarınızın doğru yeri bulmakta bir tık zorlanışından belli oluyor. O da zamanla, pratik yaptıkça kas hafızasıyla ortadan kalkacak bir şey. Gitarınızın ne kadar kaliteli veya kalitesiz olduğuna şu aşamada çok takılmanıza gerek yok. Sıfır eğitimi olan ve daha çok kısa süre önce gitarı eline almış birisi için gayet iyi şu anki görüntünüz.

Baya iyisiniz bence. Devam.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
'es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem' bu cümleye çok güldüm, canım sıkkında neşelendim valla.

bak kendimden örnek vereyim; benim kız 12 yaşına girecek, 5 yaşından beri klasik piyano çalıyor. biz de bu işe başlarken her ebeveyn gibi hevesle ve pek çok kişi yaptığı için başladık, hatta ben 'cengiz kurtoğlu veya nejat alp olur en fazla' dedim, en fazla 3 yılda hevesini alır bırakır dedik. Ancak öyle olmadı, çok sevdi, o tuşlara tek tek basan çocuk şimdi Chopin filan çalıyor. Grade ve repertuar zorlaştıkça daha da işin içine giriyor ve ilgisini çekiyor, kendisi bir şeyler yazmaya başladı filan. şimdi 'müzikle ilgili bir kariyer mi kursak' diye düşünmüyor değiliz.

lütfen iyi birinden ders al, herkes yazmış ben de yazayım, sesin çok güzel. spotify' da duysam listeye eklerim ciddi diyorum. müzik aletinde teknik hakimiyet sağladıkça ve nota bilgini pekiştirdikçe bir süre sonra belki bir dersi de solfej yapacaksın, ses tekniğini de geliştireceksin.

varsa hevesin hiç kırma. go girl!
0
galahad reloaded
(06.02.26)
ne guzel seyler yazmissiniz, cesaretlendirmeniz icin tesekkur ederim, cok mutlu oldum gercekten

biraz daha ogreniyim istek parca alicam hepinizden :D
+3
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
(9)

Anne vefatından sonra babaya maaş kalması

lasttrain
SelamlarAnnem ve babam sgk emeklisiAnnem vefat etti yakın zamanda.Babama annemin maaşını bağlarlar mı? Öyle bir seçenek var mı?Erkek ölünce eşine bağlıyorlar ama bu durumda nasıl oluyor acaba?
Selamlar
Annem ve babam sgk emeklisi
Annem vefat etti yakın zamanda.
Babama annemin maaşını bağlarlar mı? Öyle bir seçenek var mı?
Erkek ölünce eşine bağlıyorlar ama bu durumda nasıl oluyor acaba?
0
lasttrain
(05.02.26)
bağlanır. başınız sağolsun.
0
summerjam0306
(05.02.26)
vefat eden annenin emekli maaşının yarısı babaya bağlanır.

başınız sağ olsun.
0
kibritsuyu
(05.02.26)
benim bildiğim ve etrafımda olan erkek ancak farklı kurumsa alabiliyor demişlerdi, dedem bağkurlu, ananem sgk, dedem ananemden maaş alabiliyor. ikiside ssk olsaydı alamazdı demişlerdi?
0
eja
(05.02.26)
Başınız sağolsun, bir değişiklik olmadıysa bendeki bilgi de @eja gibi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(05.02.26)
ben de farklı kurum olmalı diye biliyordum ama
maliyepostasi.com
sgk'yı arayıp sormak en mantıklısı gibi.
0
elorelia
(06.02.26)
başınız sağolsun, mekanı cennet olsun annemizin.

%50 miktar bağlanır. ancak bunun için 'SGK Ölüm Aylığı Talep Belgesini' SGK' dan ya da E-Devlet üzerinden doldurması gerekiyor. burada bir takım evraklar istenecek. onları da vereceksiniz. 1-2 ay sonra bağlanacak. bu 1-2 aylık zamanda geçen farkta babanıza yatacak.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
galahad +1
Başınız sağolsun.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
başınız sağ olsun. evet bağlanıyor, eniştem almıştı teyzemden sonra. detaylarını arkadaşlar yazmışlar. başınız sağ olsun demeye geldim.
0
matilda
(06.02.26)
Çok teşekkürler herkese.
0
🌸lasttrain
(06.02.26)
(5)

İngiltere’den gelen eden var mı?

dilemma of subscribtionability
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
0
dilemma of subscribtionability
(05.02.26)
ben. ama neden tanımadığım birinin 1-2 kg. eşyasını taşıyayım, ne önemi var merak ettim.
-2
deartheodosia
(05.02.26)
gümrük muhafaza türkiye 2.sezonu çekilirse oradan izleriz ne olduğunu.
0
galahad reloaded
(05.02.26)
Kim olduğunu, orada ne yaptığını, getirtmek istediğin eşyanın ne olduğunu falan anlatıp insanlara güven ver ki tanıdığı biri bile istese “niye taşıyım eşyanı” diyecek tiplere konuşma fırsatı verme.

Sanki şahsına sormuşlar gibi soruya soruyla cevap veriyor.
+4
lazor
(05.02.26)
Yazar zaten eşyayı taşıyacak kişiyi arıyor. Yoksa sizin İngiltere'ye gidip gitmemenizle ilgilenmiyor. Bir şüpheniz varsa, yeriniz yoksa, vaktiniz yoksa ya da herhangi bir sebepten ötürü eşyasını taşımak istemiyorsanız yazmazsınız olur biter.
Burada soru "başkasının eşyasını neden taşımamalıyız?" değil ki, "benim eşyam var, getirmek isteyen olur mu?" sorusu. Siz getirmek istemiyorsanız üstünüze alınmanızı gerektiren bir durum yok.
+4
alice in potatoland
(06.02.26)
gerçekten önümüzdeki haftalarda ingiltere’den türkiye’ye gelecek olup da sevabına yahut makul ücret karşılığında getirebilecek olan varsa, mesajla ulaşabilir bana, detayları paylaşırım.

merak edenler için 1-2 kg’lık paketin içinde eroin, uranyum, anti tank mayını, beyaz kadın, nakillik böbrek ve sakız reçeli olacak. neden sakız reçeli, sormayın.
+3
🌸dilemma of subscribtionability
(07.02.26)
(4)

Kulak içi kulaklık tavsiyesi - müzik dinleme için.

mor oje
iphone ve spotify'cıyım, müzik dinleme için 3. nesil airpods'un performansı berbat olduğu için düzgün bir kulak içi kulaklık tavsiyesi rica ediyorum. -Aşırı pahalı olmasın, sırf müzik için alıcam çünkü.-Kulak tıkacı gibi olmasın, yani airpods pro tipinde değil, airpods tipinde olsun-Telefonla konuşa
iphone ve spotify'cıyım, müzik dinleme için 3. nesil airpods'un performansı berbat olduğu için düzgün bir kulak içi kulaklık tavsiyesi rica ediyorum.

-Aşırı pahalı olmasın, sırf müzik için alıcam çünkü.
-Kulak tıkacı gibi olmasın, yani airpods pro tipinde değil, airpods tipinde olsun
-Telefonla konuşabilme imkanı olsa güzel olur ama must değil, yeter ki müzikte performansı iyi olsun.

Teşekkürler şimdiden.
0
mor oje
(03.02.26)
3 hafta kadar önce sennheiser momentum true wireless 4 aldım. şimdilik toplu taşıma da kısa mesafe yürüyüşte filan işimi görüyor.

evde televizyona filan bağlamadım daha.
0
galahad reloaded
(03.02.26)
@galahad reloaded aşırı pahalı olmasın dedim 20k'ya kulaklık önermişsiniz :)
0
🌸mor oje
(03.02.26)
ben orayı okumadım :) düzgünden sonrası yok bende.

Anker Soundcore Liberty 4 Pro
Xiaomi Redmi Buds 6 Pro
JBL Tune FLEX2 NC
benim son baktığım bunlar 5-6 bin bandındadır. daha düşük fiyatlı kulaklılar da var ama ses tatmin edici olmayabilir.
0
galahad reloaded
(03.02.26)
@galahad reloaded ben de ilk linkte fiyata inanamayıp 2 siteye daha baktım önce. :)

maks 5 bine ok'im, daha düşüğü evet kaliteli ses vermeyecektir bence de, hemfikirim. Bi bakayım bunlara, çok teşekkürler^^
+1
🌸mor oje
(03.02.26)
(5)

işverenler, ücret ödemekten hazzetmediğiniz en büyük şey hangisi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.01.26)
konu ücret ödemekten hazzetmediğim 'şey' ise; damga vergisine gıcık oluyorum.
+4
galahad reloaded
(31.01.26)
kiranın stopajından özellikle nefret ediyorum.

yıllardır vergi ödüyorum ve vergi borcum asla ama asla bitmiyor.
+3
scudman1
(31.01.26)
mali müşavirlik: faturamı gelirimi giderimi zaten gerçek neyse onun üzerinden kesiyorum ediyorum. üzerine bir de ayda sadece 2 saat bunları gib'e girip bana beyannameleri tahakkukları yollayan adama 10 bin lira vermek zorundayım. bu koyuyor. kuzenler de mali müşavir ve biri zaten sorunlu mükellefler yüzünden işi bıraktı, diğeri de yapmıyor. yani mali müşavirler de şikayetçi, neden bu iş artık otomasyon gibi yürümüyor anlamıyorum. hatta kestiğim fatura bile elektronik, ben hiçbir şey girmeden vergimin bana tahakkuk etmesi gerekli. ama birileri suyun başını tutuyor...
+4
malheiros
(31.01.26)
Maaş vermek istemiyorlar sanırım.
Neyseki asgari ücret denen bir durum var . Yoksa bu ekonomik zorlukta sadece 10bin TL'ye sigortasız insan çalıştırmak isteyen patron(!) sayısı da az değil.
+1
diyecevaplandı
(31.01.26)
Stopaj +1
+1
benim bir gizli bildiğim var
(31.01.26)
(12)

Benzer şeyler yaşamış olan var mı?

gnosis
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.
Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu başladı. Yaptığım işleri OKB'li gibi defalarca kontrol ediyorum. Bu yüzden ekstra yoruluyorum.

Benzer şeyler yaşamış olan varsa ne yaptınız, nasıl iyileştiniz?
0
gnosis
(28.01.26)
sadece vitamin b12 eksikliği bile olabilir. hayatınızı bu kadar zorlaştıran bişey için gecikmeksizin sağlık kontrolü yaptırmakta fayda var.
0
lil siztah
(28.01.26)
@lil siztah b12'm normal seviyede. Demir ve d vitamini eksikliği için ilaç kullanıyorum.
+1
🌸gnosis
(28.01.26)
Çok benzerlerini yaşıyorum, benimki kafada dönen tilkilerle ilgili. Hafta sonu alkol tüketimiyle beraber iyi hissediyorum mesela, hafta içi ayyuka çıkıyor.

B12 ile de ilgili olabilir ama muhtemelen başka eksik şeyler de olabilir, kontrol +1
0
Bruce
(28.01.26)
öyleyse -yaptırmadıysanız- nörolojik kontrolde fayda var.
şahsen ağır stres altında olduğumda böyle şeyler yaşıyorum, anksiyete bozukluğu sebebiyle; rahatlayınca geçiyor. gerçi siz öyle bir etkenden de bahsetmemişsiniz..
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(28.01.26)
hareketsizlik,
gün boyu fazla ekran isigina maruz kalma,
gec saatte yemek,icmek,
ve sonunda gec uyumak
yada huzursuz uyuma,

bu sonuclari olusturabiliyor.
0
designer
(28.01.26)
@designer yıllardır masa başı çalışıyorum. Hiç bu kadar kötü olmamıştım. Arada ekran bulanıklaşıyor, okuyamıyorum, ara vermek zorunda kalıyorum.
0
🌸gnosis
(28.01.26)
@konusma
canan karatayda anlatiyordu,
periyodik cetvelde
halojenlerin oldugu grupta
flor
klor
bromür
iyotu bagliyor
ve iyot eksikligi ile troid bozuklugu vs olusuyor diye ifade ediyordu,

sonra herkes hasimato,
herkes yorgun..
0
designer
(28.01.26)
Bunları kısmen deneyimliyorum. Açıkcası telefon ve bilgisayarda abuk zubuk şeylere bakmaktan ve/veya saçma sapan abur cubur yememden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
0
mbond
(28.01.26)
beyin/zihin sisi de olabilir. kan testi yaptırın fiziksel değilse ruhsal olabilir.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
beyin sisi konusunu da araştırmanızı öneririm. ben ikinci covid oluşumdan sonra yaşadım, long term covid effects şeklinde anlatmıştı nörolog ve ilerleyen yıllarda çok fazla insan bundan muzdarip olacak demişti. nöroloğun verdiği bir ilaç ve önerdiği multivitaminle birkaç ayda toparlandım. ama covid vb. dışında da pek çok tetikleyici nedeni var, uzun süre ekrana bakmak/maruz kalmak, sürmenaj olmak, beslenme şekli vb.
0
Phoebe
(28.01.26)
Benzer şikayetlerden dolayı bir tahlil yaptırdım. Demir değerim alt sınırın daha altında çıktı, bu etkiliyormuş. Fiziksel olarak bir sıkıntı yoksa gerisi sanırım tamamen stres kaynaklı. Bir de ekmek, poğaça gibi şeyleri daha az tüketmekte faydalı olabiliyor.
0
hayalhayal
(28.01.26)
uyku kalitesi üstadım. 3 hafta erken saatte yatıp erken kalkın düzeleceğini göreceksiniz.
+1
galahad reloaded
(29.01.26)
(2)

anadolu yakası mekan tavsiyesi (genel)

tabudeviren
anadolu yakasında beğendiğiniz, bir daha gittiğiniz veya sık sık gittiğiniz mekanlar nelerdir? kahvaltı, kahve, kokoreç, döner, adana, çorba, lahmacun vs. fark etmez.
anadolu yakasında beğendiğiniz, bir daha gittiğiniz veya sık sık gittiğiniz mekanlar nelerdir? kahvaltı, kahve, kokoreç, döner, adana, çorba, lahmacun vs. fark etmez.
0
tabudeviren
(17.01.26)
bağdat caddesi bazında;

ambians ve rahatlık - strada
kokteyl ve hafif yemek - the townhouse
meze ve balık - uzun masa
sahil tarafı meze ve yemek - sekizdeyiz
kahvaltı - kuğu pastanesi
+1
galahad reloaded
(17.01.26)
çakıl - bostancı ocakbaşı
maşuk - kadıköy meyhane
zincir - kadıköy bar
+1
cay koy geliyorum
(17.01.26)
(4)

Yurtdışına turla gitmek?

redcat
Yurtdışına gitmek istiyorum lakin hiç arkadaşım yok. Turla gitsem nasıl olur? Evet diyorsanız hangi tur?
Yurtdışına gitmek istiyorum lakin hiç arkadaşım yok. Turla gitsem nasıl olur? Evet diyorsanız hangi tur?
0
redcat
(16.01.26)
avrupa rüyası diye grup var, 20 günde 45 ülke falan geziyorlar. oraya gençler çok gidiyor, ben 20 günde 45 ülke muabbetine inanmasamda ortamı var galiba.
0
mikahakkinen
(16.01.26)
eğer pimpirikli biriyseniz turu tavsiye etmem. insanlara angaje oluyorsunuz, siz kahvaltınızı yapıyorsunuz otobüse iniyorsunuz, adam daha odada uyuyor filan. gerilirsiniz durduk yere.

yurtdışı tek başına da güzel. en kötü yerel bir rehber alırsınız yanınıza, sizinle takılır tüm gün.
0
galahad reloaded
(16.01.26)
kendi başına gezmek en güzeli. daha özgür olursun. kendin plan yap kendin gez doğaçlama takıl. birine ihtiyacın yok.
0
jelly bear
(16.01.26)
eger orada turdakilerle zaman geciririm diye dusunuyorsaniz boyle bir beklentiye girmeyin derim. turla iki kere yurt disina gittim. en az 15 sene onceydi bunlar. bir kere insanlar kendi arkadaslariyla, aileleriyle takiliyor. kimse yaninda ucuncuyu istemez. sadece turun organizasyonu (mesela yemek ve atraksiyon organizasyonu olursa) olursa birlikte hareket ediliyor. sizin gibi yalniz birini bulursaniz belki ama o da belki yalniz gezmek istiyordur. ha ben orada takilirim diye degil en azindan biriyleriyle tanisirim, az da olsa zaman geciririm diyorsaniz tercih edebilirsiniz elbette, ama yine de buyuk beklentiyle gitmeyin.
0
Sour
(17.01.26)
(10)

Bana bu kalemi satın

michael_knight
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok. Bana bu kalemi satın.
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok.
Bana bu kalemi satın.
-26
michael_knight
(09.01.26)
Eşinizin, çocuğunuzun, sevgilinizin, hoşlandığınız kişinin adını yazmak ister misiniz?
-7
arbre
(09.01.26)
Üyeliğe devam etmen için ıslak imzalı form fakslaman lazım.

Faksı da başkası satsın.
-1
kibritsuyu
(09.01.26)
-cinsel gücü artıran kalem geldi (he)

-sevdiğinize kavuşturan manifestli kalem geldi (she)
-1
yurtsuz john
(09.01.26)
birkac sene once guzel bir koltuk gordum vitrinde, luks bir mobilya magazasi idi. ustunde fiyat falan yok, seytan durttu, daldim iceri, enteresan kiyafetli yakisikli bir abi beni karsiladi.

- selam ne kadar bu koltuk, guzelmis..
- evet, oldukca populer bir model. kumasina gore fiyat degisiyor ama bu kumas olsun diyorsaniz $14,000 diyebiliriz, ozel siparis oldugu icin 6 ay beklemeniz lazim.
- hmm, peki ozelligi ne bunun enteresan kumasi disinda?
- soyle soyliyim, gecen ay bir tane bunun aynisindan robert de niro'ya sattik.
- peki tesekkurler.

sanirim robert de niro iyi bir satis stratejisi.
o yuzden diyorum ki aha bu kalemin aynisindan robert de niro'da var.
+1
cooperr
(09.01.26)
önce kaleminizi bana vermeniz lazım.
+1
galahad reloaded
(09.01.26)
hangi kalemi? siz kimsiniz?

acil kalem mi lazim? gunluk mu tutuyorsunuz? baskalarina zengillik gosterme pesinde misiniz? cocugunuz kalem mi istiyor? baska yerlerle de gorusuyor musunuz kalem icin? dolma kalem mi, tukenmez mi, kursun mu, boya mi?

bonus: babam boyle pasta yapmayi nerden ogrendi?
-1
taurina
(10.01.26)
o kalemi herkese satamıyoruz, şu formu asistanınız doldurup başvurursa biz size döneriz. sipariş geçildikten sonra 12 ay içinde hazır olabiliyor.
+1
robokot
(10.01.26)
Sayın robokot,
Başvuru formum elinize ulaştı mı?
Teslim süresini 6 aya çekmemiz mümkün mü? Çok acil bir şeyler yazmam gerekiyor.
0
🌸michael_knight
(10.01.26)
Sayın michael_knight, başvurunuzu aldık. Sizin gibi seçkin müşterilerimizle ilgilenmek üzere özel bireysel danışmanımız sizinle bugün iletişime geçecek ve istekleriniz doğrultusunda özel kaleminizin imalat süreci ve size ulaştırılmasından sorumlu olacak. Teslime kadar seçeceğiniz ikame kalem isterseniz size sağlanacak, iyi günler dileriz.
0
robokot
(11.01.26)
bir şey derdim ama banlarlar ;(
0
hold the door
(11.01.26)
(6)

Paris Brüksel Gezisi

tcyx
Selam; Mart ayında 4 gece, 5 günlük Brüksel bileti buldum. İki gününü de Paris'e ayırayım diyorum. 4 Kişiyiz. 1- Paris gidiş dönüş tren biletini nasıl alalım?2- Paris'te ve Brüksel'de nerede kalalım?Teşekkürler.
Selam; Mart ayında 4 gece, 5 günlük Brüksel bileti buldum. İki gününü de Paris'e ayırayım diyorum. 4 Kişiyiz.
1- Paris gidiş dönüş tren biletini nasıl alalım?
2- Paris'te ve Brüksel'de nerede kalalım?

Teşekkürler.
0
tcyx
(03.01.26)
brüksel-paris biletlerini ben aynı gün almıştım. spontan gidip gelmiştim. eurostar' dan önce de alabiliyorsunuz.

konaklama bütçe ve isterler ile alakalı. geceliği 20bin euro' ya ritz' de de kalabilirsiniz, 30 euro' ya hostelde de.
+2
galahad reloaded
(03.01.26)
1- Paris gidiş dönüş tren biletini nasıl alalım?

Omio'ya bakabilirsiniz. Kendi adıma ilk oradan bakıyorum.
+2
put it in your appropriate place
(03.01.26)
brüksel’e gidip de beğenenine rastlamadım. yerinizde olsam 2 gece paris, 1 gece brugge, 1 gece gent şeklinde bir rota çizer, brüksel’i transit geçerdim. Paris’i bir gece uzatmak için Gent Brugge ikilisi yarımşar gün de olabilir hani sabahtan brugge’e gidip öğlen gent’e geçip orada kalmalı gibi.
+2
phoarbix
(03.01.26)
ben brüksel’i sevmiştim; çok önyargıyla gitmiştim ama güzel restoranlar keşfetmiştik. jam hotels’de kaldık, tavsiye ederim. louise bolgesi de iyi. tek katıldığım nokta, evet, brugge ve ghent kadar pittoresk değil.

paris’te les deux girafes ve new hotel le voltaire’de kaldık, ikisi de iyi orta segment oteller.
+1
eileengray
(03.01.26)
SNCB veya SNCF web sitelerinden alabilirsiniz.
kasarsanız bu rota bir gün brüksel, bir gün brüj, üç gün paris şeklinde de olabilir.
kriterlerinize göre değişebilir. ben de ailemi gezmeye götürdüm yakın zamanda, brüksel'de lüksemburg durağı yakınında bir airbnb'de, paris'te de stade de france yakınında bir airbnb'de kaldık. özellikle paris'teki airbnb çok güzeldi. bölge st denis olduğu için çok olumsuz yorumlar duymuştum, mahalle tekin değil diye, ama hiçbir sorun yaşamadık, paris'te konaklama pahalı olduğu için de fiyat performans anlamında kaldığımız en güzel konaklama seçeneği oldu, düşünürseniz özelden yazarsanız iletebilirim.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(03.01.26)
Brüksel gidiş Paris dönüş bilet alabilirsin. Zaman kazanmış olursun. Tek yön tren bileti farkını uçağa yedirerek. Çok fark yoksa tabii.
+1
merhum
(04.01.26)
(12)

Ev Sahibim Kiramı Kızının Ibanına Göndermemi İstedi, Sizce Ne Yapmayalım ?

sislerrr
Merhabalar, Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını &
Merhabalar,
Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını & soyadını ve apartmanın adı ile daire numarasını belirteceğim. Sizce yeterli olur mu ?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
sislerrr
(28.12.25)
kiracıyım, benzer bir durum yaşadım, avukatım göndermememi söyledi. Kızıyla kira sözleşmesi yapmanız gerekiyor. Yoksa ben filanca aydır kira almıyorum filan der, siz uğraşırsınız.
+11
nefertarii
(28.12.25)
yaygın hikaye bu son zamanlarda, sonra kira ödemedi diye sıkıntı yaratır
+3
nahtoderfahrung
(28.12.25)
Ev sahibi, kiracı ilişkisi de ticarette olduğu gibi bir noktadan sonrası iyiniyet ve karşılıklı güvene dayanmalı. Acaba ilerde başıma bir şey gelir mi sorusu, paranoyaya dönüşmemeli diye düşünüyorum.

O whatsapp yazısını muhafaza etseniz, açıklama hanesine de adres yazıp konutun kira bedeli deseniz, adamla kızın soyadı da aynıysa falan.
Fazlasında da mahkemelik olursanız da, bunları da hakim, kanıt olarak kabul etmezse de...

Olay artık şey gibi oluyor. Biri balkondan kafama saksı atarsa diye sokağa çıkmamak gibi bir şeymiş gibi geliyor bana.
+2
Mirket
(28.12.25)
yakalayamadığın.ışıklar
(28.12.25)
ben yapmam. çok istiyorsa parayı geldiği gün kızına kendi havale yapsın.
verilecek yanıt da çok basit. aile avukatımıza/muhasebecimize sorduk. bu durumda kızınız kira geliri elde ediyor görünerek zor durumda kalabilir. bizim açımızdan da ileride yasal sorun olabilirmiş. kusura bakmayın.

gene bir avukat yardımı ile gönderilecek hesabın yenilendiğine dair bir belge oluşturulabilir.
+4
orpheus
(28.12.25)
Yarın bir gün sıkıntı çıkması durumunda ödememiş kabul edilirsiniz. Size yazılı olarak bundan sonra kızımın şu iban numaralı hesabına gönder tarafıma ödenmiş gibi kabul edilecektir şeklinde imzalı belge vermesi durumunda bir sıkıntı olmaz.
0
al sana nick it
(28.12.25)
Bir aksilik yapmak isteyen olduktan sonra, “ben yaşlı insanım kızım almış kendi yazmış benim haberim yok. Kira gelmedi şaşırdım” bile diyebilir. Elinden bir yazı almak en sağlıklısı.

Ama Normal insanlarsa, kira gününde “dediğin gibi kızının şu ibanına atıyorum tamam di mi” diye de yazar cevap almakla yetinirdim ben.
+1
lazor
(29.12.25)
Arkadaşım şöyle bir şey yaşadı; ev sahibi kirayı iki ay elden ver hesabımda bloke var gibi bir şey söyleyip iki ay kirayı elden aldı. Sonra da arkadaşımk kiramı ödemedi diye mahkemeye verip evden çıkarttı. Üstelik mahkeme bir delil olmadığı için ev sahibini haklı buldu.
+1
suicides underground
(29.12.25)
Ev sahibi siz oldugunuz için ben size göndermeye devam ediyorum. siz kızınıza kendiniz gönderirsiniz diyip konuyu kapatın.
+2
limonlu eksi
(29.12.25)
yasal olarak sıkıntı yaşarsınız.

ev sahibiniz önce gidip; 'taşınmazımı kiraya vermeye, kira sözleşmesi imzalamaya, kira bedelini tahsil etmeye' maddelerinin olduğu bir vekaletnameyi noterde kızı ile imzalayacak.

bu vekaletname sonrası sizinle yeni bir kira sözleşmesi yapılacak.

ha ben göndereyim derseniz ne olur? 3 ay sonra bana kiramı göndermedi der tahliye açar. whatsapp görüşmeleri maalesef kanıt değil.
0
galahad reloaded
(29.12.25)
Ben de eşinin adına gönderiyordum veya kızı bilemiyorum tam bunu kira sözleşmesine yazmıştık.
kira sözleşmesi yazılı olma zorunlulugu olmayan bir sözleşmedir lakin siz yazılı sözleşme yaptıysanız iki sözleşmeye de yazarsınız şu şu tarih arasında bu ibana, bu tarihten sonra şu ibana diye yazarsınız.
0
liberal
(29.12.25)
Ek sözleşme. Kira yatirilacak iban
0
topkapiaksaray
(29.12.25)
(4)

Yeni ev alıp kiracıyı tahliye etme Anadolu yakası avukat

kimsesiz genc boga
Bir ev alıyoruz içinde kiracı var.Kiracıya ihtiyaçtan tahliye ve kira değerleme davası açmak istiyorum. Bu konuda profesyonel daha önce çalıştığınız bir avukat öneriniz mevcut mudur Bu işler yaklaşık ne kadar bütçe ile çözülür
Bir ev alıyoruz içinde kiracı var.

Kiracıya ihtiyaçtan tahliye ve kira değerleme davası açmak istiyorum.

Bu konuda profesyonel daha önce çalıştığınız bir avukat öneriniz mevcut mudur

Bu işler yaklaşık ne kadar bütçe ile çözülür
-2
kimsesiz genc boga
(25.12.25)
ihtiyaçtan tahliye ve kira değerlemeyi aynı anda açarsanız muhtemelen ilk sorgulanacak şey sizin eve mi ihtiyacınız var, kiraya mı?

İhtiyaçtan tahliye açtığınızda kiracı avukatı uyanıksa süreci uzatmaya oynar. Çünkü o düşük kirayla ne kadar uzun oturursa o kadar iyidir. Bu arada aynı anda kira değerleme de açarsanız zaten sizin samimiyetiniz sorgulanır çünkü ihtiyaçtan tahliyede ilk bakılan şey bu ihtiyaç samimi mi?

Kira değerleme de biraz süre alır.

Kiracıyla anlaşma şansınız yok mu?
0
anten
(25.12.25)
hem ihtiyaç nedeni ile tahliye hem de kira tespit (artırma amaçlı) dava gayet aynı anda açılabilir. bunun birbirine zararı olmadığı gibi yeni malikleri genel olarak 2 davayı da aynı anda açarlar. çünkü tahliye işi uzun bir süreç (3-4 yıl) sürebiliyor. bu süre zarfında kuşa çevrilmiş bir kira alacağı ile uğraşmak yerine dava açılış tarihinden itibaren geçerli olacak bir kira tespit davası açmak yeni malikin yararınadır. özet. her iki dava aynı zamanda açılabilir hiç bir sorun olmaz. biri elma diğeri armuttur çünkü.
+4
ground
(25.12.25)
2 ay önce şirket avukatımla benzer bir konuyu görüştüm. bana tavsiyesi kiracının suyuna gitmek en iyisi. mahkeme yolunda bile en az 2-3 sene oturabilir o dairede.

ha ben insan gibi derdimi anlattım, bir güzel kafede çay ısmarladım, evi satmak ancak alıcının kiracılı evi almayacağını belirttim. taşınma masraflarına yardımcı oldum. kendisi kısa sürede çıktı.
0
galahad reloaded
(25.12.25)
mahkeme açma zamanlarına dikkat edin.
satın aldıktan itibaren 1 ay içinde kiracıya durumu noter kanalıyla yazılı olarak bildirmelisiniz. ancak öyle 6 ay sonra ihtiyaç sebebiyle dava açabilirsiniz. o da en az 1-2 yıl sürür.
kira değerleme davasınıda yeni kira dönemi başlangıcından en az 30 gün önce bildirip öyle açmalısınız. o da 5yıl dolduysa.

hiç kiracılı daireye bulaşmayın veya uygun fiyatlıysa kiracıyla anlaşmaya çalışın. orta bir yol bulup kira, taşınma ücreti teklif edin.
0
my fault
(25.12.25)
(14)

Çocuk yapma konusunda anlaşamayan çift?

bobinhoo
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyoru
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.

Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyorum ama bazı kontrollerde Ayşe'nin çocuk sahibi olma ihtimalinin düştüğü ortaya çıkmış. Hani doktor çocuk yaptın yaptın bu aralar, sonra yapamazsın bir daha demiş.

Doktor böyle deyince de Ayşe çocuk yapalım yoksa bir daha çocuğum olmayacak falan demeye başlamış ve çiftin arasında problem yaratmaya başlamış bu durum.

Düşündük taşındık bir çıkar yol bulamadık. Ya çocuk yapacaklar ki Ali kesinlikle yanaşmıyor, karım bile olsa başkası istiyor diye fedakarlık yapılabilecek bir konu değil bu diyor ve adam mutsuz olacak. Ya yapmayacaklar, ayşe mutsuz olacak hayatı dar edecek Aliye muhtemelen. Ya da boşanacaklar ama o da Ayşeye çok çözüm olmayabilir, boşandın, yeni birini buldun, evlendin derken süresi dolacak muhtemelen.

Sizce bu işin çıkar yolu var mı?

Yaşlar 35e yakın bu arada.
-2
bobinhoo
(24.12.25)
olay baştan hata. evlenmemeleri gerekirdi çünkü ali başta demiş.

bence çıkar yolu yok. ali iyice korunsun.
+3
jelly bear
(24.12.25)
ayrilsinlar, ayse bu esnada yumurta dondursun.
+10
lemmiwinks
(24.12.25)
kadınlarda 35 sonrası evet doğum şansı normal yöntemle düşüyorda sonrasında tüp bebek gibi çözümler var başarı oranlarıda yüksek şimdiden tedavi başlanırsa vs. bu daha çok kişiselleştirilmiş gibi geldi konu.
ayşenin süresi o kadarda kritik değil boşanmak yeni ilişki için, ayşe baya dezavantajlı şu anda başta kabul etmeyecekti +1
+2
eja
(24.12.25)
Boşansınlar ve ayşe bir an önce kendine uygun birini bulsun. Bu arada yumurtalarını dondursun. yeni bulduğu kişiden çocuk yapabilir. +1

Ben de bi ara kesinlikle çocuk istemiyodum ama dr bana şansın çok azalıyor deseydi hemen çocuk yapardım. çünkü bu şansımın kaybolması beni kahrederdi muhtemelen.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ilişkilerde çözülebilecek sorunlar var çözülemeyecek sorunlar var, bu durum da çözülemeyecek sorunlara örnek olarak verilir hep. çözülebilecek sorunlar uğraştırıyor da çözülemeyecek sorunlarda yapılacak şey basit, ayrılmak.
bol şanslar diliyorum ayşeye
+1
mezzosprite
(24.12.25)
boşansınlar. ben kesinlikle çocuk istemeyen biriyim. eşim eğer isterse benden ayrılıp dilediği kişiyle yapabilir çünkü en başta bunu söyledim. o da ben de istemiyorum, sen ilerde istersen olur istemezsen yapmayız dedi. şimdi istiyorum derse o zaman benden ayrılıp istediğiyle yapsın.
+3
matilda
(24.12.25)
en mantıklı çözüm ayrılmaları olacak. kadınlarda böyle bir durum var. başta onlarda istemiyor, şimdi düşünmüyorum ilerde belki bakarız diyorlar ama gün sonunda ailelerinin dolduruşuna arkadaşlarının gazına gelip çocuk ısrarına başlıyorlar.
daha da ileri gidip oldu bittiye getirmeye çalışanlar var ali olabildiğince korunsun.
+1
my fault
(24.12.25)
ali burada basiretli tüccar gibi davranmış. şartları söylemiş, duruşu sergilemiş. ayşe ufaktan yan çizmeye başlıyor. ali' ye baştan bu şartlar sunulsaydı ali belki de ayşe' ye baştan yol verecekti.

bence ali ayşeyi seviyor, ayşe aliyi seviyorsa çocuk yapmış olmak için çocuk yapmasınlar. önce ali çüküne hakim olsun. sonra bu duruma iyice hazırlansınlar, bakarsın önce koruyucu aile olurlar, sonra evlat edinirler.
0
galahad reloaded
(24.12.25)
Ali tam bir adam gibi adamdır. Sözünün eri, net, kararlı.
Ayşe ise klasik kadın modunda (hiçbir şeye tam karar veremeyen) yuvarlak konuşan, kaypak bir yaklaşım sergilemiş.
Ali suçlu mu? Evet, suçlu. Uçkurunun peşinden gitmiş, tipik erkek refleksiyle Ayşe'yi ortada bırakmış.
Ama bu karar tamamen Ali'nin vereceği bir şey değildi. Ayşe 30'lu yaşlara gelmiş "çirkinleştim, şişmanladım, evde kalacağım" paniğine kapılmış. O korku baskın çıkınca, yıllardır birlikte olduğu Ali'ye yapışıp kalmış.

Çözüm: Ayrılık
+3
plastic_angel
(24.12.25)
iyi de ali baştan söylemiş çocuk istemediğini. boşanmaları en mantıklı seçenek. ayşe yanlış yapmış. madem çocuk yapmak istiyor, çocuk yapmak istemeyen adamla niçin evlenmiş ki.
+1
abelardo
(24.12.25)
Çevremde 2 arkadaşım evlilik düşünmemesine karşın yumurta dondurdu ya istersem diyerek. Kadınlardaki annelik duygusu 2+2 = 4 gibi çalışmıyor. Zaten meyilli imiş şans düşünce istemiş kadın.

Ali de kendi penceresinden haklı. Adam mantık çerçevesinde düşünüyor.

Çare; boşanma + Ayşe’nin yumurta dondurması. Çocuk ufak bir karar değil, es geçilecek bir karar hiç değil.
+1
cilekli pasta
(24.12.25)
çocuğu herhangi bir ebeveyn istemiyorsa bakım işi daha da zorlaşıyor. ben çocuğum olana kadar dünyanın zorluklarını görmemişim. bir baba olarak gerçekten ebeveynliğin zor olduğunu düşünüyorum ki anne için daha zor bir durum bence.

ayrıca artık tüp tedavisi var. olmaz denilen 45 yaşındaki insanların bile çocuğu oluyor. 35 yaşında baba oldum, 35 yaş çoçuk bakımı için çok zor bir yaş.
boşanmak en mantıklısı bu durumda.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
ayşe çocuğu mahmut'tan yaparsa ayşe de mutlu olur, ali de mutlu olur, mahmut da.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
butun olay cocuk uzerine kurgulanmis. cocugu cikarip aralarindaki iliskiyi ele almak lazim. cocuk fikri olmadan dogal haliyle bu iliski yurur mu, ona bakmak lazim.


insanlar birbirini sevince ilk oncelik olarak birlikte yasamak acisindan degerlendirir, cocuk fikri ikincil durtudur.
-1
musicka
(25.12.25)
(10)

Kiraya kefil konusu

tan vakti
Selamlar, sözlük ahalisini, bir konuda görüşünüzü almak isterim. Benim 35 yıllık yakın bir arkadaşım var, orta birden beri arkadaşım ve istediğim zaman arayabileceğim ve sınırsız güvenebileceğim biri. Bu arkadaşımın maddi durumu hep kötü oldu, çocuğunun okul parasını eniştesi veriyor, hep borçta, bo
Selamlar, sözlük ahalisini, bir konuda görüşünüzü almak isterim. Benim 35 yıllık yakın bir arkadaşım var, orta birden beri arkadaşım ve istediğim zaman arayabileceğim ve sınırsız güvenebileceğim biri. Bu arkadaşımın maddi durumu hep kötü oldu, çocuğunun okul parasını eniştesi veriyor, hep borçta, borcu borçla kapatıyor, geçmişte ona iş buldum beğenmedi, birkaç kez nakdi yardımda bulundum. Bu arkadaşımın evi kentsel dönüşüme gireceği için kiralık bir ev bakıyorlar, annesinin suadiye sahilde tek başına yaşadığı evde iki yıl annesi ile oturmak da istemiyorlar. Bu arkadaş aylık 75 bine kiralık bir ev bulmuş, ev kirasını yine enişte verecek. Ev sahibi, beyaz yaka kefil istemiş. Arkadaş bana kefil olur musun diye sordu. Ben de olman dedim ve bana küstü veya konuşmuyor. Yahu bu adam borçlarından dolayı intiharı düşünüyordu, annesinin evine de gitmiyor, aylık 75 bine kiralık ev istiyor. Bana da eniştesinin ödeyeceği kiraya kefil olmak ters geldi. Sözlük ahalisine sorum: ben yanlış mı yaptım? Değilse arkadaşın iletişimi kesmesi beni çıkarına hizmet eden birisi olarak mı gördüğünü gösteriyor? Fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkürler.
+2
tan vakti
(19.12.25)
Tabi ki kefil olmamakla doğru karar vermişsin.
bu durumda seni çıkarına hizmet eden birisi olarak gördüğü sonucu çıkıyor.
+3
duyuruuser
(19.12.25)
ben de böyle birine kefil olmazdım şahsen. o zaman eniştesi kefil olsaymış.
+3
jelly bear
(19.12.25)
hiç uzatmayacağım; doğru yapmışsınız, boşverin ve hayatınıza devam edin.
+2
orient blue
(19.12.25)
Doğru karar. Ondan uzak durun .
Hayatta elinde bir şey olmadığı halde lüksünden vazgeçmeyen başkalarını da kuyunun dibine çeker .
+2
diyecevaplandı
(19.12.25)
evet eniştesi neden kefil olmuyor? günümüzde ekonomi ortada, bu ekonomide kimseye kefil olunmaz, hele anlattığınız gibi birine hiç olunmaz, doğru karar vermişsiniz.
+1
oldtimer
(19.12.25)
prensip olarak kimseye kefil olmam, borç vermem, kefil olmasını istemem, borç almam. verip kötü olmaktansa vermeyerek kötü olurum.
+3
galahad reloaded
(19.12.25)
Enişte bağdat caddesi de lüks emlakcı, ev sahibi özellikle beyaz yakalı kefil istiyormuş. Ondan dolayı benden istedi. İstemesine hadi bir şey demiyorum ama reddetmem sonrasında iletişimi kesmesi beni düşündürdü. Cevaplar için teşekkürler
0
🌸tan vakti
(19.12.25)
dogru yapmissiniz. is buldum begenmedi demissiniz zaten. cocugu olan insan is begenmemezlik yapar mi? gerekirse b*k temizlerim yine de calisirim.
+2
Sour
(20.12.25)
verip kotu olacagina vermeyip kotu ol, mottom budur. iyi yapmissin.
+1
dark and deep
(20.12.25)
Net: siktirsin.

Anlattıklarından anladığım bu ihtiyaç sahibi, zor durumda, mağdur falan birisi değil. Anasının yanında idare etmek istemeyen (bu anlaşılabilir ama) bunun alternatifi olarak da 75.000 liralık kiralık ev tutmaya çalışan adama kefil falan olunmaz. Kendisi günü gününe yaşayan, umursamaz birisi belli ki. Çoookk başın ağrırdı. Çok iyi etmişsin.

Küsmüşse küsmüş, iyi ki küsmüş. Yarın öbür gün başka bir saçmalıkla gelmemiş olur. Geçmiş olsun.
+1
lazor
(20.12.25)
(16)

Bu cüzdan nasıl? (Erkek)

incelikler yüzünden
Erkek arkadaş için bu cüzdan nasıl sizce? Rengi, boyutları vs iyi görünüyor mu, kullanışlı olur mu?Ben çok sevdim ama erkek cüzdanları hakkında hiçbir fikrim yok :Dhttps://www.amazon.es/Timberland-Hombres-Cazador-color-block-Trifold/dp/B00MCW8MGI/ref=mp_s_a_1_11_mod_primary_new?crid=34NZ7V1OD6GR1&di
Erkek arkadaş için bu cüzdan nasıl sizce? Rengi, boyutları vs iyi görünüyor mu, kullanışlı olur mu?
Ben çok sevdim ama erkek cüzdanları hakkında hiçbir fikrim yok :D

www.amazon.es
0
incelikler yüzünden
(19.12.25)
bazıları sadece kartlık seviyor ince ve küçük olması açısından. bunu taşımak bana zor. ama bazısı da göt cebinde böyle cüzdan taşımayı seviyor. eğer öyleyse alabilirsin değilse ince bi kartlık al bence.
0
jelly bear
(19.12.25)
Nakit para taşıyor hep yanında :( o yüzden kartlık ona küçük kalır. Ben de böyle bir şey bakayım dedim, teşekkür ederim
0
🌸incelikler yüzünden
(19.12.25)
Çok klasik, Kötü manada söylemiyorum yani erkek arkadaşınızın tarzı buysa olur tabii ki.

Konudan bağımsız kiç bir erkek göt cebinde cüzdan taşımasın :)
+1
kumandanim
(19.12.25)
Peevv diye bir deri ürünler yapan markadan almıştım. Ben baya memnun kaldım oraya da bakabilirsiniz.
0
Take it away honey
(19.12.25)
Kadın gözüyle beğendim ben. Erkek arkadaşınızın tarzını, beğenisini siz bilirsiniz veya tahmin edersiniz. İçinize sindiyse alın.
0
auroraaurora
(19.12.25)
Benim tarzım değil çok klasik duruyor. Herschel, Rains veya Vespa'nın cüzdanları daha hareketli bence. Ama diğer arkadaşların da söylediği gibi tarzı bu şekildeyse bunu alabilirsiniz.
+2
elektr10
(19.12.25)
Cüzdan işi bitti. Kartlık kullanılıyor. Bu 2000'li yıllara ait bir şey.
-2
arbre
(19.12.25)
Cevaplar için çok teşekkür ederim. Bana da cüzdan risksiz gibi gelmişti :D başka öneriniz varsa link yollayabilirsiniz (:
Aslında hep yanında taşıması için bir şey almak istiyordum, takı hariç . Aklıma başka hediye gelmedi ne yazık ki
0
🌸incelikler yüzünden
(19.12.25)
benim erkek arkadaşım logosuna takılırdı, o yüzden almazdım. rains+1
0
eileengray
(19.12.25)
Artık kartlık kullanıyorum da, cüzdan kullanırken 5 kredi kartım vardı, 5 kart gözü isterdim, iki sürekli göstermek zorunda kaldığım kimlik kartım vardı, iki kimlik gözü olandan isterdim. İki ülke parası kullanıyordum, iki kağıt para gözü isterdim.
Benim için cüzdanın görüntüsü değil, işlevi önemliydi. Bu şartları sağlamayan en klas cüzdan gözümde değersizdi.
Onun için de cüzdan hediye edilmesinden hazetmezdim. Düşünsene, istediğin şartları sağlamıyor ama hoşuna gitsin diye kullanmak zorundasın.
0
Mirket
(19.12.25)
iki renk olması riskli. vakko erkek cüzdanlara bak.
0
archmeister8
(19.12.25)
ben erkek olarak logolu ve çift renkli kullanmam. tek mat renk kullanırım.
0
mikahakkinen
(19.12.25)
hep yanında taşısın istiyorsan seviyosa akıllı saat, sevmiyorsa da normal saat al bence.
0
jelly bear
(19.12.25)
cüzdan yerine kartlık daha mantıklı ya da kartlık içerek telefon kılıfları.

örnek:
www.spigen.com.tr

çok farklı çeşitler var. deriler daha güzel.
0
gabe h coud
(19.12.25)
kartlık +1

secrid diye bir marka var, ben 2017den beri kullanıyorum aldığımı, sağlam ve kaliteli bir marka. kompakt hem de. cüzdan gibi cebi şişirmiyor.

www.trendcuzdan.com

farklı renk ve modelleri var, aynı zamanda içinde nakit para bölümü de var. fotoğraflarda görebilirsiniz.
0
oldtimer
(19.12.25)
secrid' in çok güzel kartlıkları var, bazılarına bir miktar para da konabiliyor.

veya secrid kartlık + moneyband.

secrid.com
0
galahad reloaded
(19.12.25)
(11)

Çocuğa eşin ismini vermek

sacrilegious
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir e
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir erkek adı düşünemiyorum. Eşimse bunu saçma buluyor. Çok mu saçma ya? Çocuk ileride bana hesap sorar mı “başka isim mi yoktu?” diye.

Acaba ya da ileride bir sorun olur mu? Eşimin iki ismi var ama ilkini hiç kullanmıyor. İkinci ismini vermeyi düşünüyorum ben de. Çok karışıklığa sebep olur mu acaba? Ne dersiniz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(17.12.25)
şu an böyle düşünüyor olmanız çok tatlı tabii ama dünyanın binbir türlü hali var. sorunuz "sizce yapayım mı"ysa bence yapmayın. eğer sorunuz çok karışıklığa sebep olur muysa çocuk büyüyünce bir miktar evet.
+2
a7x
(17.12.25)
yanlis anlamadiysam esinizin su anda kullandigi ismini vermek istiyorsunuz cocuga. bu durumda kocanizin ismini calmis gibi olacaksiniz bence. ikisinin oldugu ortamlarda kocaniza kullanmadigi isimle hitap etmeye baslayabilirler.

bir diger durum da kocanizin ismi X ise cocugunuza da kucuk X diye seslenmeye baslayabilirler ki bu da cocuk acisindan kotu.

bence kocaniz olmuyorsa, ya da olmediyse, boyle bir sey yapmak sacma.
+2
lemmiwinks
(17.12.25)
Bence çok gereksiz bir hareket olur. Siz yine de mutlaka yapacağım bunu kafasındaysanız en azından iki isim verin çocuğa. Belli bir yaşa geldiğinde belki diğerini kullanmayı tercih eder.
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Evet, hamileliğin verdiği duygusallıktan. Böyle bir şey kesinlikle yapmayın, çocuğunuza geriye dönüşü olmayan bir kötülük yapmış olursunuz. Buraya kötü olasılıkları yazmayacağım ama en iyi ihtimalle çocuğunuzun kendi bireysel ve bağımsız kimliğini inkar etmiş olacaksınız. İsmi her söylendiğinde bunu hissedecek.
+1
mikro patlama
(17.12.25)
çok saçma bence de.
0
elorelia
(17.12.25)
amcamin ismi hem erkekte hem kadinda kullanilan ama cogunlukla kadinda rastlanan bir isim. yengem, kizlarina ikinci isim olarak amcamin adini koydu. amcamin fikri degildi, yengem cok istedi. hic pisman olmadilar. cocuk simdi 17 yasinda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Bana da saçma geliyor ama çok istiyorsanız iki isimli koyup birine eşinizin adını vermek biraz daha makul gibi.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
dunyanin bin bir turlu hali var. ileride bir ayrılık durumunda fln sorun olur. bence gereksiz,
0
oscar
(17.12.25)
Esin istemiyorsa zorlaman cok itici olur.
0
hot potato
(17.12.25)
Ben de kısmet olursa tam olarak bunu yapmaya kararlıyım. Ben güzel buluyorum ve başkasının fikri de umrumda değil.

Eşinin başka adı da varmış zaten. Ciddi bir karışıklık olmaz. Yine de gerek duyarsan yanına uyumlu başka bir ad daha eklersin olur biter.

Önemli olan senin nasıl istediğin; elin fikri değil.
-1
lazor
(20.12.25)
çocuk sizin, isterseniz adını cuma ya da iskambil bile koyabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(12)

Taciz :(

beyaztenlikiz
Merhaba. 3 aydır görmediğim normal erkek arkadaşımla iş yerimde görüştüm. İkimiz vardık akşam o ortamda. Bana sarılırken elini belimin altına doğru götürdü. Otururken elini bacağıma attı.Çok rahatsız oldum :( Kendimden iğrendim. Ben nasıl tepki vereceğimi bilemedim :( Çok da sevdiğim bir insan. Ne y
Merhaba. 3 aydır görmediğim normal erkek arkadaşımla iş yerimde görüştüm. İkimiz vardık akşam o ortamda. Bana sarılırken elini belimin altına doğru götürdü. Otururken elini bacağıma attı.Çok rahatsız oldum :( Kendimden iğrendim. Ben nasıl tepki vereceğimi bilemedim :( Çok da sevdiğim bir insan. Ne yapacağımı bilemedim. Neden tepki vermedim diye kendime kızdım. Kendimi kötü hissediyorum:( Böyle durumlarda nasıl tepki verilir? Ne söylenir? Bir daha görüşmeme kararı aldım
+3
beyaztenlikiz
(12.12.25)
Elini bacağınıza koyduğunda elini tutup kenara koyup, hiçbir şey olmamış gibi sohbetinize devam etseydiniz herşey olması gerektiği yola girerdi.
Bir hareketinizi yanlış olarak davet gibi algılamış olabilir. ilişiği kesmektense mesafeli olun bir süre. Anlayacaktır.

Ayrıca, kendinizi de suçlamayın. Böyle ani bir ayılık karşısında, insan ne yapacağını şaşırıp tepkisiz kalabiliyor. Normaldir yani.
-10
Mirket
(12.12.25)
"hayirdir??" deyip kaşları çatmak, uyarmak lazim.

"hiçbir şey olmamış gibi sohbetinize devam etseydiniz". >> katılmıyorum. hicbisey olmamıs gibi yapmayı boyle insanlar "rıza" olarak anlıyor.
+6
sttc
(12.12.25)
kendinizden iğreneceğiniz bir durum yok. kendinizde "suç" aradığınız bir soru girdabına kapılmayın. karşı tarafı olumlamaya, davranışlarını anlamlandırmaya çalışmayın.

mesela tepki vermediğinizi zannediyorsunuz, ancak kalakalmış olmanız da bir tepkidir. karşınızdaki "insan"sa, olumlu cevap vermediğinizi anlayıp bir daha size dokunmaya yeltenmez. ek olarak akşamki samimi hareketlerin hoşuma gitmedi bir daha olmasın diye mesaj da gönderebilirsiniz.

ama karşınızdaki "insan" değilse malesef adamına göre, anlayacağı dilden tepki vermek gerekiyor. bunun doğrusu yok. fitratınıza ne uyuyorsa.
+5
tnz
(12.12.25)
çek ön patilerini de, anlayacaktır.
0
galahad reloaded
(12.12.25)
Donup kalma çok yaygın bir tepki. Bu konuda kendinizi hiç üzmeyin ve suçlamayın.
+3
auroraaurora
(12.12.25)
erkekler ne yazık ki karşı tarafın samimiyetini hep yanlış anlıyorlar. sanıyorlar ki gel gel yapıyor. gerçi bizim toplumla da bunun alakası olabilir. kadınlar da hiç bir zaman gerçekten istediğini söylemiyor. nazlanıyor ki hafif yada kolay kadın diye anlaşılmasın. bu yüzden erkekler hep adım atmak zorunda kalıyor. karşı taraf isterse güzel istemezse taciz oluyor.

sizin durumda yapmanız gereken arkadaşlık seviyesine göre o anda uyarmak yada bu noktadan sonra uyarmanızdır. sadece arkadaş olduğunuzu betimlerseniz muhtemelen anlayacaktır. yoksa zaten ilişkiyi kesin.
-3
gercekdunya
(12.12.25)
Sorsan sen gel der gibiydin falan deyip kendini haklı görecektir.

Daha görüşmemeyi istemekte haklısın
+1
basond
(12.12.25)
üzme kendini. sende ne hata var ki üzülüyorsun.

yapabileceklerin:
1. olayları çok büyütmeden kapatmak için; bir sonraki görüşmede oto pilottan çık ve hareketlerini izle. benzer bir davranışını yapmadan önce durdur ve daha önce bir şey söylemedim ama bu tavrın çok yakışıksız diyerek cevap vermesini bekle. yanlış anladın, kusura bakma gibi bir ifade gelirse, peki ben yanlış anlamışım de. özeti, utanması lazım böyle bir tepkide ve ya senden uzaklaşır ya da artık bu davranışını keser.

2. olayları bir tık büyüterek, risk de alarak (karşı tarafın yükselmesi, başkalarının müdahil olma ihtimali) çözmek için; bir toplantı odasında kısa bir 1-1 görüşme iste ve direkt şu gün yaşananları benim gözümden anlatmak istiyorum sonra da seni dinlemek isterim diyerek yaşananları ve hissettiklerini fazla duygusal olmadan anlat. görüşme başında ne konuşmak istediğini ve ne beklediğini güzelce anlatırsan sakin kalınabilir.

3. olayları kabul etmeyerek, sıfır tolerans ile çözmek; ik'yı ve yöneticini, farklı kişiyse arkadaşın yöneticisini konuya dahil etmek ve çözüm için onları beklemek. ne çözüm beklediğini de açıkça belirterek.

bana sorarsan, bu resmen bir taciz ve sıfır tolerans olmalı.
+5
gabe h coud
(12.12.25)
erkek tarafı haklı. adam kendi kız arkadaşının poposunu ellemeyecekse kiminkini elleyecek. şikayet edilecek bir durum yok. belli ki konu sekse getirilmek istenmiş.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.12.25)
Kendini suçlama, çoğu kadın benzer durumu yaşayıp konduramadığı için ya da acaba yanlış mı anladım diye düşünerek tepki veremiyor.
+3
ekimoloji
(12.12.25)
ben temastan çok hoşlanmıyorum diyip elini itebilirdin. sonrasında da mesafe koyardın. ama donup kalman da normal beklemediğin bir şey çünkü. kendini suçlama. suç karşı tarafın.
0
archmeister8
(12.12.25)
o an tepki verememeniz, nasıl tepki vereceğinizi bilememeniz son derece insani, normal. bu konuda kendinize yüklenmeyin.

çok sevdiğim bir arkadaşım dediğinize göre birbirinizle bir hukukunuz, görece yakın bir arkadaşlığınız var gibi anlıyorum. şayet böyleyse ve karşıdaki kişi 25 yaş üstüyse yaptığı şeyin sınırı aşmak, sizin sınırlarınızı ihlal etmek olduğunu bilir. yani bu durumda da işgalci ve rahatsız edici bir tavır.

hiç bir şey olmamış gibi davrandığınızda hani böyle küçük bir söküğe müdahale etmeyince genişledikçe genişler ya, öyle davranacağına ya da bu konuda ben rahatsız oldum diye ona belirttiğinizde üste çıkmak için her şeyi yapacağına adım gibi eminim. belli bir yaşın üstündeki bütün kadınlar bilir bunu ve artık bu davranışın geleceği ortamın havada kokusunu dahi alabilmeye başlar.

Edit: görüşmemek doğru tercih, moralinizi de bozmamaya çalışın zira bu gibi konularda maalesef bu ülkede deriniz kalınlaşmak zorunda...
0
Phoebe
(12.12.25)
(13)

Ne düşünüyorsunuz aşağıdaki foto hakkında?

Kahvedesu
https://eksisozluk.com/img/tafdf2wa
-1
Kahvedesu
(07.12.25)
Kısıtlı bir kesim için böyle ama genel olarak katılmıyorum, yani instagram'da ya da tv'de gördüğümiz birbirinin benzeri insanlar (estetik makyaj vs) toplumun genelini kapsamıyor, etrafımızda "normal" insan çok var.
+1
kizil karga
(07.12.25)
İki gün önce Bostanlı'da dolaşırken kafama takılan şeyin birebir resmini yapmışlar valla.
0
Mirket
(07.12.25)
Bunu yapmak istediler ama başaramadılar bence. Çünkü bu bir ekonomik rahatlık gerektiriyor ve o rahatlık bizde yok 😍
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
Düz fön terörü işte. Düğünlerde gelin hariç herkes bu şekilde.
0
ground
(07.12.25)
Doğruluk payı var ama abartılı biraz.
+1
etna
(07.12.25)
Fön değil olay. Dudaklar, makyaj, saçlar hep aynı. Takım elbise gibi. Giyersen bizdensin. Bu da human suit.
+1
gabe h coud
(07.12.25)
Doğru değil. 90'ların da bir modası vardı, görselde ima edilen yanlış. Her dönemde belli bir eğilim var, ama kimse de tek tip değil. Bu muhabbetler bitmiyor ayrıca... antik çağda bile bu tarz şeylerden yakınan insanlar var.
0
akhenaten
(07.12.25)
romanya'da yaşıyorum ve hiç bir kadın birbirine benzemiyor. çok değişik tipte kadınlar var partiye gitsen de bükreşte metroya binsen de.
0
rain when i die
(07.12.25)
goz onundeki ve parali insanlar icin buyuk oranda dogru.
goz onunde olmayan ve cok da parasi olmayan ortalama insan icin ise kismen dogru diyebiliriz.
0
cooperr
(08.12.25)
Belli sosyokültürel ve maddi seviyenin üzerindeki kişiler için doğruluk payı var.
0
onyx
(08.12.25)
%100 dogru bir görsel
0
koela
(08.12.25)
Sokakta gördüğüm insanlar böyle değil +1 Çeşit çeşit insan var.

Sosyal medyada böyle olabilir onu bilmiyorum kullanmadığım için.
0
peki madem
(08.12.25)
türkiye için yarı geçerli. Yurtdışı için geçersiz.

sık gezen biri olarak söylemek isterim, bu kadar estetik operasyon türk ve arap kadınlarına özel bir şey.
0
galahad reloaded
(08.12.25)
(6)

eyt sizi de çıldırtmıyor mu?

0zlem
yanımda çalışan 46 yaşındaki kişi çift maaş alıyor ve benden daha az iş yapıyor. bu zoruma gidiyor. bu yüzden iş bırakılır mı?
yanımda çalışan 46 yaşındaki kişi çift maaş alıyor ve benden daha az iş yapıyor. bu zoruma gidiyor. bu yüzden iş bırakılır mı?
+1
0zlem
(05.12.25)
bırakılmaz. onun aldığı emekli maaşı seninle ilgisi yok ki, primini doldurmuş hak kazanmış almış emekli maaşı farklı bişey, eyt olayı bambaşka saçmalık.
zoruna gitmesinde haklısın benimde yanımda herşeyi bana soran bi bebe benle aynı maaşı alıyor, cv'si bomboş mesela ön lisans mezunu saysam bitmez. şirketlerde bu gibi durumlar oluyor ama yanındakinin devletten aldığı ek maaş senin sinirini bozmamalı, belki senden düşük maaş veriyordur şirket ?
+1
eja
(05.12.25)
aynı unvandaysanız, aynı görev ve yükümlülüklere sahipseniz sizden daha fazla maaş alması anormal. işverenle konuşacaksanız. ama farklı görevlerde iseniz çok çalışan çok kazanır diye bi kural yok ki iş hayatında. bunun için iş bırakılmaz.

çift maaş alıyor olması da sizinle alakalı bi durum değil.

gereksiz şeyleri kafaya takıyorsunuz. işinizden memnun değilseniz değiştirmeye bakarsınız. yanınızdaki insanın geliri sizi bu şekilde etkilemiyor olmalı. aldığı emekli maaşı da yüksek değildir zaten.
0
elorelia
(05.12.25)
Çift maaş almasının, erken bir yaşta seçim rüşvetiyle rant elde etmesinin birey bazında değil toplumsal açıdan size (ve hepimize) etkisi var. Bu seçim rüşvetinin maliyetini -diğer bir çok saçma şeyle beraber- ülkece fakirleşerek ödüyoruz. Paramızın değeri düşerek ödüyoruz. Enflasyonla ödüyoruz. Emeği geçen ve bundan çıkar sağlayan hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum.
0
mesuta
(05.12.25)
ben de alıyorum çatır çatır yiyorum valla.

başkalarının aldığı maaşa hasetle bakmayıp bu enerjinizi kendi maaşınızı ve gelirinizi arttırmaya yöneltirseniz şirinleri görebiliyorsunuz.
+5
galahad reloaded
(05.12.25)
'Niye bu çukurdayız' demeyip, 'yanımdaki niye benden bir tık yukarıda' konusuna takıldığımız sürece o çukur her geçen gün derinleşecektir.
+5
Mirket
(05.12.25)
Özelde bu şekilde değil ama genel olarak düşündüğümde eyt oldukça gereksiz ve tam anlamıyla devletimize yük olan bir durum. Maalesef buna siyasi çekişmeler neden oldu.

Böyle şey olacağına hazırdaki emeklilere anlamlı bir zam olsaydı daha güzeldi.

İş bırakma sebebi de birilerinin faydalandığı bir durum üstünden değil, daha farklı ve anlamlı sebeplerle olmalı .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
(9)

Kış İçin Mont Önerisi?

elektr10
Hazır Almanya'ya da gidiyorken bir mont alayım diyorum totomu da biraz kapatan. Ama Türkiye'de de olan bir model/marka da istemiyorum açıkçası. The North Face, Jack Wolfskin, Columbia gibi markalar harici önerebileceğiniz bir marka var mı? Yoksa da bu saydığım markalardan şu modeli çok güzel diyebil
Hazır Almanya'ya da gidiyorken bir mont alayım diyorum totomu da biraz kapatan. Ama Türkiye'de de olan bir model/marka da istemiyorum açıkçası. The North Face, Jack Wolfskin, Columbia gibi markalar harici önerebileceğiniz bir marka var mı? Yoksa da bu saydığım markalardan şu modeli çok güzel diyebileceğiniz bir mont da olabilir tabii kesinlikle bunlar olmaz demiyorum.

Bir de Patagonia marka mont almak çok mu saçma olur? Overrated bir marka mıdır?
0
elektr10
(04.12.25)
yeni döndüm. buradan hiç almayın. direkt oradan alın. şu an yıl sonu sebebiyle güzel indirimler var.
0
galahad reloaded
(04.12.25)
arcteryx veya canada goose bakabilirsiniz. belli bir model oneremem ama iyi markalar.

online alabilecekseniz bende sundan var tavsiye ederim: houdinisportswear.com

ben bu kadar pahaliya almamistim ama, indirimliydi.
0
lemmiwinks
(04.12.25)
Wellensteyn
www.wellensteyn.com
+1
arenas
(04.12.25)
www.decathlon.com.tr

Dün arkadasım bu montu aldı gayet iyi ve iş gorur. fiyatı da makul.
0
koela
(04.12.25)
dün de önermiştim, millet manyak diyecek ama save the duck –20°C'ye kadar tutar. yanında küçük poşetiyle gelir 1 dk içerisinde poşetine koyar yastık yaparsınız. gezerken sıcaklarsanız poşetiyle çantaya asıp gezersiniz yükü olmaz. benim isteklerim bunlardı ve karşıladı.
0
herseysoyledigimgibioldu
(04.12.25)
kis vakti -20'lerin ve bazi günler daha altinin bile normal oldugu bir yerde yasiyorum ve en sevdigim kis montlarimdan biri fjallraven. columbia, tnf falan elini öper.

patagonia kesinlikle overrated degil. bircok polarini uzun senelerdir memnuniyetle kullaniyorum. outdoor aktiviteler icin lightweight diye aldigim bir kaz tüyü montu da var. polar + kaz tüyü ikilisi cehennem sicaklarini olusturuyor ki kaz tüyü filling'i cok yüksek degil yani. ben memnunum, öneririm.

outdoor magazasina gidersen cok secenek göreceksin, aklini cok karistirma, hedef odakli arama yap.
helly hansen, haglöfs gibi nordik markalardansa (fjallraven haric) bence dis katmanda vaude, mammut, löffler (özellikle cok güzel kayak ekipmani üretir), maya maya, orthovox gibi avusturya/isvicre/almanya markalari benim kullanim tecrübelerime göre cok daha sicak, cok daha rahat, cok daha kaliteli.
ic giyimde ise nordik markalara daha cok yöneliyorum, mesela devold cok güzel, yumus yumus merino iclikler yapiyor. tavsiye olunur.

columbia begenmiyorum. tnf'nin yagmurluklari güzel. rab, mountain hardwear gene bakilabilecek markalar. eger outdoor olsun ama tasli masli süslü olsun diyorsan Sportalm Kitzbühel var ama bana hitap etmiyor :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Bu montları Almayada yazın da bulabiliyor muyuz, mevsim nedeniyle uygun oluyor mu?
0
iustitia omnibus
(04.12.25)
Wellensteyn +1, en iyisi
+1
kimi raikkonen
(04.12.25)
patagonia aldım hocam ve gerçekten çok çok iyi. üstelik çok ciddi indirimdeydi. teşekkürler öneriler için.
+4
🌸elektr10
(18.12.25)
(9)

sevgiliniz, eşiniz ortamda birşeye anlık sinirlendiğinde hiçbirşey olmamış gibi devam edebiliyor musunuz?

psmstc
Yani hani birşeye anlık sinirleniyor. Sonra sakinleşiyor. Ve bu hergün en az bir kere tekrarlanıyor. Sizce bu durum normal mi? Ve bu anlardan Sonra hiç birşey olmamış gibi sakin, enerjik keyifli kaldığınız yerden devam edilmesi mi doğal olan yoksa etkilenirmiydiniz? Bu durum sizi nasıl etkilerdi duy
Yani hani birşeye anlık sinirleniyor. Sonra sakinleşiyor. Ve bu hergün en az bir kere tekrarlanıyor.

Sizce bu durum normal mi?

Ve bu anlardan Sonra hiç birşey olmamış gibi sakin, enerjik keyifli kaldığınız yerden devam edilmesi mi doğal olan yoksa etkilenirmiydiniz?

Bu durum sizi nasıl etkilerdi duygusal olarak?
-1
psmstc
(03.12.25)
böyle bir ey yaşamadım. yorucu ve korkutucu gözüküyor. normal değil her şeye hemen sinirlenmesi

gerilip dururdum. onun adına utanırdım. öyle biriyle sevgili olmaktan utanırdım. ayrılık gözükürdü
+2
batlegolas
(03.12.25)
Mis gibi işte. parlıyor, söyleyeceğini söylüyor ve uzatmıyor. istediğiniz nedir? durumu uzatması mı?

bende benzer tabiattayım, kızarım, tepki veririm, karşımdaki de istediği gibi bana kızıp tepki verebilir. ertesi gün hiç bir şey yaşanmamış gibi devam edebilirim.
-2
galahad reloaded
(03.12.25)
Eğer neye kızdığı da belli değilse, sizi tedirgin eder bu durum, nasıl davranacağınızı bilemez ve sinersiniz. Ama evet bazı insanlar böyle oluyor, çok hararetli bir tartışmanın ortasında çok da gerekli olmayan bir telefon geliyor ve aşırı keyifli aşırı coşkulu neşeli bir şekilde telefonla konuşmaya başlıyor aniden dönüyor, telefonu kapatınca da "acıktım ben ne yemek var?" diye devam edebiliyor, halbuki siz daha kapanmamış olan tartışmada kendinizi izah etmek için sıranızı bekliyorsunuz o esnada :)
Ben de bunu sağlıklı bulmam, bu kişiye yapılması gereken "bir dakika, az önce tartışıyorduk ve aniden yükseldin öfkelendin bana kötü hissettirdin, önce bunu kapatalım" demek. Eğer "yok ya geçti işte uzatma" diyorsa, "madem önemsizdi senin için, ozaman bundan sonra lütfen senin için çok da önemli olmayan şeylerde benim de keyfimi kaçırıp suçlama, kötü hissediyorum aniden düşüyorum" diyebilirsiniz.
0
megalomaniac
(03.12.25)
Bu ara ara olursa normal karsilarim ki hepimize olabilir. Yani biz de boyle olabiliriz. Bundan sonra genelde duygusal olarak etkilenirim, fakat insan zamanla alisiyor, bu ozel durumlarin farkina variyor. Fakat sizin durumunuz biraz farkli, bu her gun yasaniyor, bence normal degil.
+1
Sour
(03.12.25)
uzatmıyorsa sorun yok. pasif agresif davranmıyorsa, stonewalling yapmıyorsa vs.
0
deartheodosia
(03.12.25)
"kendine gel" bakışı atardım. herkesin içinde böyle yapmasının normal bir davranış olmadığını baş başa güzelce anlatırdım. tekrarlarsa da gerekli aksiyonları alırdım.

hee bu durum sadece ikiniz arasındaysa da okey o zaman. o anki sinirini bir şekilde geçiştirebiliyorsa, normale dönüyorsa sorun yok.
0
elektr10
(03.12.25)
benim sevgilim de hızlı sinirlenebilen bi tip ve tüm duygularını maksimum seviyede yaşadığı için bi anda çok minnoşken bi anda içinden canavar çıkıyor. yıpratıcı bi şey bence çünkü ben ortamın enerjisinden çok etkilenen bi tipim. gerilim bağırış çağırış hiç sevmem. öyle durumlarda da hemen modum düşüyor toparlanmakta çok zorlanıyorum ama o sürekli ben sana bağırmıyorum ki niye üzülüyosun beni idare edip hemen daha yüksek enerjiyle tatlılıkla davranman lazım vs diyor (evet manipülatif piçin birine aşığım :) öyle yani.. allah kolaylık versin.
+1
bxgx
(03.12.25)
ben hem parlayan ama geç sakinleşen hem de bana yapılsa etkilenen biriyim. yazarken bile zor geldi sgjksjgk. Ama gerçekten elimde değil bazen gereğinden fazla sinirlenip modumu yakalamakta zorlanabiliyorum. dönemsel ama ona eminim bazen aynı saat içinde bir şey olmamış gibi davranıyorum bazen bir gün sürüyor. Bana yapılsa da etkilenirim kim etkilenmez? Önemli olan sonrası. Sonrasında gönül alınıyorsa sorun edilecek şeyler değil ya her zaman stabil ruh hali kimde var.
0
Kediyi üzdün
(03.12.25)
evlilikte bi süre sonlar alışılıyor. ama 5 sene falan alıyor alışma.
0
gurur
(03.12.25)
(5)

üst komşuyu uyarmak

asap raki
2 hafta önce bir eve taşındım. üst komşu aşırı sesli konuşuyor. yani hepsini naklen duyuyorum akşamları. evi satın aldığım için gelir gelmez milletle papaz olmak istemiyorum. bunları nasıl uyarayım? kapılarına gidip biraz sessiz olun mu demeli, ses yaptıklarında tavana mı vurmalı ne yapmalı?
2 hafta önce bir eve taşındım. üst komşu aşırı sesli konuşuyor. yani hepsini naklen duyuyorum akşamları. evi satın aldığım için gelir gelmez milletle papaz olmak istemiyorum. bunları nasıl uyarayım? kapılarına gidip biraz sessiz olun mu demeli, ses yaptıklarında tavana mı vurmalı ne yapmalı?
0
asap raki
(02.12.25)
herkesin haklı olduğu bir durum, siz evinizde sessiz sakin oturma hakkına sahipsiniz onlar da alışkın oldukları şekilde yaşama hakkına. belki siz biraz daha haklı olabilirsiniz gerçi ama fark etmez çünkü yapılabilecek çok bi şey yok. "biraz sessiz olun" iyi bi cümle değil bence. tavana vurmak zaten son derece agresif ve itici. iyi ihtimalle ciddiye almazlar, kötü ihtimalle inatlaşırlar. iyi bi saatte bi tabak ikramlık bi şey ya da küçük bi hediye götürüp "merhaba ben asap raki yeni taşındım alt kata, yaa binanın yalıtımı baya kötü olmuş, çok ses geliyor, rica etsem en azından şu günler şu saatler arasında biraz daha dikkat etmeniz mümkün olur mu" gibi konuşmak işe yarayabilir, onlar da makul insanlarsa dikkat ederler. baktınız höt zöt konuşuyorlar, o zaman zaten papaz olmak dışında bi seçenek yok, en azından siz elinizden geleni yapmış oldunuz. yalıtım falan yaptırmayı düşünebilirsiniz ondan sonra.
0
mezzosprite
(02.12.25)
önce üst katta nasıl biri oturuyor onu öğrenmek lazım bence. apartmanda karşılaştığın kişilerle tanışıp laflayıp belki denk getirebilirsin. hiç bilmediğin birinin kapısına ne şekilde gidersen git hep soru işareti. kişiyi bilmeden kapıya gitme işi bence sıkıntılı.
+2
ucurulmamak umidiyle
(02.12.25)
uyarmayın. bununla yaşamayı öğrenin.

benim kapıma gelseniz 'kardeşim ortak alanda değil, evimin içinde konuşuyorum, sesimin tonu bu' der gönderirim geriye.
0
galahad reloaded
(03.12.25)
çok ses yaptıklarında bende sesli konuşuyorum(normal telefonda konuşken, onlara yönelik bir bağırma değil) susuyorlar
0
eja
(03.12.25)
Karşılaştığında konuşmaları ile ilgili muhabbet aç. Mesela noldu o doblo işi adam hala indirim yapmıyor mu gibi.
+1
ground
(03.12.25)
(10)

Sedat Peker nasıl bir mafya?

Kahvedesu
Bu para nereden geliyor?
Bu para nereden geliyor?
0
Kahvedesu
(24.11.25)
sağda solda çete diye gezen herkes ona çalışıyor. ona para vermeden bu çizgi film isimli çeteler yaşayamaz. bunların boyunu aşan işleri direkt kendisi çözüyor. istanbulda mafyacılıktan para yiyen herkes ona da komisyon veriyor.
0
patronaj1
(24.11.25)
''ona para vermeden bu çizgi film isimli çeteler yaşayamaz. ''

Emin misin?
-6
🌸Kahvedesu
(24.11.25)
90ların karanlık yıllarında bürokrat derebeylerinin ayakçılığını yaparak yükseldi. Mesela büyük bir işletme var, devlet her bilgiye sahip, karadenizli bürokrat çetesi buna git çök diyor. Yargı bizde, emniyet bizde, vergi dairesi, belediye vs. vs. Bu da arkamda devlet var özgüveniyle çöküyor, bürokrasinin payını veriyor. Gül gibi geçinip gidiyorlar. Ülkedeki bütün mafyatik ayaktakımının arkasını yasladığı bir bürokrat grubu vardır. Çünkü en büyük Mafya bürokrasidir!
+6
mesuta
(24.11.25)
Yasa dışı bahis işlerini kara para aklama vs o yönetiyordur kesin bu kadar bağış yapması da şirinlique
0
olaylar olaylar
(24.11.25)
Nasıl çöküyorlar ya?
-2
🌸Kahvedesu
(25.11.25)
"1 kilo toz bir otoboz" da olabilir..
youtube'dan gelen gelirle ayakta kaldigini sanmiyorum :p
0
cooperr
(25.11.25)
yoldan 10 kisiyi rastgele cevir, en az 6 tanesi yegeni zaten. bu kadar akrabasi olan insan fakir olur mu? herkes bir lira gonderse...
0
Sour
(25.11.25)
bazen bazı insanlara yaptıkları için değil, yaptıklarını söylememesi veya anlatmaması için para verilir.
0
galahad reloaded
(25.11.25)
Her hükümetin pis işlerini yaptırdığı bazı gruplar vardır, sedat da onlardan sadece bir tanesi ve artık hükümetle işi kalmadığı için kenara atıldı. Youtube videolarında da söyledi sizin için şunu yaptık bunu yaptık şimdi bana yanlış yapıyorsunuz diye. Zamanında çok güçlendi ve akıllı oynamış ki kendi tr de olmasa bile hala ağırlığı devam ediyor.

zamanında itibarsızlaştırmak için uğraştılar, abuk sabuk tipler sedat peker için video çekip atar gider yapıyordu ama, hepsine tek tek özür videosu çektirdi.
0
duyuruuser
(25.11.25)
90'lı yıllarda ki susurluk olaylarında adı geçmişti. Veli Küçük, mehmet ağar ile bağlantıları olduğu söyleniyordu.
+1
komando kani var bende
(25.11.25)
(14)

Şu video hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmemAnkara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:https://x.com/bosunatiklama/status/1991807966920708114?s=46
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmem

Ankara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:

x.com
0
messina123
(22.11.25)
insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor (herkes bunu yapmak zorunda değil tabi)

Orada olsam vay be gençlik işte deyip gençler adına mutlu olurum
0
grimavi
(22.11.25)
Ben hayatta yapmam ama yapani da yadirgamam. Ortada garip bir durum yok.
0
bosver nicki
(22.11.25)
orada bir maymunluk varsa solda memnuniyetsiz teyze gibi olanlardır.
-3
jepa
(22.11.25)
Mutlu gibiler. Değil mi? Çok yadırgadım doğrusu. Olmamalılar.

Şaka bir yana. Çoğumuzda öyle bir gen var sanırım. Hazetmiyoruz mutlu insan görmekten.
0
Mirket
(22.11.25)
maymunluk yapmak bilinçli bir tercihtir. buradaki düşük iq'luluk. dekart bunları görseydi düşünmeden de var olunabildiğini görür, tövbe ederdi. içimizdeki robotların bu sürümünde sınırlı sayıda nöron var, özgür iradeleriyle çiftleşme dansı bile yapmaya kabil değiller. bunlar tek bir beacon'dan kontrol ediliyor, güncelleştirmelerini elektromanyetik radyasyonla alıyorlar. milletin npc diye dalga geçtiği tipler tam olarak budur. bu tiplere güya şaşıracakları bir şey yapın, size filmlerden öğrendikleri şu pozlarla karşılık verirler: img.freepik.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
Kendi adıma, dans eden insanlardan rahatsız olmam. Mutlular işte. Bana da bir zararları yok. Mal gibi kameraya alıp sosyal medyada paylaşılmasını doğru bulmuyorum.

Ulaşım aracı içinde müzik yapılmasına karşıyım. Orada oturan insanların sizin seçtiğiniz/sevdiğiniz tarzda gürültülere maruz kalmaya hakları yok.

Sokak ve metro durağı müzisyenliğine karşı değilim. İsteyen bekler, dinler. İsteyen katılır, eşlik eder. İsteyen çeker gider. Kimseye zorla dinletmiyorlar.

Dans etmenin de rezillik veya maymunluk olduğunu düşünmüyorum. Velev ki öyle olsun, insanlar kimseyi rahatsız etmeden rezillik ve maymunluk da yapabilir. Çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek, aile ve toplum değerlerine, genel ahlaka mugayir şeyler olmamak kaydıyla tabii.

Bırakın gençler mutlu olsun.
0
yadigar
(22.11.25)
maymunluk, rezillik derken? dans ediyor ya insanlar.

ha ulaşım aracında müzik gürültü falan olmamalı bence o ayrı.
+1
robokot
(22.11.25)
sağır insanlar dans edenleri deli sanar diye enfes bir söz vardır.
+1
galahad reloaded
(22.11.25)
ben yapmam. ama farklılıklarada bu kadar kapalı değilim. ülke muhafazakar sapkın grupların elinde. onları görmektense bunları görmeyi tercih ederim.
-1
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben de zannettim ki rezillik var. Zaten ülkece mutsuzuz, keyfi yerinde gençler görelim işte ne güzel.
(Toplu taşımada müziğe maruz bırakılmayı ben de sevmiyorum, o ayrı.)
0
kobuzchu kiz
(22.11.25)
teklif kadından gelmiştir derim.
erkek kalıp da "haydi dans edelim :)" sanmıyorum desin.
-2
WithWorth
(22.11.25)
maymunluk değil tabi ki. ama bu kadar dar ve insan olan bir ortamda çok da abartılı hareketler yaparak dans edemem. ben irrite olmadım. insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor. ayrıca bazı erkekler kadınlardan daha dans etmeye yatkın olabiliyor.
-1
sevilen progressive türkücü
(22.11.25)
koca bir saçmalık.

www.youtube.com
0
gurur
(22.11.25)
İçlerinden gelmiş, dans etmişler, mutlular, hoşuma gitti, ha bu bir akıma dönüp tabelada fotoğraf çektirmek gibi sırf paylaşmış olmak için başkaları tarafından tekrarlanırsa o zaman irite olurum.
0
(23.11.25)
(5)

The Queen's Gambit gibi önerebileceğiniz bir dizi var mı?

truf
İşine tutkuyla bağlanmış, zamanın ötesinde, tüm koşullar ve insanlar ona karşıyken kendine güvenerek ilerleyen bir karakter içeren cinsten.Belgesel ve film olmasın.Teşekkürler şimdiden :)
İşine tutkuyla bağlanmış, zamanın ötesinde, tüm koşullar ve insanlar ona karşıyken kendine güvenerek ilerleyen bir karakter içeren cinsten.

Belgesel ve film olmasın.

Teşekkürler şimdiden :)
0
truf
(17.11.25)
Umudumuz Şaban
+4
artıküyeolmakistiyorum
(17.11.25)
Mad men
0
eja
(17.11.25)
şaban serileri +1
0
mikahakkinen
(18.11.25)
(bkz: the knick)
0
galahad reloaded
(18.11.25)
Tam karşılıyor mu bilmiyorum ama aklıma The Bletchley Circle geldi.
0
peki madem
(18.11.25)
(16)

Kiracımız 1 senedir 14 bine oturuyor. Emsal yeni kiralar 29-32 arası. Sizce hakkaniyetli yeni kirayı kaç yapmalıyız?

psmstc
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor. Sizce 25 bin çok mu? çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı? Teşekkürler.Edit:KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor.

Sizce 25 bin çok mu?

çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı?

Teşekkürler.

Edit:
KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
-8
psmstc
(17.11.25)
1 senedir oturuyorsa tüfe zammı neyse onunla ilerlenir. yani %40 gibi bir şey, 19.5K, hadi olsun 20K.
+3
awlmi
(17.11.25)
bir senedir oturuyor derken sanki senelerdir kiracıymış da düşük kira veriyormuş gibi bahsetmişsiniz. ilk kirası buymuş zaten. o zaman emsallerinden düşük mü verdiniz? hakkaniyet yasal oran neyse odur. ben kiracı olsam üstüne çıkmazdım. her sene her sene boş emsallerine göre kira artışı mı yapacak kiracı?
+3
elorelia
(17.11.25)
1 senelik kiracı piyasa fiyatından girmiştir diye düşünüyorum. Her sene emsal de şuymuş diyerek güncelleme yapamazsınız. Yıllık kira artış oranı ile ilerlemeniz gerekir. Ekim için %37,15 görünüyor, 19-20 bin TL ideal gibi.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(17.11.25)
1 senelik kiracı için yeni kirayı hakkaniyetli kaç yapalım gibi bir durum yok. Kira ilişkisi karşılıklı bir sözleşme ilişkisidir, kira bedeli de mal sahiplerinin kafasına ya da kendi hakkaniyet anlayışına göre belirlediği bir şey değildir. Siz artış yapmazsınız Kiracı sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal oranda artırıp gönderir.
+2
dfn4
(17.11.25)
geldi yine bir aç gözlü. 1 senelik kiracıya hiç bir şey yapamazsınız. hesaplama aşağıdadır.

Mevcut Kira Bedeli: 14.000,00 TL
Kira Artışı Yapılacak Ay: Kasım 2025
TÜFE Kira Artış Oranı: %37,15 (Kasım 2025 döneminde yapılacak kira artışı için TÜİK'in Ekim 2025 TÜFE verisi kullanılmaktadır.)
Kira Artış Tutarı: 5.201,00 TL
Aylık Yeni Kira Tutarı: 19.201,00 TL
+1
gercekdunya
(17.11.25)
Neden o ilk kira o kadar düşük?
Kusura bakmayın da hiçbir yerde son bir senede kiralar iki kat artmadı
+1
Cezcez
(17.11.25)
her sene emsal mi olmalı kira? öyle şey mi olur? enflasyon neyse onun yapıp geçecek.
0
jelly bear
(17.11.25)
Şöyle düşün; başka bir eve taşınacaksınız ve bir taşıma şirketiyle 20 bine anlaştınız. Tam taşınacağınız gün taşıma şirketi size diyor ki " valla bu bölgede şirketler 40'a taşıyor. Bizde hakkaniyet önemli, o yüzden ücret 30 bin"

Bunu diyen adama sizin vereceğiniz cevapla, bizim size vereceğimiz cevap aynı.
+6
thracia
(17.11.25)
Hayret boyle sorularda pek ev sahibi linc edilmezdi ama neyse. Neyse kanuni rakamlar soylenmis, o rakamlar korkunc kotu degil. Bence kanuni sinirda kalin gitsin derim, odemeler falan duzgunse. Zaten emsaller icin sahibinden'e bakiyorsaniz cok da guven olmaz.
-2
mbond
(17.11.25)
Ev alırken size devlet her sene etraftaki en yüksek kirayla senkronize edebilirsin, evden sürekli maksimum kar etmek zorundasın diye söz mü verdi?

Ev tıpkı borsa gibi bir yatırım aracıdır, değeri sürekli artmak zorunda değildir (artmaz da zaten), kirası da sürekli artmak zorunda değildir. Bir yerden sonra o kirayı verecek adam bulamaz, boş boş bakışırsınız evinizle. Veya yüksek kira ile gelen adam kirasını birkaç aya ödememeye başlar bu kez çıkarmakla, mahkemeyle uğraşır durursunuz senelerce. Etrafımda çokça böyle örnek var. Açgözlülük bir yerde yine size patlar dikkat edin.
+2
chicha_v2
(17.11.25)
belki 5 yıllık kiracıdır da son bir yıllık kirasını söylemiştir?
zaten emsal için mahkemeye verme şartı 5 yıl oturulmuş olması. 1 yıllık kiracıya amsal davası açamazsınız.
5 yıl oturuyorsa emsal kiranın %30 eksiğine ok demek mantıklı. emsal davası vakit alıyor (farkı alırsınız ama yine de reelde %20 den çok fark eder)
+4
kisa
(17.11.25)
emsal yeni kiralar da ileride hane gelirine oranla düşük kalacağı varsayımı ile kabul ediliyor. bunu baz almamalısınız. 18k optimum noktadır diyorum.
0
loch ness
(17.11.25)
Duyurunun dunyayi gezelim, ev almayalim diyen cocuklarina bakma sen. Tahliye taahhutnamesi bunun icin aliniyor. Emsal neyse emsalin bir tik alti yapilir. Odemezse cikartilir. Duygusallik kasan kitleye bakarsan ac kalirsin. Bosver onlari.
-6
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
şu an yapamazsınız. devletin belirlediği tefe-tüfe oranını yapacaksınız. eğer yapmazsanız kiracı da ödemezse elinizden bir şey gelmez. tefe-tüfe harici tamamen kiracınızın insiyatifinde üstüne arttırmak.

ev sahibi-kiracı ilişkiniz 5 yılı doldurduğunda kira tespit davası açarak yeniden değerleme yapabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(17.11.25)
duyuru sahibi editlemiş kiracı 4 yıllıkmış. bu sene 5. yılı doluyorsa emsal neyse %20 altında isteyin mahkemeye de verseniz aynı rakamlar çıkıyor genelde. ama 2 sene beklemiş oluyorsunuz
0
gercekdunya
(17.11.25)
"hakkaniyetli"

kime göre, neye göre? bir sözleşme imzalanmış ve bu sözleşme çerçevesinde ticaret yapıyorsunuz. kasım 2025 kira artış oranı %37,15. yani kiracınızın vermekle mükellef olduğu maksimum rakam 19201.

rayiç belirleme davası ancak 5 yıl bitince olur.

ancak şunu yapabilirsiniz. "bu sene kirayı 25bin lira yapalım, ben de gelecek sene rayice yükseltme hakkımdan feragat edeyim, kanuni kira artış oranı neyse onu yaparız" dersiniz. kabul ederlerse ne ala, etmezlerse 19201 yatırırlar.
+2
co2s2
(17.11.25)
(3)

Basel 1,5 günde gezilir mi?

Cesario
11.25te uçağım iniyor. Uçaktan inmesi, pasaport kuyruğu, otele gitmesi derken 14 olur bence. 17de de hava kararmış oluyor. 3 saatlik zaman diliminde bitmez diye düşünüyorum. :)Ertesi günü de Basel'e ayırmalı mıyım?Toplam 4 gece kalacağım. 1 gün Colmar, 1 gün Strasburg günü birlik gideceğim. Geri kal
11.25te uçağım iniyor. Uçaktan inmesi, pasaport kuyruğu, otele gitmesi derken 14 olur bence. 17de de hava kararmış oluyor. 3 saatlik zaman diliminde bitmez diye düşünüyorum. :)

Ertesi günü de Basel'e ayırmalı mıyım?

Toplam 4 gece kalacağım. 1 gün Colmar, 1 gün Strasburg günü birlik gideceğim. Geri kalan gün de Baseli mi gezeyim yoksa Zürihe mi gideyim diye düşündüm. Ama Baseli gezmek daha mantıklı sanki.

Önerileriniz varsa dinlerim.
0
Cesario
(07.11.25)
Basel’de bence bir şey yok, sabah kalkın, öğleden önce makul bir saate kadar gezip dolaşın, sonra atlayın trene.

Ama tabii bu bencesi. Siz yine kendi araştırmanızı yapın.
0
orient blue
(07.11.25)
Gezilir güzel yer
0
basond
(08.11.25)
basel' de öyle 'vay emenike diyeceğiniz pek bir şey yok. ben de 1 günde bitirip ertesi gün strasburg yapmıştım. strasburg güzel, basel' den daha hareketli ve büyük. katedral çevresinde restoranlar belli bir saat aralığı kapalı oluyor ama bir sürü market var.

eğer alışveriş yapacaksanız zürih yerine freiburg seçeneğini düşünebilirsiniz. Freiburg ucuzdur.
0
galahad reloaded
(08.11.25)
(4)

bodrum a gidiş haftaiçi uçak otobüs vs.

mavicorap
iş için günübirlik bodruma gitmem lazım bir perşembe günü. bir gün öncesine de kaydırabilirim ama baktığım kadarıyla çok bir şey değişmiyor. ankaradan gidiyorum, kış vakti olunca meğersem hiç uçuş yok gibi bişiy. ayni gün gün gidip dönemiyorum aktarmasız. otobüslere baktım. 11-12 saat. pamukkale va
iş için günübirlik bodruma gitmem lazım bir perşembe günü. bir gün öncesine de kaydırabilirim ama baktığım kadarıyla çok bir şey değişmiyor.
ankaradan gidiyorum, kış vakti olunca meğersem hiç uçuş yok gibi bişiy. ayni gün gün gidip dönemiyorum aktarmasız. otobüslere baktım. 11-12 saat. pamukkale varan ali osman ulusoy kamil koç var. aslında gece yolculuğu fena fikir değil.
başka ne olasılık var aklına bir çözüm gelen var mı?
gidişi veya dönüşü uçakla diğerini otobüsle yapsam tek yön seyahat de çok fiyat farkı oluyor mu?
bu aralar en güvenli otobüs firması hangisi? bir numaralı hedefim bir kazada ölmemek sonra da tabii biraz rahat bir koltuk olsa iyi olur 12 saat oturacağım diye düşünüyorum..
0
mavicorap
(07.11.25)
izmir' e gidin, izmir' den araba kiralayın.
0
galahad reloaded
(07.11.25)
aktarmalı olsun nolacak ki? otobüs yolculuğu çekebiliyorsanız olur da bana çok zor geliyor.
0
jelly bear
(07.11.25)
izmire inip o yorgunlukla bodruma gitmek yorucu. pamukkaleye binin bodrumda inin en mantıklısı o.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
Bla bla car bakın.
0
etna
(07.11.25)
(7)

zayıflamak ıcın kosmak ya da tempolu yuruyus

aloneinthedark
yas 40kosmak kalbı cok yorar mıamac zayıflamak gobek erıtmektesekkurler
yas 40
kosmak kalbı cok yorar mı
amac zayıflamak gobek erıtmek

tesekkurler
0
aloneinthedark
(04.11.25)
Uzman olmamakla birlikte koşmayı önermiyorum. Koşmak fiziği korusa da yüze iyi gelmiyor (bu tamamen benim görüşüm tabii bilimsel bir dayanak yok :)), bütün koşucuların fizikleri çok düzgün ama yüzleri çökmüş durumda, bunda rüzgarı, soğuğu, güneşi direkt yüze almalarının etkisi olabilir bilemedim.
Bence yürüyüş koşmaktan daha iyi, belki bir iki hareket daha eklenebilir mekik vs.
-1
mutekebbir
(04.11.25)
yağ yakımı aerobik bölgede gerçekleşir bu da maksimum kalp atış hızınızın %70 ila %80'i arasındaki bir kalp atış hızına denk gelir, yaşınız 40 olduğuna göre nabzınızı 125 ila 144 bpm arasında tutacak herhangi bir egzersiz yapmanız yeterli ve bunun en iyi yolu yürümek. her gün 8-10 bin adım atarsanız, günlük -300, -500 civarı kalori açığı verirseniz ve akşam 6dan sonra yemeği kesip yatağa aç girerseniz çok hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo verirsiniz.

not: ara sıra cheat meal yapmak sürekli diyette olmaktan daha faydalı.
not2: protein ağırlıklı beslenirseniz 300-500 civarı kalori açığı vermeniz kolaylaşır çünkü proteinin tok tutma hissi yağ ve karb'a göre çok daha fazladır.
+1
tabii lan manyak mısın
(04.11.25)
40 yaşından sonra koşmaya başlayabilirsin. Ama yavaş başlamalısın. Hedefin kilo vermekse, şu anda ham durumda olduğunu tahmin ediyorum. Vücut kitle endeksin 20'nin altına inmedikçe koşma işini kesinlikle unut. Bu seviyeye kadar 145 nabızı geçmeyecek şekilde yürüme, merdiven tırmanma, eliptik bisiklet, kondisyon bisikleti gibi aletleri veya etkinlikleri, kardiyo seviyesine çıkmadan yapabilirsin. İlk bir ay sadece bakkala gitme yürüme hızında yürümeni öneririm bantta. Sonra ufak ufak artışlarla o hızı arttırıp, 3 ay sonra 6km hızın üzerine çıkmaya başlamalısın. Hiç bir zaman da 7,7 km hızı geçme, bu seni artık kardiyo moduna ve yüksek nabza sokmaya başlar. Kalp krizi riskinden dolayı bunu önermem.

Bir sene gibi bir süre sonunda artık vücut kitle endeksin 20'nin altına indiyse, bacakların yeterince kaslandıysa, düzenli spora gittiysen ve artık kısa maraton, 3-5 K koşuları gibi işi profesyonelliğe taşımayı düşünüyorsan o zaman atlet tarzı yaşama geçiş yapman gerekir.

O durumda öncelikle çok detaylı bir sağlık taraması yapman gerekir, damarlarda tıkanıklık var mı, kalp performans testleri, oksijen kapasitesi, kas kapasitesi, hormonal durumlar vs. gibi tüm vücudunun risk analizi yapılmalı. Bu tarama sonucunda sonuçlar hepsi beş pek iyi şekildeyse o zaman ikinci aşama başlar, beslenme.

İyi bir spor diyetisyeni veya antrenörüyle, senin beslenme tablon planlanmalı. Spor saatlerin, spor miktarın, hangi kaslarının söndürülüp (koşularda fazla ağırlık bir engel sonuçta. Kol kasları ve karın kasları gibi bazı kaslarının küçülmesi senin ağırlık kaybetmene ve hızlanmana katkı sağlar. Ek olarak ağırlığı azaltmak bacak yükünü de azaltacağı için yorgunluk ve ağrılarını da azaltır, o nedenle bazı kaslarının erimesi de gereklidir), hangi kaslarının güçlendirileceği netleştirilecek.

Üçüncü aşama da artık her gün en az sabah akşam olmak üzere koşu antrenmanları yapmak ve dengeli beslenmeyle birlikte atlet tarzı yaşam ve uyku tarzına geçmek.

Yani bugün başlasan 2 senelik disiplinli bir süreç sonrasında artık 3 km, 5 km gibi mesafeler ile birlikte koşu yarışlarına katılmaya başlayabilir ve profesyonelliğe adım atabilirsin.

Kısa yanıt: teknik olarak mümkün ama yavaş hızda yapılmalıdır.
+1
sinematematikci
(04.11.25)
yürüyüs iyidir,
koşmak;
hantal insanlarin kalbine,
menüsküsüne,
dalağına dert getirir.
egzos dumani olmayan vakitte yürümek candır.
0
designer
(05.11.25)
kosmak kalbe iyi gelen bisey, kardio egzersizi denmesinin sebebi bu. amac zaten kalbi yormak ama bu yormak size zarar degil fayda sagliyor. kalbiniz daha efektif calismaya basliyor stres altinda kaldikca, kan daha iyi pompalaniyor, yeni damarlar gelisiyor. bu sayede de dinlenme esnasinda artik kalbiniz daha az calisarak ayni isi yapiyor, nabziniz dusuyor.

hic kosmadiysaniz zaten bi anda cok hizli kosamazsiniz, ya da cok uzun da kosamazsiniz. sinematematikci demis yukarda, yavas baslayip sabretmeniz lazim. 3km'de nefes nefese kalirken ya da kalp atislariniz asiri yukselirken bir sure sonra hem daha hizli kosup hem de terlememis bile oluyorsunuz ayni mesafelerde. insan vucudu cok acayip.

kilo verme konusu da dogrudan kalori ile iliskili, yediginiz yemek miktarini azalttiginiz halde (gercekten ama, durust olun kendinize) kilo veremiyorsaniz hormonal bir sorununuz olabilir, bir uzmana danismakta fayda var. spor (kosu vs) az yemis olmak efektini veriyor vucudunuza normalden fazla kalori yaktirarak. dolayisiyla yediginiz ayni kalsa bile siz daha cok hareket etiginiz icin daha cok kalori yakmis oluyorusunuz. ancak insan vucudu cok acayip demistik, bir yerden sonra daha efektif calismaya basladigi icin az yiyerek de cok kosarak da eski kalori yakma duzeninize geri donuyor, bu sebeple ilk baslarda guzel kilo verirken, birsey degistirmemenize ragmen kilo verme hizniz azaliyor.
0
taurina
(05.11.25)
önce bir kalp doktoruna görünün, gerekli kontrolleri yapsın. büyük ihtimalle size tempo ile ilgili gerekli şeyleri söyleyecektir.
0
galahad reloaded
(05.11.25)
tabi ki yurumek, bununla ilgili bir cok arastirma var. kosu vs yurumekten bagimsiz yurumenin faydalarina dair de bir cok arastirma var zaten.
0
bay b
(05.11.25)
(22)

Arada kalmak

camlicagazoz
Merhabalar,15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama
Merhabalar,

15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.

Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama ben anneme söyleseme annem beni bastiracak. Bir sey olmaz gibisinden. Çekiniyorum da annemden. Ama eşim de hakli. Ne yapacagim ben?
-2
camlicagazoz
(03.11.25)
Öncelikle annenizden çekinmeniz yanlış çünkü sizin bir aileniz var.
Kaldı ki eşiniz o dönem 38 haftalık hamile olcakmış ve düğün de oturduğunuz yere 1.5 saat mesafedeymiş allah muhafaza doğum gerçekleşse yada olmamasını temenni ederim ama aksi bir durum olsa eşinizin yanına gitmeniz 1.5 saatinizi alacak. O dönemde olmanız gereken yer düğün değil eşinizin yanı bence. Bu şekilde açıklama yapabilirsiniz annenize.
+4
mermaidd
(04.11.25)
ben aileye bir butun olarak bakiyorum, kendi annem/babam/kardesler ve hanimin annesi/babasi/kardesleri..

annem beni al bu dugune gotur getir derse, yaparim. bu iki kez yaptim, hanim gicirdadi, cok da fifi dedim gectim. yine gotur derse yine gotururum.

senin hanim 38 haftalik hamile olabilir ama bu cocugun o gun dogacagi anlamina gelmiyor, bunun onceden bazi belirtileri var. Tavsiyem birkac gun onceden doktora gotur, dogumla ilgili bir gelirme var mi baktir. Eger hersey sakin ise o zaman 1.5 saat cok bir yol degil, acil bir durumda erken cikar donersin. Yok eger doktor eli kulaginda heran gelmeniz gerekir derse ayri mesele. Biz mesela son kontrolden sonra ayni gun hastaneye gittik dogumu baslattilar, 48 saat sonra dogum gerceklesti.
-19
cooperr
(04.11.25)
Bence bu tip soruları burada sormayın.
Burada 'Bir ilişki sorusu sorulsa da kadını haklı görsem.' diye bekleşen büyük bir güruh var. Anne kutsaldır, ne derse yapılır.
cooperr +1 diyorum.
-14
Mirket
(04.11.25)
Ben anlamadim anneniz istiyor diye 38 haftalik hamile esiniz dugune mi gitmek zorunda? Yoksa siz mi gitmek zorundasiniz? Ikisi de yetiskin olmus kendi ailesini kurmus (ya da olamamis/kuramamis) bir insan icin fazlasiyla absurt de, esiniz gitmeyecegini soyleyemiyorsaniz bir tik daha enteresan geldi. Yani ne yapacagim ben diye sormaniz da enteresan, esimi yalniz birakmayacagim demek yeterli olmali. Siz annenizin kocasi degilsiniz.
+7
kassiopeia
(04.11.25)
18 yıllık evliyim. Ailem de klasik anadolu (hatta doğu) ailesi. Anneme de inanılmaz düşkünüm. Tüm kardeşler arasında anne-babamla en çok ilgilenen, rızalarını alan da benim. Bunları belirtmiş olayım önce.

Eşiniz hamile olmasa ve düğüne gitmek istemese yine haklı. Zorlamamak lazım. Annenizin de böyle bir hakkı yok. Ama 38 haftalık hamile bir insanın değil 100 km, yan mahalledeki düğüne dahi katılmaması anlayışla karşılanmalı normalde. Kaldı ki, aileden birinin düğünü bile değil… (Yazdığınız tam net anlaşılmıyor. Bunları “eşimin gelmek istememesini anneme nasıl söyleyeceğim” demiş olma ihtimaliniz üzerine yazdım.

Yok eğer mevzu sizin eşinizi bırakıp gitmek istememeniz ise, haklısınız. En iyisi, annenizden rica edip, 17:30-18:00 gibi çıkarsınız. Düğünde yarım-bir saat görünür, hediyenizi verir, dönersiniz. Eşinizin doğumunun yakın olduğunu bilen herkes de anlayış göstermek zorunda. Göstermezlerse onların ayıbı. Sizin yanlışınız olmaz.

Yahut annenizi götürme ihtimali olan akraba vs. varsa ve anneniz uzun kalmak istiyorsa onlarla gider, siz bir görünür, tebrik eder dönersiniz.

Bu tarz konularda mutlak tavsiyem, eşinizi üzmemeniz. Anneler daha affedici oluyor, eşler olumsuzlukları yıllar içinde daha da büyütebiliyor. Üstelik doğum yakın, lohusa depresyonu kapıda. Ailenizden önemlisi olmamalı hayatınızda. Elalem umurunuzda olmasın. Anne-Baba da anlayış göstermeli. Göstermiyorlarsa da, saygı çerçevesinde tatlıya bağlanacak şekilde dik durulabilmeli. Evliliğin sağlığı için bağımsızlık şart. Zamanla öğreniliyor bu…
+2
yadigar
(04.11.25)
Ya bu erkekler bir konu hakkında da fikir sahibi olmazsa çatlayacaklar herhalde. Bak neymiş doğum öyle hemen başlamazmış belirtisi olurmuş. Beyefendi kaçıncı doğumunu gerçekleştirdi de konuşuyor çok merak ettim.

Doğum öyle belirti melirti demeden şak diye başlayabilen bir şey. 38.haftada şak diye doğurmuş bir birey olarak konuşuyorum.

Anne kutsaldır filan saçma sapan kendinizi şartlamayın. Ben de anneyim gelinimi karnı burnunda düğüne çağırmam bile en başta zaten. Anneyse bunu düşünmeli. Ayrıca annenden korkarak hiç bir zaman sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı yaşayamacaksın gerçek sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi böyle bir şey değil.
+7
yenibirgüzelnick
(04.11.25)
Cevaplara gözlerim kanadı. Annenizin doğurdu doğuracak karınızı uzak bir yerdeki düğüne götürme düşüncesi, sizin annenizden çekinip bu durumu açıklayamamamız falan sizce de çok garip değil mi? Anneniz istiyorsa kendisi gitsin. Annenize ne karınız ne de siz eşlik etmek zorunda değilsiniz. Çoluk çocuk sahibi olmak üzeresiniz annenizden çekindiğiniz konuya bakar mısınız? Allah kocanın da hayırlısını versin diyorum :d
+12
sadakatsiz
(04.11.25)
Şöyle bir şey ekleyeyim. Annemi ben götürmeyecegim. Yani babamla gidecekler. Beni düsündüren şeylerden birisi de şu. Dügünü olan cocuk benim düğüne gelmişti.
-9
🌸camlicagazoz
(04.11.25)
ya bu kadinlarin kayinvalide ile ilgili olan takintisini anlamasi guc..guc savasi vs. garip ya, sanki her ailede micro taht kavgalari yasaniyor :)

sunu idrak etmeniz lazim, erkeklerin anneleri ile arasinda farkli bir bag var, o bizim hayatimizdaki ilk kadin. erkegin annesiyle olan iliskisinin sizinle olan iliskisi ile alakasi yok.

birisi sak diye dogurdum demis, ikinci ucuncu cocuk degilse o biraz zor kardesim. benim de cocugum var, cevrede de birden fazla cocuk sahibi olan insan sayisi oldukca fazla, ilk dogumlarin hic sak diye oldugunu duymadim.

ayrica doguma da girdim, yaw normal bir dogumda ters gidebilecek o kadar cok sey var ki, olay zaten bir mucize, hastaneye yetisememe olasiligi tersliklerin icinde ilk 5'de bile degildir. en kotu cagirirsin bir ambulans gotururler. zaten erkek eger doktor degilse ne yapacak hatunu kuvete sokup dogum yaptirtacak degiliz, arabaya atip hastaneye goturuyoruz sonra da doktor ne derse o yapiliyor zaten. olay bir hastalik degil ve dogal kendi halinde bir sureci var bu ve surec oyle 1-2 saatlik bir mevzu da degil.

adam zaten zorla esini goturmeye calismiyor ki ben de olsam zaten goturmem 38 haftalik hamile esimi. gerekli onlemleri alirsin, a/b/c plani yaparsin, saat basi kontrol edersin, binbir turlu cozumu var.

annesi istiyorsa kendi gitsin falan, bunlari kadinlar gitsin kendi anasina soylesin, beni baglamaz. ama bana 5 tane cocuk dogursa da, bana cikip anana soyle kendi gitsin falan gibi bisey soylese esim, kotu bozarim. erkek cocugu olan hanimlar, yarin oburgun oglunuz gidip sizin gibi birini bulursa, o hatun da size "gitsin kendi isini kendi halletsin" diye mesaj yollarsa, ne dedigimi daha iyi anlayacaksiniz. umarim boyle bisey basiniza gelmez.
-17
cooperr
(04.11.25)
Evet anneniz düğüne gitmek istiyorsa a b c planları yapar eşinizi birilerine bırakırsınız, onlar da arar ambulansı doğuma götürürler nedir yani. Anne önemli. Anne düğüne gitmek istiyorsa iki eliniz kanda da olsa düğüne gideceksiniz. Karınız bir şekilde doğurur önemli olan anacığınızla ilişkiniz.... :d
+8
sadakatsiz
(04.11.25)
kadın doğum doktoru bile her doğum kendine özeldir derken bazıları çevresindeki doğumlardan örnek vererek senin karın da şak diye doğurmazz yhaaaa diye güvence veriyor. adamın gördüğü doğum sayısı benim kadın doktorumun gördüğü doğum sayısından fazla heralde.

ben 8 haftalık doğum iznine çıktığımda evde tek iken kafada kurup duruyordum acaba şu an suyum mu geliyor, acaba bu hissettiğim sancı mı vs diye. mesela su gelmesi öyle dizilerde olduğu gibi bardaktan su boşalması gibi de olmuyormuş vs vs.

yani ayrıca illa kadının o an doğurma ihtimalinin olmasına gerek yok. işin biraz psikolojik tarafı var.

zaten anneniz yolda kalmış değil, babanızla gidecek. sizin de bu durumda heidyeyi göndermeniz yeterli. yani hangisi önemli. karnı burnunda eşiniz mi yoksa diğerleri mi? evet bazı durumlarda bu kadar nettir her şey.

ha bu arada eşiniz yüzde doksan dokuz ihtimalle o gün doğum yapmayacak. ama siz onun isteğini geri çevirip düğüne giderseniz doğurmamış olmasının bi önemi yok, size kırılmış olacak.
+6
elorelia
(04.11.25)
düğün günü sabahtan anne hanımın ağrısı var de. gelemiyecek de, erkenden ananı uyarma.
+2
mikahakkinen
(04.11.25)
doğuma bir ay kala rutin doktor kontrolüne gittik. doktor akşama doğuracaksın, dedi. biz eşimle birbirimize bakıp şaka yapıyor dedik. ama şaka değilmiş. yani çokta öyle önceden belirti veren bişey değil.

38 haftalık eşini evde bırakıp düğüne anneni götürme. saçmalama. annende saçmalamasın.
+2
scudman1
(04.11.25)
hocam öncelikle umarım tüm süreciniz sağlık sıhhat içinde gerçekleşir. yengeye de hürmetler :)

sizin de gönlünüz gitmek istemiyor besbelli. tabi ki eşinizin yanında kalacaksınız. annenize 'gece çok ağrısı oldu gelemiyorum' dersin olur biter. hatta düğünde dedikodunuz bile yapılır..
+2
galahad reloaded
(04.11.25)
Merhaba, eşinizi yalnız bırakmayın, bunu 2 kız çocuğu babası olarak yazıyorum.
+6
devorgilla the gunslinger
(04.11.25)
yani bunu buraya soracak kadar sıkışmış olmanız bile çok enteresan. gitmemek zaten çok makul ama en uçta yapılacak şey şu: o gün gelsin bakıcam anne siz planınızı yapın, ben öğlen gelip akşam dönemem ama bir şekilde sizden sonra gelip yarım saatliğine görünmeye çalışırım tabi eşim iyiyse. söylenecek şey bu. o gün de illaki gitmek istiyorsanız, yani evlenen arkadaşınız sizinkine gelidiği için orda olmak gibi bir derdiniz varsa ve eşiniz de o gün rahatsa 6-7 gibi çıkar, 15 dak-30dak görünür, 9:30-10 gibi dönersiniz.

edit: çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim
+5
awlmi
(04.11.25)
her şeyi geçtim, insan kendi doğacak çocuğu için sorumluluk hissetmeli, doğumla ilgili farkındalığa sahip olmalı. hiç mi heyecan duymuyorsunuz bebeğinizin gelecek olmasıyla ilgili? hiç mi endişeniz yok eşinizin sağlığıyla ilgili? başka hangi hissiyat bunların önüne geçebilir? yemişim tanıdığın düğününü, sizi böyle bir durumda arada bırakan ebeveyni vesaire. bebeğiniz ve eşiniz hariç her şey "şu aşamada" fasa fiso, fındık fıstık. gündelik rutin bir süreçten bahsetmiyoruz ki.
+8
Phoebe
(04.11.25)
hocam onceki duyurulariniza soyle bir baktim, yardim alin, ciddi olarak soyluyorum, cok icten sekilde. gobek bagi kesilmemis insanlari ciddiye almayin, yetiskin ve saglikli bir birey olmak boyle bir sey degil.

Baba olacaksiniz, aile kurmussunuz, ayri bir yasam kurmussunuz ve su anda yasaminizin merkezine bir bebek geliyor, tum yasami size bagli bir can, ebeveyn olmak demek insanin kalbinin disarda atmasi demek, kadin olarak hamilelik sureci zaman zaman 'lan bi tik fazla yemek yedim bebise bir sey olur mu' diye manyaklik derecesinde endise duyma, baba olmak da 'ailemin nasil guvenligini saglarim, nasil bakim veririm' gibi bir delilik hali, bunu hissetmiyorsunuz ve hala 'insanlar ne der' diyorsunuz, 'anama 38 haftalik hamile esimi ve bebegimi birakamam diyemiyorum' diyorsunuz. Phobe cok guzel yazmis, icinizde bir yerde cekirdek ailenize duydugunuz sorumluluktan fazla bir sorumluluk duyuyorsunuz. Esime, bebegime ne olursa olsun, didinin didisinin dugunune gitmem gerek diyorsunuz. Ha hicbir sey de olmayabilir evet, ama yani bir baba olarak yerim kocasiyla dugune giden anamin yani degil de kendi esimin ve bebegimin yani demiyor musunuz? evet tarlada da doguruyor millet evet, bebek dogumu 48 saat da surebilir ama bi tik evrilmedik mi yahu, bi tik insanlik ogrenmedik mi, bi tik gelismedik mi.
Ve isin daha da manyakcasi annenizin kocasi olan kisi yani babaniz annenizi goturecekmis, ve ne anneniz ne babaniz olum manyak misin esinle birlikte kal, senin bir ailen var demiyor ve siz de manyak mi bu insanlar benim su donemde yerim esimin yani, demiyorsunuz. Altininizi gonderirsiniz olur biter. Bana cok cok garip geldi acikcasi.

Ayrica hormon eksikligine bakmanizi da tavsiye ederim. Yani bu sordugunuz sorudan bagimsiz olarak bu konuda calismanizi tavsiye ederim, elalem ne der diye diye cekirdek ailenizi kaybederseniz bir gun buradaki kimse ne yaninizda ne de sizin yerinizde olacak.
+8
kassiopeia
(04.11.25)
Hocam, verdiğiniz ek bilgiye binanen şöyle diyorum: hediyenizi babanız ile gönderin. Damadı da arayıp, durumunuzu (doğum her an olabilir) samimi bir şekilde anlatın. Mutluluk dileyin. Anlayış göstermek zorundalar. Göstermezlerse de kendi problemleri. Çocuk bir aylık, 40 günlük falan olunca da eşiniz ve çocukla beraber hayırlı olsuna gidebilirsiniz isterseniz.

Çekirdek aileniz sizin birinci sorumluluğunuz. Elalemi takmayın. Ailenizi asla arka plana atmayın.

Çok önemliyse gitmek sizin için (ki olmamalı), atlar gider 10 dk görünür dönersiniz.
+1
yadigar
(04.11.25)
sorun bence sizin bir isteginizin olmamasi. yani once buna odaklanin, siz hangisini istiyorsunuz, esinizle kalmak mi yoksa annenizi goturmek mi?
+1
Sour
(04.11.25)
Anne kutsaldır, ne isterse yapılır diye bir şey yok.
Düşüncesiz annelerin her istediği yapılmaz. Ya da bencil ve narsist annelerin...
+5
pro9it9is9
(04.11.25)
1,5 saatlik mesafe pek uzak değil, bence siz anneniz ve babanızla beraber katılın düğüne, sanki karısı 38 haftalık hamile olanlar sürekli evde mi oturuyor, örneğin istanbulda insanların evi ile işin arası ortalama 1 saat mesafede. trafiğe göre artıyor bile. bu hesapta karısı hamile olan kimsenin işe bile gitmemesi lazım.

karın gelmek istememekte haklı oldukça ağırlaşmış olmalı, ödem vs. kaldı ki kocaman karnıyla giyecek kıyafet bulması bile zor.
-6
Sadece soruyorum
(04.11.25)
(6)

Budapeştede kredi kartı ile alışveriş döviz cinsi

condom kurşunu
Kart borcumu euro olarak ödeyebiliyorum. Bu bilgiye dayanarak budapeştede hiç fiziki huf ile uğraşmadan direk kredi kartıyla euro ödeme yapabiliyor mıyuz? Bir de böyle ödeme yapmak mantıklı mı yoksa huf almak mı daha mantıklı?
Kart borcumu euro olarak ödeyebiliyorum. Bu bilgiye dayanarak budapeştede hiç fiziki huf ile uğraşmadan direk kredi kartıyla euro ödeme yapabiliyor mıyuz? Bir de böyle ödeme yapmak mantıklı mı yoksa huf almak mı daha mantıklı?
0
condom kurşunu
(02.11.25)
Eur ekstresi özelliği varsa kredi kartınızda orada yaptığınız harcamalar otomatik olarak eur olarak yansıyo karta (ilk başta tl gözükür ekstre kesilince eur olur).
Ben yurtdışı harcamalarımı normal karttan harcıyorum. Karta eur olarak borçlanma oluyo. Sonra eur olarak ödüyorum.
0
chanandler bong
(02.11.25)
fiziki huf ile uğraşmadan kredi kartıyla ödeme yapabilirsin, ama kredi kartıyla euro ödemek istersen çok saçma kurlardan çeviriyor pos cihazı huf'u euro'ya hiç mantıklı olmuyor.

en mantıklısı kredi kartınla direk huf ödemek, kendi bankan onu tl'ye çevirir. ama kendi bankanın huf > try kuru her şekilde pos cihazının huf > eur kurundan daha avantajlı oluyor benim deneyimime göre.
+1
king lizard
(03.11.25)
Pos cihazı HUF>EUR kurunu kabul etme, %8 filan zarara giriliyor, çok fazla. HUF öde seçenek çıkınca.
0
kuehles blondes
(03.11.25)
siz kredi kartınızı verince pos makinasında 2 seçenek çıkacak. huf ve euro.

ekonomik olan seçenek bulunduğunuz ülkedeki para birimini seçmek. banka bunu tl' ye çevirecek.
0
galahad reloaded
(03.11.25)
Bildiğim kadarıyla Euro dışındaki para birimlerini USD olarak yansıtıyorlar ekstreye. Yukarıda da dendiği gibi para birimini seçmeniz gerekirse daima yerel parayı seçin, banka onu usd’ye daha uygun bir kurdan çevirecek.
0
Murtazaaylak
(03.11.25)
nerede veya hangi para birimiyle oderseniz odeyin pos cihazi otomatik ceviriyor. ornegin tl hesabiniz varsa cihaz otomatik huf'a ceviriyor. fakat denildigi gibi kur makasi acik olabilir. yerel para birimiyle odemek her zaman daha avantajli.
0
Sour
(03.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.